MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Anayasa değişikliğinin içeriği artık ikinci plandadır...

Aslında olay bir anayasa değişikliği olmaktan öteye anlamlar taşıyor artık. Bu çok güncel bir siyasal güç denemesidir.
Genel seçimlerde ya da TBMM'de iktidarı durduramayan muhalefetin, parlamento dışı çeşitli engelleme yollarını kullanarak gücünü kanıtlama çabasını yansıtıyor değişikliğe ilişkin gelişmeler.
Muhalefet denilince öncelikle CHP'yi ve derin anlamıyla "Statüko"yu anlamak, olayı anlamaya da yarayabilir.
Yakın zamana kadar "Parlamento dışı siyaset" denilince akla önce "Askerler" gelirdi.
Nitekim Genelkurmay internet sitesi kullanılarak verilen 27 Nisan e-muhtırası da, muhalefetin desteğine mazhar olmuştu.
Ergenekon'la başlayan ve "Kafes" benzeri çeşitli kodlarla belirlenen cunta davaları sonucu asker-siyaset ilişkileri bir ölçüde nötralize edilmiştir.
Bu durumda parlamento dışı siyaset denilince akla "Yargı" geliyor.
Neticede muhalefetin iktidarı anayasa değişikliğiyle ilgili durdurmak konusunda "Yargı"ya bel bağladığı da bütün söylemlerde vurgulanmakta.
Bu açıdan TBMM oylaması ile referandum arasındaki süreçte, siyasetin merkezinin Anayasa Mahkemesi olacağı kesin gibidir.

Yetersiz değişiklikler

O dönemi beklerken şu anda TBMM'de görüşülen anayasa değişikliğinin içeriğinin, Türk demokrasisine çok yeni bir soluk getireceğini söylemenin de, çok doğru olmadığı ortada.
Hukuk bilgisine de, dünya görüşüne de güvendiğim Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk'un, benim de katıldığım uyarılarını hatırlamakta yarar var.
Bu uyarılara konu olan aksaklıkların hiçbirisini yeni anayasa değişiklik paketi gidermiyor.
Evet... Uyarıları hatırlayalım:
- "Egemenlik, hem koşulludur, hem de sınırlıdır, ülkemizde. Koşulludur, çünkü %10 barajı vardır. Bu barajın altında kalan partilerin oyları ya çöpe atılır ya da başka partilere gider.
- Egemenlik, kayıtlıdır, sınırlıdır. Çünkü bugünkü hukuk dizgesinde milletvekillerini genel başkanlar belirlemektedirler. Sokaktaki insan, parti başkanlarınca belirlenen kişileri ya olduğu gibi seçecektir ya da oyunu kullanmayacaktır. Beğenmediklerini çizemez. Zira oyu geçersiz olur.

Yasamayı yürütme kuşattı

- Millet(in)vekillerinin alınyazıları genel başkanların dudakları arasındadır. Milletvekilleri bırakınız bütün halkı, kendi bölgelerinin bile vekilleri değildirler; sadece genel başkanlarının vekilleridir. Bu nedenle de yürütme erkini sadece muhalefet bir ölçüde denetleyebilmektedir. Tam denetim yoktur. Yasama erki yürütme erkince kuşatılmış, adeta dışlanmıştır.
- Yasama erkinin en önemli görevi, yasa yapmak ve yürütme erkini denetlemektir.
Kaç milletvekilinin, genel başkanının iradesine ters düşen bir yasa önerisi TBMM'den geçmiştir bugüne dek? Kaç milletvekili kendi partisinin hükümet başkanını eleştirmiştir?
Hiçbiri ya da yine sadece partisinden ayrılmayı göze alanlar, kahramanlar. Bu koşullarda milletvekilliği görevinin hakkıyla yapılabildiği söylenebilir mi Türkiye'de?"
Sami Selçuk'un uyarılarının sadece iktidardaki AK Parti'yi hedef aldığını söyleyebilir miyiz?
Parti içi demokrasinin yokluğu üzerinde veya temsili engelleyen seçim barajı konusunda, AK Parti ile CHP arasında tutum farkı yok ki.
Başta söylediğimizi tekrarlayalım.
Aslında olay bir anayasa değişikliği olmaktan öteye anlamlar taşıyor artık.
Bu çok güncel bir siyasal güç denemesidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN