HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Altını çizdiğim satırlar-8

Ağaçların suya uzanan kökleri gibi birbirlerine edilmiş binlerce sözpırıltılı gülümseyişlerin, gözleri kapatan ellerin, kötücül tavırların, taşkınlıkların, tatminlerin ardındaki anlamlar (...) Yine de bazen tek bir basmakalıp konuşma içinde bütün bir hayatın tohumlarını taşır. (LAWRENCE
DURRELL/Baltahazarİskenderiye Dörtlüsü)
***
Annem çok düzgün piyano çalardı, ders almıştı. Altmış yıl sonra hala aklımda sevdiği parça var: Brahms'tan bir vals, Opus 15 La majör vals. Onu buldum; tam bir dakika otuz altı saniye sürüyor. Bir dakika otuz altı saniyelik mutluluk. Mutluluk asla daha uzun sürmüyor. Bir gün babam anneme kemanla eşlik etmek istedi. Küçüklüğünde keman çalmayı öğrenmişti. Düetleri feci oldu. Sanki her biri farklı bir parça çalıyordu (...) Biz, annemin tek başına çalmasını isterdik. Onlar ne birbirlerine eşlik etmek için ne de birlikte çalmak için yaratılmışlardı. (JEAN-LOUIS FOURNIER/Kuzeyli Annem)
***
Mayıs sonu güneş yedi buçuğa doğru batmaya başlar. Beyrut'un en güzel saatindeyiz. Bulunduğumuz teras, arkamızdaki binalar, önümüzdeki korniş, eşya ve biz, tiyatro sahnesinde imişiz de yan projektörlerden üzerimize henüz iyi açılmamış, koyulaşmamış leylaklar tazeliğinde bir ışık yansıtılmış gibi (...) sulu boya bir resim seyrediyoruz. Boyamız öylesine hafif, uçucu ki, güneşte kalsak çabucak solacak, silineceğiz sanki. (R.H.KARAY/Yeraltında Bir Dünya Var)
***
Nefes almak için... Bunu ara sıra yapıyorum... Yolculuğa çıktığımı söylüyorum... Ya bir otele gidiyor ya da hiç yatmadan Paris'i arşınlıyorum... Evimden bir hayli uzak bir mahallede bir akşam yemeği... Ben bunu kendim için yapmayacaksam, kim yapacak? Artık kimse misafir kabul etmeyi, bir davet düzenlemeyi, konuşmak için konuşmayı bilmiyor... Aslında uygarlığın sonu... (PHILIPPE SOLLERS/Kadınlar)
***
Her yer kekik. Mis gibi kekik kokusu, bizi yavaşlatıyor, sıklıkla eğilmek zorunda kalıyoruz. Dünya üzerindeki en güzel kokular nedir sorusu, tam da burada, beni meşgul etmeye başlıyor. Vakit kaybetmeden ilk üçünü sayıyorum: Bebek, kekik ve çıra kokusu.( İBRAHİM TENEKECİ/Geldik Sayılır)
***
Cesur biriydi. Hiç kuşkum yok. Birkaç kez şahit oldum. Aldanmış olamam. Çünkü cesaret taklit edilemez. (MEHMET EROĞLU/Düş Kırgınları)
BİZE ULAŞIN