HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Çok yorgunlar, farkında mıyız?

Hayatta sosyal kimlik edinmenin bir sembolü olarak bir türlü boynuna takamadığı kravatıyla hayatına son vermiş genç adam.
Bıraktığı notta "KPSS'ye ne kadar çalışırsam çalışayım, olmuyor.
Artık çok yoruldum
" diye yazmış.
Bir başkası...
İyi puan aldığı sınav iptal edilip ikincisinde de başarısız olunca aynı yolu seçmiş.
Son beş yılda atama beklerken takati kalmayıp "gitmeyi" seçen 36 öğretmen adayının anısına arkadaşları bir kısa film çekmiş.
Kalbim dayanır da, izleyebilir miyim, emin değilim.
Zaten o cümle saatlerdir zihnimde çınlayıp duruyor: "Artık çok yoruldum."

***

Hafta sonu eklerinde, köşelerimizde, tv'lerin gündüz kuşaklarında falan sürekli "yaşam sevinci"nden söz ediyoruz da...
Çok geniş bir kesimin...
Özellikle de aileleri hali vakti yerinde olmayan gençlerin azıcık sevinç için gereken enerjiyi bile bulmakta zorlandıklarını unutuyoruz.
Yorgunlar. Çok yorgunlar.
Sosyal adaletsizliğin tokadını yiye yiye büyümekten, hem toplum hem de aileleri tarafından sürekli başkalarıyla rekabete zorlanmaktan ve bu zor iş için donanımlarının yetersizliğini her Allah'ın günü test edip öğrenmekten bitkin düşüyorlar.
"Genç adamsın, gücün kuvvetin yerinde" demek kolay! Oysa günümüzün dünyası fizik kuvvetten çok psikolojik kuvvet gerektiriyor.
Ama nerede o ruh hali? Sürekli umudu kışkırtacak o güzel insan ilişkileri nerede?
***

Hiç unutmuyorum, altı, yedi yıl oluyor.
Bir üniversitede konuşma yaparken arka sıralardan bir öğrenci parmağını kaldırıp söz istemişti.
"Güzel şeyler söylüyorsunuz da Haşmet Abi" demişti tatlı bir gülümseme eşliğinde; "bizde dinleyecek kafa kalmadı; çok yorgunuz."
Sonra dışarıda çay içerken dertleşmişti.
Sınavlar, sınavlar, kurslar, kurslar.
Ödenemeyen faturaların evde çıkardığı hır gürler.
Ve onlardan çarçabuk bir "gelecek" kurmalarını bekleyen anne babalar.
"Bizim gerçeğimiz bu" demişti; "ama sizin medyada bu gerçek kendine yer bulamıyor."
Susmuştum.
Nasılsa "yırtan" üç beş insanı sürekli gündeme getirip "yırtıcı" değil, "yapıcı" olmaya çalışan ve bu yolda yenik düşen milyonları göz ardı eden medyanın bir mensubuydum nihayetinde!
Ha! Bir de tabii şu var...
Terörü 30 yılda çözememiş...
Ve 60 yıl önce girdiği demokrasi yolunda hâlâ ayak sürüyen
bir toplumun "enerjik" olmaları için gençlere modellik etmesi mümkün mü? Söyleyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN