MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Bu dünyadan Eser Tümen diye seçkin bir insan geçti...

Tanıdığınız, bildiğiniz ya da arkadaş olduğunuz insanları övmek için "Güvenilir", "Candan", "Paylaşımcı", "Kaliteli", "Fedakâr", "Çalışkan" gibi tanımlamaları kullanırsınız.
Ama bu tanımlamaların başına "En" sözcüğünü kolayca yerleştiremezsiniz.
Maldivler'de tatildeyken bir kalp krizi ile yaşamını yitiren Eser Tümen'i anlatmak için kullanılacak bütün övgü sıfatlarının başına hiç düşünmeden "En"i koyabilirim.
Gerçekten de yaşamım boyunca tanıdığım en güvenilir, en candan, en paylaşımcı, en kaliteli, en fedakâr, en çalışkan insanların önde geleniydi Eser Tümen.
O'nu Fatih Köprüsü ve bu köprüye bağlanan TEM yolunun yapımı sırasında tanıdım. STFA'nın yöneticisiydi. Bizlere inşaatı helikopterle gezdirir, hangi aşamada olduklarını anlatırdı.
Turgut Özal'ın çok güvendiği, danıştığı bir teknik adamdı.
Sonra ailece arkadaş olduk.
Sadece zor günlerin değil, mutlulukların da paylaşıldığı, şarkıdaki "Arkadaş" ın tanımındaki gibi bir arkadaşlıktı bu.
"Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş
Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş
Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş"
Eser Tümen'i yakından tanıyınca "Özel insan" olmanın niteliklerini de yakından gördüm.

Eser Tümen'in nitelikleri

Ortadoğu'ya yayılmış şantiyelerdeki mühendisler ve teknisyenler için o "Deli Eser"di. Projelerdeki hataları, uygulamalardaki aksaklıkları hemen yakalar, şantiyelerde fırtınalar estirirdi.
Birlikte olduğu insanlar için o "Baba Eser"di.
Arkadaşlarının, çalışanlarının sorunları onun kendi sorunu oluverirdi.
"Sözü senettir" kavramının yaşayan simgesiydi Eser Tümen.
Ve "Kalite" denilince ilk akla gelen isimdi.
Bir müzisyen kadar derinine Beethoven'i, Mozart'ı, Çaykovsky'yi dinler, üç yıldızlı bir Michelin şefi kadar yemekten ve şaraptan anlardı.
Bana Göcek'i o tanıttı ve sevdirdi.
Türkiye'nin zenginleri henüz takma motorlu teknelerdeyken, Eser Tümen yat-motoruyla Mavi Yolculuk yapıyordu.
Eser Tümen'in yokluğu ile sadece eşi Samra'nın, çocukları Aslı, Esra ve Mert'in değil, tüm arkadaşlarının ve tanıyanlarının hayatında doldurulması imkânsız bir boşluk doğdu.
Bu çevrede başı sıkışanlar "Nasıl olsa Eser yanımızda olur" diyemeyecek artık.
Türkiye çok çalışkan bir teknik adamını, örnek bir girişimcisini ve bir "İyi vatandaş"ını kaybetti.
Osman Nihat Akın, arkadaşı tarihçi Ahmed Refik Altınay'ın ölümü üzerine "Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi" şarkısını yapmış.
Ben bir besteci olabilseydim, Eser Tümen için "Yine bu yıl dünya içime sinmedi" diye bir şarkı yapardım herhalde.
Yaşlanmak cenaze namazında her yıl musalla taşına bir saf daha yaklaşmak demekmiş.
Eser Tümen neden safları atlayıp en öne geçti, hâlâ anlamış değilim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN