Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Bir fotoğrafla avunmak mı, aldanmak mı?

Diyelim ki...
Suriyeli sığınmacı kız çocuğunu oyunla neşelendiren Danimarkalı polis memurunun fotoğrafına bakıp içini ferahlatan Avrupa kamuoyunu anladık...
Diyelim ki...
Önceki hafta Lübnan gazetelerine resmi ilan verip "buraya gelmeyi aklınızdan bile geçirmeyin!" diyen, gelen göçmenleri bekletmeden hemen İsveç'e aktaran Danimarka'nın bu fotoğrafı dünyaya pazarlamasını da anladık...
Eh, magazin birden her şeyin önüne geçer; toplumsal dertlerin ağırlığı bir anda kalkar, dikkatler dağılır ya...
O da oldu.
Kimliğini açıklamak istemediği söylenen polise evlilik teklifi yağdığı haberi hepsinin önüne geçiverdi.
Tamam da, bize n'oluyor!

Bizim insanımız nasıl oluyor da bu fotoğrafa bakıp kendinden geçiyor.
Türkiye'de devlet, STK'lar ve sayısız insan Suriyeli çocukların ihtiyaçları ve eğitimiyle düzenli olarak ilgileniyor.
Fakat gel de bunu ruhu sarışınlarımıza anlat!
Onların aklı Danimarkalı poliste.
Neden?
Çünkü kültürel-psikolojik iktidarın yüzü hep Avrupa insanına dönük.
Kendi iyiliğine inanamayan nesiller
yetiştirmişiz. Ne acı!

***

Zaten mültecilik her kıta, her bölge, her devlet için çok ciddi bir problem.
Bugün Afrika ve Asya ülkelerindeki mültecilerin yüzde 90'ı kamplara kapatılmış halde belirsiz bir geleceği bekliyor, ülkelerin sosyal hayatına katılamıyorlar.
Daha beteri...
Bulundukları ülkelerde giderek bir tabuya ya da "görünmez insanlar"a dönüşüyorlar.
Avrupa
için mülteciler her yerden daha da zor bir konu.
Çünkü orada ellerini dışarda kirleten, evinde kire, çöpe, derde katlanamayan bir düzen hâkim.
Yaptıklarıyla yüzleşmeyi sevmiyor Avrupa
; yaptıklarının bedelini de hep başkaları ödesin istiyor.
Yani diyeceğim o ki, hoş fotoğraflarla kendinizi avutmaya kalkmayın, aldanırsınız.
***

İşin özü şu...
Yirminci yüzyılın ulus devlet, refah düzeni ve milliyetçilik kavrayışlarıyla yirmi birinci yüzyılın mülteci sorununu halletmek mümkün değil.
Ortak değerler yerine ortak çıkarlara
yaslanan Batılı "evrenselcilik" de bu işin altından kalkamaz.
Birey olmaya çalışmaktan insan olamıyorlar!
Eh, kendini yere göğe koyamayan toplumlar dünyasına "insanların kardeşlik hukuku"nu anlatmaya gelince...
Tamam! Burada susuyorum.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA