MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Kıbrıs'ta çözümün kaderi cumhurbaşkanı seçimine mi bağlı?

Kıbrıs'ta "Kalıcı ve adil bir çözüm arayışı" ve bunun bir türlü gerçekleşmemesi halk kitleleri açısından öylesine alışılmış bir olgu ki, bazılarına göre bu "olsa da olur olmasa da olur" bir hedef olarak görülüyor.
Ama dün birlikte olduğumuz KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a göre Kıbrıs sorununda kalıcı ve adil bir çözüme şimdiye kadar hiç bu kadar yakın olunmadı.
Tam 41 yıl önce başlayan ve çeşitli olaylarla defalarca kesilen toplumlar arası görüşmelerin son döneminde taraflar ilk kez mutabık oldukları ve mutabakatını ileri tarihe erteledikleri konuları başlıklar altında kâğıtlara yazıp, onaylarını verdiler.
Bilindiği gibi önümüzdeki nisanda KKTC'de Cumhurbaşkanı seçimi var.
Bu açıdan KKTC Cumhurbaşkanı Talat'la Kıbrıs Rumlarının Cumhurbaşkanı Hristofyas arasında ocak ayında da devam edecek görüşmelerde, çözüme ve uzlaşmaya daha açık olan konular ele alınacak.
Mutabakat sağlanması zor olan "Türkiye'nin garantörlüğü", "Toprak ve mülkiyet sorunları" gibi konular herhalde Nisan sonrasında ciddi biçimde gündeme gelecek.
İki kuruculu devlet, iki meclisli yönetim, yargının yapılanması, ekonomi ve AB ile ilişkiler konuları, "çözüm"e en yakın başlıklar.

Kim vatandaş olacak

Tabii bir de "Vatandaşlık" meselesi var.
Şu andaki Kıbrıs Türkleri'nin nüfusu 200 bin dolayında.
Bunların 62 bini Türkiye doğumlu oldukları için, Kıbrıslı Rumlar bunların kurulacak yeni devletin vatandaşları olmaları konusunu tartışmaktalar.
İzlenimler o ki, Kıbrıs'a 1974 sonrasında göç edip yerleşen Türkiyeli Türklerden 50 bin kadarı yeni devletin vatandaşı olabilecekler.
Kıbrıs Rumlarının nüfusunun 800 bin dolayında olduğunu ve yönetimdeki dengenin eşit temsilci Senato ile sağlanmasının öngörüldüğünü de hatırlatmalıyız.
Üzerinde en yoğun anlaşmazlığı olduğu toprak ve mülkiyet konusunda ise, toplumlar arası görüşmeler dışında bir çözüm ışığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden gelecek karardan doğabilir.
Eğer KKTC'de taşınmazı bulunan ve tazminat ya da iade veya takas talep eden Kıbrıslı Rumların isteklerinin çözümü nihai olarak da KKTC'nin "Taşınmaz Mal Komisyonu" na bırakılırsa, bu mesele adil ve kalıcı çözümün engeli olmaktan çıkabilir.
Hatırlanacağı gibi bu Komisyon geçenlerde Kıbrıslı Rum girişimci Severis'in Lefkoşe'deki bir taşınmazı için ona 12 milyon sterlin ödenmesine karar verdi ve bu para ödendi.

Çözüm ve problemler
Kıbrıs'ta çözüm arayışlarına tabii ki bizim Türkiye'den bakış açımız, bu olaya Rumların bakış açısından oldukça farklı.
İsterseniz bir üçüncü bakış açısını, İngiliz The Economist'in yorumunu okuyarak görelim.
Şöyle deniliyor bu yorumda:
-Talat, mülkiyet sorununun bağımsız bir komisyon tarafından çözülmesini, eski mülk sahiplerine tazminat ödenmesi gerektiğini söylüyor. Hristofyas ise buna mal sahiplerinin karar vermesi gerektiğini belirtiyor. İsteyen geri döner, isteyen satar, isteyen de tazminatı kabul eder.
-Güvenlik ve mülkiyet başlıklarında çözüm kuşkusuz zor olacak. Ama kafi zaman, iyi niyet ve iki tarafa yeterince baskıyla çözüm mümkün. Fakat bunların üçü de yok. Hristofyas, işlerin aceleye getirilmemesi gerektiğini, süratın içeriğin önüne geçmemesi gerektiğini savunuyor ve takvim, arabuluculuk istemiyor. Annan planının başarısızlığını aşırı aceleciliğe bağlıyor.
-Sorun şu ki zaman yeniden azalıyor. Nisanda seçim var ve Talat pekala kaybedebilir. Geçen Nisanda yapılan seçimlerde partisi yenilgiye uğradı. Milliyetçiler kazandı. Şimdi Başbakan, Denktaş'la aynı çizgideki Derviş Eroğlu. Anketler, başkanlık yarışında Eroğlu'nu önde gösteriyor. Talat, çözüm görüşmelerine çok fazla siyasi yatırım yaptı. Anlaşma sağlanamazsa, daha fazla sayıda seçmen Talat'a yüz çevirebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.