MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Bize uzun ince yollar değil otoyollar gerekli

Zaman zaman Aşık Veysel'e kızarım...
-Şu "Uzun ince yoldayım"ı söylemeseydi keşke, derim içimden.
Hangi yola girsek uzun ve ince oluveriyor bu yol.
Türkiye'yi otoyollarla tanıştıran Turgut Özal bile Avrupa Birliği üyeliği söz konusu olduğu zaman "Uzun ince bir yoldayız" dememiş miydi?
Dün baktım, Türkiye ile Ermenistan arasındaki barış ve işbirliğini çerçeveleyen "Protokol" için de Nazlı Ilıcak "Uzun ince bir yoldayız" başlığı ile girmiş yorumuna.
Ipodumda Aşık Veysel'i bulup, dinlemeye başladım onu.
"Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece"
Aşık Veysel söylerken ben de düşünüyorum.
Hâlâ "Sevr Sendromu"nu yaşamıyor muyuz?
Dış ilişkilerimizde dostluk, işbirliği ve barışa dair bir gelişme olduğunda birileri hemen "Sevr canlandırılıyor" demiyorlar mı?

Sevr darboğazı

Oysa durum Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun yorumuna daha uygun olmalı...
-Sevr, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin bir darboğazıdır. Bu darboğaz yaşanmış ve aşılmıştır.
Yaşanmış olması bizim sürekli bu darboğazın ürküntüsü içinde olmamızı gerektirmez..
Aşık Veysel'i dinlemeye devam ediyorum.
"Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece"
Veysel'in "İki Kapılı Han"ı, siyasetteki "İktidar" olamaz mı?
Bir kapısından girip, sonsuza kadar "İktidar Hanı"nda kalabilmiş kim var ki?
Bütün mesele ikinci kapıdan çıkmadan önce bir şeyleri başarabilmektir.
Hiçbir sorunu çözmeden bunları gelecek kuşaklara aktaranları görmedik mi?
"Ermeni sorunu" da bunlardan biri değil midir?
Aşık Veysel ne diyor?
"Uykuda dahi yürüyom
Kalkmaya sebep arıyom
Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece"

Yolun sonu görünüyor

Acaba "Kıbrıs sorunu" da "Ermenistan sorunu" gibi kalıcı bir çözüme kavuşacak mı?
Yoksa birileri "Kıbrıs'ı peşkeş çekiyorlar" diye feryat edecekler ve sorunu çözmesi gerekenler de ürküp, "Bize ne bundan" diyecekler mi?
Acaba "Kürt açılımı"nı militaristler mi yoksa DTP'nin bir fraksiyonu mu sabote edecek?
"Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde
Düşmüşüm gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece"
Keşke Aşık Veysel'in yerine Musa Eroğlu'nu dinleyip "Yolun sonu görünüyor" diyebilseydim.
Ama alışmışız bir kez menzile varmak için uzun ince yollarda yürümeye...
"Şaşar Veysel işbu hâle
Gâh ağlaya gâhi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN