MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Seçilmemek dünyanın sonu demek midir?

Çok ünlü bir fizikçi evrenin ve dolayısıyla dünyanın ömrü üzerinde bir konuşma yapıyormuş.
Konuşmasının bir yerinde "Evrenin bir milyar yıl ömrü kaldı... Bir milyar yıl sonra evrenle birlikte dünyamız da yok olacak" demiş.
Fizikçinin konuşmasını dinlerken gözkapaklarına ağırlık bastıran ve kestirmeye başlayan bir dinleyici, bu sözleri duyunca ayağa kalkmış.
Telaşlı telaşlı sormuş konuşmacıya:
- Dünyanın kaç yıl ömrü kaldı dediniz?
Konuşmacı "Bir milyar yıl kaldı dedim" diye cevap vermiş.
Bu cevabı alan dinleyici rahatlamış,
- Bir milyon yıl kaldı diye duydum, ödüm patladı, demiş.

Hawking'in uyarısı
Stephan Hawking'in 70'inci doğum günü dolayısıyla Cambridge Üniversitesi'nde bu yılın başında yapılan sempozyuma gönderdiği mesaj, bizim medyaya yeni yansıdı.
Nobel'li Frank Wilczek ve Saul Perlmutter gibi bilim adamlarının da katıldıkları bu sempozyuma sağlık durumu bozuk olduğu için katılamayan Hawking gönderdiği mesajda özetle şöyle demişti: "
- Artık ayaklarınıza değil yıldızlara bakmanızın zamanıdır.
Biraz meraklı olun. Hayat ne kadar zor görünse de yapılabilecek çok şey vardır. Bütün mesele pes etmemektir.
"
Hawking mesajında şunları da söylemiş: "
- İnsanlığın geleceği gezegenler arası seyahatin mümkün hale gelmesine bağlıdır. Yaşadığımız bu narin gezegenin ötesine gitmeyi başaramamamız durumunda bir 1000 yıl daha hayatta kalacağımızı sanmıyorum."

Zaman görecelidir
Ölümlü insanların, yani fanilerin "Zaman"a bakışları böyle boyutlar da içeriyor.
Aslında bireyler için evrenin de dünyanın da sonu "Ölüm" değil midir?
Doğumla ölüm arasındaki geçiş süreci de en fazla 80-90 yıl olmuyor mu?
Ama Hawking'ler 1000 yıl sonrasını da düşünürler "İnsanlar"ın değil "İnsanlığın" hayat süresini kendilerine dert ederler.
Bu noktada galiba biz fani Türklerin "Zaman"a ilişkin sorularımız şu anda mesela "Yerel seçimler ne zaman yapılacak" ve "Daha sonraki cumhurbaşkanı seçiminde aday kim olacak" benzeri konulara kilitlenmiş durumda.
Önceki gün bir belediye başkanı ile yerel yönetimlerin sorunlarını ve "Reform yapılıyor" gerekçesi ile her dakika değiştirilen mevzuatı konuşuyorduk.
Bir fıkra anlattı Başkan:

Ne olmak isterdin?
Bir Türk beldesinin belediye başkanı ölmüş. Öbür dünyada onu karşılayan melek ona sormuş:
- Yeniden yaşasanız ne olmak isterdiniz?
Türkiyeli merhum belediye başkanı meleğe "İmam olmak isterdim" demiş.
Melek şaşkın "Neden" deyince merhum başkan gülerek cevap vermiş,
- Çünkü imamların uymak zorunda oldukları kanunlar her dakika değişmiyor!
Evet... Cumhurbaşkanı seçimi ile karışmasın diye yerel yönetimlerin seçiminin erkene alınacağı kesin gibi...
Dünyanın sonu gelmeden yapılacak bu seçimler.
Ama yeniden başkan olamayacaklar bunu dünyanın sonu olarak görebilirler.
Nasrettin Hoca da "Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopar" dememiş mi zamanında?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN