MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

"Sivil diktatörlük" demokrasi şarkımızın nakaratıdır...

Türk müziği tutkunları "Nakarat"ın, şarkı formunun bir öğesi olduğunu bilirler.
Dört mısradan oluşan klasik şarkılarda, genellikle ikinci ve dördüncü satırların besteleri aynıdır.
Bunlar o şarkının nakaratını oluşturur.
Günümüzde ise şarkılar klasik şarkı kurallarına bağlı kalınmadan besteleniyor.
Bunlarda nakarat bir kıtanın tamamı da olabiliyor.
Yani sözlük anlamında "Nakarat", bir şarkıda tekrarlanan ve bestesi değişmeyen bölümdür.
Bu kavram müzik dışında ve mecazi anlamda kullanılınca "Çok sık tekrarlanan ve bundan dolayı bıkkınlık vererek önemini yitiren, kabak tadı veren söz" anlamına gelir...
Bu tür anlamını ve değerini yitirmiş söylemlerden oluşan tekrarlara yabancı dillerde "Falderal" veya "Folderol" denilir.
Dilimizde bu anlamdaki "Nakarat" yerine "Temcit pilavı" kavramı da kullanılır.
Temcit pilavı da, iftardan artakalmış bayat pilavın sahurda da sofraya getirilmesinden esinlenen bıkkınlığı ifade eder.
Türk demokrasisinin bıkkınlık veren nakaratı veya temcit pilavı ise, seçimle tek başına iktidar olanları, seçim kazanamayan rakiplerinin "Sivil diktatör" diyerek suçlamalarıdır.
Bu nakarat "Şeriat geliyor" ve "Komünizm geliyor" içerikli demokrasi karşıtı nakaratların yerine geçmiştir.

Temcit pilavı gibi

Bundan esinlenen ve kendilerini muhalif ses olarak görenler de, seçim kazanıp tek başına iktidar olan bir partinin varlığını "Sivil faşizmin ayak sesleri" veya "Sivil diktatörlük" olarak sunmaktadırlar.
Çok partili demokrasi şarkısının yarım yüzyıldır değişmeyen nakaratının söz yazarlarından Deniz Baykal'ın mesela 21 Ekim 1989 tarihli Hürriyet gazetesine verdiği demeç manşete "Özal sivil diktatör" başlığı ile alınmıştır.
İnternet sitelerinde de gazetenin sayfa görüntüsü ile aktarılan bu demeçte, Özal'ın cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalışan ve Başbakan Özal'a çok sert eleştiriler yönelten Baykal, "sivil diktatör" benzetmesini, "Özal bu girişimiyle parlamenter rejimin öngördüğü başbakanlığı ortadan kaldırıyor" sözleriyle gerekçelendirmişti.
Aradan geçen yılların sonunda ve Özal'ın ölümü ertesinde Cumhurbaşkanı olan Demirel, TBMM'deki çoğunluğu yok sayarak Mesut Yılmaz'ı Başbakan atamış ve 28 Şubat post-modern darbesi süreci ile asker güdümlü medyatik sivil faşizme geçilmişti.
O dönemde Baykal nakaratını tekrarlamadı.
Tersine "Silahlı Kuvvetler de sivil toplum örgütüdür" içerikli yeni bir güfte yazdı.
Şimdi yine eski nakaratını siyaset pazarına sürmesi, müzik çevrelerinde "Temcit pilavı yemekten bıktık" sözleri ile değerlendiriliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN