MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Değişimin çapını metreyle mi yoksa "Byte"la mı ölçmeliyiz?

Eskiden "kilogram"la, "metre" ile, "litre" ile belirlerdik ölçüleri...
Şimdi "byte"lar var, "pixel"ler var.
Orhan Veli "Vesikalı yar"ini anlatmak için onun "İki elin kanda olsa gel" diyen "Telgraf"ını şiirleştirirdi.
Nâzım Hikmet "Gece gelen telgraf dört heceden ibaretti/ Vefat etti" diye duyururdu "son gündüzünü demir parmaklıklardan gören" yoldaşının ölümünü.
Bugün "e-mail" var.
Şimdi acınızı da, mutluluğunuzu da "facebook" la veya "twitter"le kamuya açabilirsiniz.
Eskiden susayınca su içilirdi.
Şimdi ellerinde su şişeleri ile dolaşır oldu insanlar.
Ya insanların susuzlukları arttı, ya da gözyaşı kaynakları daha çok su istiyor.
Eskiden ırkçılar kafatasını ölçerlerdi.
Şimdi "genler"le araştırıyorlar insanların kökenlerini.
Geçen yıllardan birinde İstanbul'da yaşayan ve ikisi de doktor olan bir çift, genlerini İngiltere'deki bir enstitüye gönderip "Biz kimleriz" diye sormuşlardı.
Gelen cevapta kadına "Sen Pontuslusun", erkeğe de "Sen Kızılderilisin" denilmişti.

Obama'nın ailesi

Aynı soruyu Obama sorsaydı bu enstitüye, ne cevap alırdı acaba?
Eskiden Amerikan başkanları beyaz olurdu.
Ataları ya İrlanda'dan ya da İngiltere'den göç etmiş olurlardı.
Şimdi ise siyah Amerikan Başkanı'nın babaannesi Kenya'dan, anneannesi Hawaii'den, üvey kardeşi Çin'den çıkıyor.
Eskiden barışın mimarlarına Nobel verilirdi.
Şimdi savaşı haklı bulanlar "Barış Nobel" i alıyorlar.
Eskiden "Neden hiçbir Türk Nobel alamıyor" diye sorgulardık kendimizi.
Şimdi "Nobel alan bir Türk'e neden Türkiye'de yaşamayı zorlaştırıyoruz" diye kendimizi sorguluyoruz.
Eskiden Türkiye'de sadece Türkler parti kurarlar ve onların partileri kapatılırdı.
Şimdi Kürtler de parti kuruyor ve onların partileri de kapatılıyor.
Eskiden "Açılım" denilince akla barış ve uzlaşma gelirdi.
Şimdi "Açılım" denilince akla "Kapanım" geliyor.
Eskiden "Toplu iğneyi bile ithal ediyoruz" diye dertlenirdik.
Şimdi her şeyi üretebiliyoruz ve "Ya bunları ihraç edemezsek" diye dertleniyoruz.

Kim sağda kim solda

Eskiden sağcılar "sağ"da, solcular "sol"da dururlardı.
Şimdi herkes Nasrettin Hoca oldu.
Bu karanlıkta kimse sağını solunu bilemiyor.
Eskiden kitap okumayı sevmeyenler, romanların film yapılmasını beklerler ve sonra sinema salonunda iki saat geçirip romanın konusunu da sonunu da öğrenirlerdi.
Şimdi kitap okumayı sevmeyenler romanların televizyon dizisi yapılmalarını bekliyorlar. Televizyon karşısında dizileştirilmiş romanı izleyerek yıllarını geçiriyorlar ama romanın konusunu da, sonunu da öğrenemiyorlar.
Eskiden insanlar yolda giderken, tuvalette ihtiyaçlarını giderirken, araç kullanırken, karşıdan karşıya geçerken susarlar, konuşmazlardı.
Şimdi herkes her yerde, her zaman, elindeki cep telefonu kulağına yapışık ve birileriyle konuşarak yaşıyor.
Eskiden insanlar akıllarına güvenirlerdi.
Şimdi "Akıllı telefonlar"ına güveniyorlar.
Eskiden "İlim Çin'de de olsa git bul" denilirdi.
Şimdi "İlim Çin'de de olsa git ama sakın İmam Hatip'tekine gitme" deniliyor.
Yoksa siz de "Nerede o eski karpuzların, kavunların tadı" diyenlerden misiniz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.