İran'da geçen perşembe başlayan olaylar dünyanın, bölgenin ve Türkiye'nin geleceği için çok kritik bir nitelik taşıyor.
En başta şunu vurgulayayım...
Yaygın bir entelektüel kanaat var; tarihsel ve kültürel dayanakları güçlü bir kanaat.
Deniyor ki, İran, bir imparatorluk bakiyesi. Kadim bir devlet birikimi ve çok derin/ dikey bir toplumsal kültürü var. İran genç kuşakların sandığı gibi Pehlevi hanedanı ve ardından gelen İslam Cumhuriyeti geleneğinden çok daha fazlasına sahip bir devlet.
Yani İran'da ortaya çıkan kaos kışkırtmaları daima bu derinliğe çarpar, kolay kolay Irak veya Suriye'ye benzemez.
Şimdi İran'dan gelen haberlere baktığımda, bu yaygın entelektüel kanaatin ciddi bir sınavdan geçmek üzere olduğunu düşünüyorum.
Acaba rejimin kitlede yarattığı yorgunluk bir yandan da bürokratik derinliği törpülemiş, toplumun sıkı dokunmuş bağlarını gevşetmiş midir?
Üstelik işin içinde çok ciddi bir dış parmak var!
Hepsini yaşayıp göreceğiz, sanırım.
***
Şimdi tablonun bir de "dış" tarafına hızla göz atalım...
Obama (ve küreselci merkez) yıllar boyu İran'la sessiz bir denge (detant) içinde sürdürdükleri ilişkiyi açık uzlaşmaya döndürmek istedi. Böylece İran uluslararası sistemin içine girecek, İpek Yolu projesinin açık istasyonu olacaktı. Nükleer anlaşması falan bunun içindi.
Trump'ın gelmesi işi değiştirdi. Trump'la birlikte hem "nasyonalist ABD" hem de AIPAC (ABD'deki İsrail) iktidar oldu.
Bu da İran'ın yeniden sistem dışına itilmesi demekti.
Şimdi anlıyoruz ki...
Bütün dünyanın gözleri Suud/ BAE/ Mısır operasyonlarına çevrilmişken (gözbağcılığa bakın siz!) birtakım güçler İran'da kitlelerin rejim yorgunluğunu ince ince işleyip isyan çalışması yapıyormuş.
Dün bazı bölgelerde göstericilerin ordu kışlalarına ve cephaneliklere saldırmaya kalkıştığı haberleri geliyordu.
Bu ciddi bir durum...
Belli ki, Arap Baharı'na Suriye'de verdikleri korkunç yönü andırır bir çalışma yapılıyor.
***
Yazıyı iki soruyla kapatayım...
İran bu krizden Hasan Ruhani'yle çıkabilir mi?
Malum 7. Cumhurbaşkanı Ruhani her ne kadar Kum'da yetişmişse de, daha sonra Glasgow Üniversitesi'nde siyaseten şekillenmiş birisi.
Yoksa son aylarda İran dışında dikkatimizi çeken gelişme içeriye de yansıyacak ve yöneticilerinin birçoğu Moskova eğitimli Devrim Muhafızları ve radikaller mi güçlenecek?
BİZE ULAŞIN