HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Altını çizdiğim satırlar-14

Sevgili Ayşe... Bu mektuba çok şaşıracağını sanıyorum. Seni nasıl bulduğuma bile şaşacaksın; adres alıp vermedik, ayrılışımızı düşünürsen benden tekrar haber almayı istemeyeceğin ortada. Suç internetin. Dijital çağda, kimse sonsuza kadar saklanamıyor. (HARI KUNZRU/Üç Harfli Kelime: Aşk adlı hikayeler seçkisinden)
***
Bunlar gözyaşı, bunlar kurur. (DOSTOYEVSKİ/Beyaz Geceler)
***
Aşıklar işte böyledir Nihalciğim, kısacık bir anı bütün ömürlerine yaymak isterler. (BARIŞ BIÇAKÇI/Bizim Büyük Çaresizliğimiz)
***
Lizbon tereddüt içinde. Bu şehir vedalaşmayı geciktiriyor, burada Avrupa kendisine veda ediyor. Uyuşuk şarkılar, uysal yıkılış, büyük güzellik. Hatırlama, ertelenmiş değişim. Ama böyle şeyleri Gezi Rehberi'ne yazmak aklımın ucundan bile geçmez. Ben sersemleri fado tavernalarına gönderirim, Slauerhoff ve Pessoa'yı kendime saklarım. (CEES NOTEBOOM/İşte Şu Hikaye)
***
Eve ilk geldiğimde hissettiğim boşluk ve keder duygusu bazen ince bir sızı halinde görünüp kayboluyordu. O vakit kendime bir çare ya da teselli olarak gördüğüm ölüm kapısı iyice daralmış, evdeki bir oyuk, parke aralığı gibi bir şeye dönüşmüştü. Ben kimdim, ölmek kimdi? Ben kimdim, o kapıdan geçmek kimdi? Peynirin azaldığına üzülen ben kimdim, ömrün çokluğuna üzülecek adam kim? (ŞULE GÜRBÜZ/ Coşkuyla Ölmek)
***
En güzel yanımın saçlarım olduğunu söylüyorlar sık sık, ben de bundan güzel olmadığım anlamını çıkarıyorum. Bu dikkat çekici saçları yirmi üç yaşımda, annemden ayrıldıktan beş yıl sonra Paris'te kestirdim. Kesin, dedim. Kesti adam. İsteyip istemediğimi sordular, bir paket yapabileceklerini söylediler. İstemez, dedim. Bundan sonra, güzel bir bakışı var, dediler daha çok. Gülümsemesi de öyle, pek fena sayılmaz. (MARGUERITE DURAS/ Sevgili)
***
Ben inek gübresinden, kitaplardan ve elde yıkanan bulaşıktan yanayım. Beceriksizliğinden yüzü kızarmış, yaralı ve incinmiş bir hayattan daha hakiki hiçbir şey görmedim. (CHRISTIAN BOBIN/Neşe-İnsan)
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN