MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Sibernetik ölümsüzlük neleri değiştirirdi ki?

İnsanların türlü türlü takıntıları vardır.
31 yaşındaki Rus milyoneri Dimitri İtskov da kafasını ölümsüzlüğe takmış.
Ancak İtskov'un amaçladığı bedenin değil beynin ölümsüzlüğünü sağlayacak bir "Avatar Projesi"nin gerçekleşmesiymiş.
Bu "Sibernetik ölümsüzlük" sonsuz yaşamak isteyenlerin beyinlerindeki bilgilerin bir holograma aktarılması ile gerçekleşecekmiş.
Pek çok bilim adamını çalıştırdığı projenin 2045'te gerçekleşeceğini iddia eden İstkov "Forbes"un "Milyarderler Listesi"ndeki dünyanın en zengin 1266 kişisine de mektup yazıp, şöyle seslenmiş:
"Sizlere sibernetik ölümsüzlüğün ve yapay insan vücudu geliştirilmesi için yapılan bilimsel çalışmalara katkıda bulunmanızı öneriyorum.
Bu çalışmalar bir gün sizi ve dünyamızdaki birçok insanı hastalık, yaşlılık ve hatta ölümden özgür kılacak. Medeniyetimiz Avatar gibi teknolojilerin hayata geçirilmesine çok yakın bir noktada. Bu projenin siz hayattayken gerçeğe dönüşmesi, sizin vereceğiniz desteğe bağlı.
"

Üç aşamada ölümsüzlük

Google'da İstkov ve Avatar Projesi hakkında 50 bini aşkın haber ve yorum var.
Bazıları bu projeyi "Çılgınlık" olarak nitelemekte.
Medya alanında servetini yapan bu Rus'un ölümsüzlük projesini bilimsel gerçeklere uygun bulanların sayısı da az değil. Mesela Tibetlilerin hem ruhani hem de dünyevi lideri Dalai Lama, İstkov'la buluşup hem proje hakkında bilgi almış hem de bu konudaki çalışmaları kutsamış.
İstkov sibernetik ölümsüzlüğe uzanan yoldaki üç aşamayı şöyle anlatıyor:
1- Önce insanı kopyalayan ve beyinbilgisayar bağlantısı ile bilince sahip kılınan "Avatar A" robotu yapılacak.
2- Daha sonra insan beynine yaşam desteği sağlayan bir sistem oluşturulup, bu robotla ilişkilendirilecek ve "Avatar B" oluşturulacak.
3- Son aşamada bir yapay beyin geliştirilecek ve buna insanın beynindeki bilgiler ve bilinç aktarılıp, bu beyin artık "Avatar C" olan robota yerleştirilecek.
Bu tür ölümsüzlüğe dönük tutkuların haberlerini okurken hep Woody Allen'in ölüm hakkında söylediklerini hatırlarım.
Bunlardan iki tanesi şöyledir:
- Ben eserlerimle ölümsüz olmak istemiyorum. Ben kendim ölümsüz olmak istiyorum.
- Ben ölmekten korkmuyorum. Sadece o sırada orada olmak istemiyorum.

Neler değişmezdi?
İstkov'un sibernetik ölümsüzlüğe ulaşmayı amaçlayan çalışmalarını ciddiye almak yerine onları alaya almak tabii ki daha kolay ve daha ilgi çekici olabilir.
Ancak pek çok teknolojik ve bilimsel gelişmenin öncesinde, bunların gerçekleşmesinin mümkün olmadığının söylendiğini ve bunların alaya alındığını da unutmayalım.
Diyelim ki "Sibernetik ölümsüzlük" mümkün oldu ve bugünün Türk siyasetçilerinin ve toplumsal aktörlerinin robotları bugünkü bilgi ve bilinçleri ile 22'nci yüzyılda da yaşamaktalar...
Bundan 100 yıl sonra da "Ergenekon var mı-yok mu" tartışmalarını yaşamak hoş mu olurdu acaba?
Bugün de hâlâ "Abdülhamit iyi mi yoksa kötü Padişah mıydı"yı tartışmıyor muyuz?
Acaba magazin dünyamızın "Avatar C"leri her yaz "Hangi ünlü kadının selülitleri var" sorunsalına takılırlar mıydılar gelecek yüzyıllarda da?
CHP'li Avatar C'ler de herhalde bir kurultay yapıp nasıl değişeceklerini tartışırlardı uzak gelecekte...
Acaba Tayyip Erdoğan'ın Avatar'ı, 22'nci yüzyılda Başbakan mı yoksa Cumhurbaşkanı mı olurdu?

BİZE ULAŞIN