HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Bisikletin en güzel hali pisiklet!

Pazar sözlüğü:

ACIMAK. Kendini "bir şey" sanmak. Eldivenle sevmek. Borcunu geçici üzüntüyle ödemek... ve daha bir çok şey. Fakat asla merhamet değil. Merhamet, bir başkasını kendi gibi bilmek için ona yaklaşır. İyice yaklaşır ki, esirgesin, korusun, kollasın! Merhamet bir yanıyla adalet, bir yanıyla muhabbettir. Siz acıyanda hiç "muhabbet" gördünüz mü?
BİSİKLET. Sadece binerken değil, bir bahçe duvarına, bir kapı önüne yasladığınızda da güzeldir. O duvarı ve üzerindeki mor salkımları daha da güzelleştirir. Siz hiç bunu becerebilen bir BMW, Jaguar falan gördünüz mü? Unutmadan... Referandum öncesi "pisiklet" diyenleri aşağılayan mizah yazarı şapşala aldırmayın! Bisikletin en güzel hali "pisiklet"dir. Şimdilerde gördüğümüz teknoloji harikası iki tekerlekli robotları kim takar!
DERİ. Çok derindir. Bedene örtü, ruha kapı, zamana yoldaştır.
GENÇ. Ete kemiğe bürünmüş can sıkıntısı ve hüzün. Aklından bir de "gençler geleceğimizdir" gibi ifadeler geçiren varsa, hemen vazgeçsin. Hikayedir o! Basbayağı aldatmaca! Çünkü "gelecek" geldiğinde, gençlik çoktan gitmiş olur. Kimse geleceğe genç kalmaz.
İŞ. Sözlükler neler neler yazmışlar: Çalışma, çalışma yeri, bir değer yaratan emek, geçimini sağlamak için sürdürülen faaliyet, vd. Hepsi doğru. Fakat bir yandan da sanki modern bir gerçeği saklamaya çalışmışlar: İş, çoktandır kimlik anlamına geliyor... İşin yoksa, yoksun! Bakanlar görmüyorlar. Boşuna mı insanlar işleri konusunda bu kadar çok yalan söylüyor, gerçek dışı hikayeler uyduruyorlar? Bütün istedikleri toplum içinde azıcık "var" olmak.
MEMNUNİYET. Nelerden memnun oluyorduk? Tüh! Artık aklımıza gelmiyor, değil mi? Tatminsizlikler, bitip tükenmek bilmeyen istekler, hayaller, hayal kırıklıkları ve endişeler çağında bu basit sorunun cevabını bilen kaldı mı? Zaten memnun olsak da ifade etmekte zorlanıyoruz.
Alman filozof Hans Blumenberg "günümüzde memnuniyet için bu denli az, fakat bıkkınlık ve huzursuzluk için bu denli zengin bir dil dağarcığımız olması manidar" derken haklıydı.
SİMİT. Ben "annesinin dolması"nı falan değil, durduk yere bildiğimiz simiti özleyenlerdenim. Canım çekerse, onu çeker. Simit her türlü arsızlıktan uzak, katıksız ve katkısız yaşam sevincidir.
BİZE ULAŞIN