HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Eski Batı ve yeni Soğuk Savaş mı?

Demek ki, neymiş?..
Şahit olduğumuz her kavgaya "bu iş, burada biter" aklıyla yaklaşmak doğru değilmiş.
Demek ki neymiş?..
Uzun vadede olacaklara dair tahminlerimizle hemen yarına ilişkin ihtimalleri birbirine karıştırmayacak kadar soğukkanlı olmamız gerekirmiş.
Neden bahsediyorum?
Aylardır dile getirilen "Avrupa ölüyor, bitiyor; AB çatlıyor" şeklindeki tezlerden bahsediyorum.
O kadar ki, "Batı'nın nihai çöküşünün çok yaklaştığı"ndan dem vuranlar dahi olmuştu.
İşaretler o yönde değil miydi peki?
Öyleydi.
Sadece Brexit bile bu yönde muazzam bir işaret fişeğiydi.
Ama gerçek şu ki...
Tarihsel/ toplumsal olaylar bizim muhakeme ve niyetlerimizin zaman ölçüsüne uymazlar.
***
Ne olduğunu üç dört gündür haberlerde izliyorsunuz...
Batıyor dediğimiz Avrupa görünürde çok basit(!) bir olayı, bir ajanın zehirlenmesini bahane ederek birleşiverdi.
Öyle böyle de değil...
Bu birleşme bayağı geniş bir siyasi /askeri/ ekonomik tabana dayanıyor.
Kime karşı? Rusya'ya karşı.
Bir "dış düşman" Avrupa'ya kendisini tek bir "millet" olarak görebilme ihtimalini bir kez daha hissettirdi.
Daha doğrusu olaylar o yönde gelişti.
Türkiye'ye de alttan alta "Bak, istediğimizde çok hızlı biçimde cephe oluşturabiliyoruz... Sakın Rusya'nın yanında durma... Bize karşı daha ileri boyutta tavır alma!" mesajları verildi.
***
Peki soralım bakalım...
Sürekli "büyük resim" deyip duran medya yorumcuları resimde neyi göremediler?
Bir... Putin iktidarında gitgide "milli bütünlük" kazanan ve eski günlerine geri dönmek isteyen Rusya'yı göremediler.
İki... ABD'de "nasyonalistler" ile Pentagon ittifakının tutacağını göremediler.
Yeni durumda Londra'yla Washington tam olarak uzlaştılar mı, emin değilim. Rusya tehdidi konusunda birbirlerine çok yaklaştılar, doğru! Fakat güven duygusu iki tarafta da yerlerde sürünüyor. Kapalı kapılar arkasında dönenlerin ise haddi hesabı yok!
Bu çerçevede düşünürsek...
Yeni bir "soğuk savaş"ta bir kez daha tek bir blokun uydusu haline gelmek bizi gerçekten hırpalar, küçültür, bitirir.
Türkiye'nin "bağımsız dış politika ve ekonomik irade" tercihini ağır ağır hayata geçirmesinin ne kadar isabetli olduğunu bugüne kadar anlamayan kaldıysa, onlar da önümüzdeki günlerde anlayacaklar.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN