MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

'Cumhuriyetçi Devlet Partisi' yeniden CHP olmaya çalışıyor...

Kadere bak!...
İnönü'yü deviren kadroların son temsilcisi Deniz Baykal'ı şimdi Kemal Kılıçdaroğlu etkisizleştiriyor.
O dönemde yönetimi İsmet İnönü'nün elinden alabileceklerine bir türlü inanamayan "Ortanın Solu" takımından Turan Güneş Çin'de savaşan derebeylerinin öyküsünü anlatırdı.
Bu köşede bir kez daha yazdığım bu öyküyü hatırlatayım.
Savaşta rakibini yenip esir alan derebeyi onu görkemli bir sofrada ağırlıyormuş.
Sofranın sonunda da yenik derebeyinin boynu kesilecekmiş.
Yenik derebeyine en lezzetli yemekler sunulmuş sofrada.
Rakkaseler raksetmiş, cambazlar akla hayale sığmaz cambazlıklar yapmışlar, kılıç ustaları uçan sinekleri sünnet etmişler.
Sabaha karşı yenik derebeyi kendisini ağırlayan galip derebeyine "Yeter artık, beni çok ezdin, kes boynumu" demiş.
Galip derebeyi gülmüş "Salla başını, istediğin olacak" demiş.
Yenik derebeyi başını sallayınca, başı boynundan ayrılıp yere düşmüş.
Meğer kılıç ustaları hissettirmeden yenik derebeyinin boynunu da kesmişler gösterileri sırasında.

Kim galip kim yenik?

Turan Güneş "Bizim durumumuz da böyle" derdi İnönü'ye karşı savaşırlarken.
Ve eklerdi:
- İsmet Paşa bize sevgi gösterip, "Haydi çocuklar yanıma gelin" dese hepimiz ağlayarak mücadele etmeyi bırakırız...
Bugünkü Kurultay'da böyle bir durum yok açıkçası.
Ne İsmet İnönü'nün tarihi ağırlığı var devrede, ne de Deniz Baykal "Karaoğlan" Bülent Ecevit'in karizmasına ve beyin takımına sahip.
"Hep muhalefette kalıp kendisini iktidardaymış gibi göstermek" içerikli "Baykal Projesi" tutmadı açıkçası.
O bu tarz siyaseti "Cumhuriyet Projesi" olarak sunmaya çalıştı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin "Cumhuriyet" ini "Halk"tan soyutladı. "CDP" çıktı ortaya.
Cumhuriyet Halk Partisi sonunda "Cumhuriyetçi Devlet Partisi"ne dönüştü.
Bazen barajın altında kalan, sonuçta sadece kıyılarda var olmakla övünen bir parti kaldı geriye.
Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin makûs talihini değiştirmesi beklenen "Ümit Adam" konumunda.
1950'li yıllarda İsmet İnönü ile Adnan Menderes'i mukayese edenler "İsmet Paşa'nın sırtında İstiklal Savaşı zaferi, Adnan Bey'in sırtında da Terzi İzzet'in diktiği elbise var" derlerdi.
Şimdi herkesin sırtında masaldaki Kral'ın giydiği olmayan elbiseden var.
Ama ancak çocuklar "Kral çıplak" diye bağırabiliyor yine.

Herkes çıplak artık
Çünkü herkesin tuttuğu bir "taraf" var şimdi.
Ne var ki "Taraf"lar da kendi aralarında bölünüp çeşit çeşit tarafları oluşturdular.
Sonuçta Deniz Baykal bertaraf edildi.
Önümüzdeki haziran genel seçiminde CHP'nin makûs talihinin değişmediği görülürse, bertaraf edilme sırası Kemal Kılıçdaroğlu'na gelebilir.
Sayısız kurultaylardan biri daha toplanır ve "Geçen kurultayda çarşaf liste olsaydı başımıza bunlar gelmezdi" benzeri bir şeyler söylenir.
Bu masalı da o tekerleme ile noktalayalım:
"Masal masal matitas
Kaynanamın dibi tas
Mercimek yemiş çıkartamaz
Kuyuya düşmüş çıkamaz"


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.