MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Tayyip Erdoğan liberal mi yoksa Milli Görüşçü mü?

İki kez partisine genel seçim kazandırıp tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaştırmış, altı yıldır ülkenin Başbakanı olan, dünyadaki hemen hemen bütün önemli liderlerle diyalog içindeki Recep Tayyip Erdoğan'ı bazıları biraz hafife almaktalar.
Bu tablo, son kabine değişikliği dolayısıyla bir kez daha sergilenmedi mi?
Bakanlar Kurulu'na giren ve çıkan isimlerden giderek, Erdoğan'ın kendi öz kimliğine dönmeye çalıştığını ve bu arada "Liberaller" le bağını kopartmak konusundaki niyetini açıkladığını yorumlayanlar var.
Bunları okur ve dinlerken, Türk mizahının eski günlerini hatırlıyorum.
Hangi mizah dergisiydi anımsayamadım.
Bunlardan birinde çok çarpıcı reklamlar olurdu.
Mesela büyük puntolarla "Mehtap Gezisi" duyurulurdu.
Altında küçük puntolarla da "Mehtap yarın saat 19'da Çamlıca sırtlarından doğacak ve Boğaz sularında gezindikten sonra sabaha karşı Bebek'te batacak" yazısı bulunurdu.
Tayyip Erdoğan'ın ideolojiler arasındaki yolculuğu üzerinde çeşitlemeler yapan yorumcular da, bu tür bir mizahın yeni temsilcilerine benzemekteler.

Bunların hangisi?
Avrupa Birliği'ne Türkiye üye olsun diye çabalarken "Liberal", Bülent Arınç'ı Bakan yaparken "Milli Görüşçü", DTP'ye rest çekip onları görmezden gelirken "Milliyetçi", Oferlere Galaport'u verirken "Siyonist", Şimon Peres'e sert çıkarken "antiSemitik" bir kimlik sergilediği yazılıp söylenmiyor mu?
Toplum olarak siyasal deneyim sahibi olmamız gerekiyor.
Sokaktaki insanın genlerinde Selçukludan, Osmanlıdan, Tek Partiden, Çok Partililikten gelen bilgiler kaynaşmış durumda.
Öylesine bir bilgi birikimi ki bu Genelkurmay Başkanları Başbakan, Başbakanlar da Genelkurmay Başkanı gibi konuştukları zaman bunu kimse yadırgamaz...
Burası böyledir çünkü.
Burada "Gerekirse komünizmi de biz getiririz" diyen milliyetçiler ve "Demokrasiye istersek şal örteriz " diyen demokratlar bile görülmüştür.

Güvercin ve miğfer
Yola barışın simgesi güvercini omuzlarına alarak çıkıp iktidar olanların, sonunda miğferli posterlerle "Fatih" ilan edildiklerini ve bütün seçim stratejilerini bunun üzerine oturttuklarını bile görmedik mi?
İki kez askeri darbeyle devrilenlerin, üçüncü darbeye öncülük yaptıklarını ve kendi kurdukları partiyi parçaladıklarını unuttuk mu?
Şimdi bütün bunları yok sayıp "Acaba Erdoğan liberallerden uzaklaşmaya çalışıyor" denilerek ona ideolojik bir gömlek giydirmeye çalışmanın ne anlamı olabilir ki?
Şunu bilmeliyiz.
Bu coğrafyada kimin ne zaman ne olacağı bilinemez.
Ama taç giyen başlar akıllı olmak zorunda olduklarını bilirler ve yapmaları gerekeni yapmaya çalışırlar.
Tayyip Erdoğan da, "Acaba beni liberal mi zannederler" endişesine hiç kapılmadan yapması gerekenleri yapmaya çalışan pragmatist (Faydacı) bir siyasetçidir.
Bundan sonra yapılması gerekenleri Eser Karakaş Star'daki köşesinde sıralamış.

Karakaş'ın listesi
Erdoğan, Milli Görüşçü görüntüsü verse de vermese de bunları yapmalıdır.
İşte Karakaş'ın önerdiği icraat listesinden bazı maddeler:
- Gümrük birliği ve müzakere sürecinin bir gereği olarak hava ve deniz limanlarımız Kıbrıs ile mal ticaretine hemen açılmalıdır.
- Ermenistan ile mevcut sınırımız hemen açılmalı, bu ülkenin ekonomisi yaklaşık tümüyle kontrol altına alınarak Ermeni diasporasının çözümsüzlüğe yönelik politikalarına bir set vurulmalıdır.
- Türkiye Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasını da kendi güvenliğine tehdit değil bir zenginlik olarak algılamalıdır.
- Bu üç açılım sonrası diplomatik bir atak gerçekleştirerek AB ile tüm müzakere dosyalarının açılması sağlanmalıdır.
- DTP ile mutlaka diyalog kurulmalı ve Kürt yurttaşlarımızın yasal temsilcileri üzerinden Kürt meselesinin içine girdiği gerilim ortamı yumuşatılmalıdır.
BİZE ULAŞIN