MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Farklı takvimlerle aynı zamanları yaşıyoruz...

Bizim dini bayramlarımız "Hicri Takvim"e göre belirlendikleri için tek düze değildirler.
Şöyle bir yoklayın belleğinizi...
Kurban Bayramı'nı karlı kış günlerinde de, yakıcı yaz sıcağında da yaşamadınız mı?
Önümüzdeki Ramazan'ın da yaz mevsiminin daha da başına geleceğini (9 Temmuz 2013) bütün yaz turizmi işletmecileri hesap etmiyor mu?
İnternette farklı takvimler hakkında yararlı bilgiler veren www.takvim. com sitesine girerseniz, Hicri Takvim'in "Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini (M.S. 622) başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemi" olduğunu öğrenirsiniz.
Ay, dünya etrafında 12 defa döndüğü zaman bir "Kameri yıl" olur.

Miladi takvim
Günlerin sayısı açısından Hicri Takvimle Miladi Takvim arasında 11 gün fark olduğu için, Hicri Takvim'in günleri de Miladi Takvim'e göre her yıl 11 gün geriye gider.
Bizim Türkiye Cumhuriyeti olarak 26 Aralık 1926'ta kabul ettiğimiz "Miladi Takvim"e göre (veya Gregoryen Takvim) dünya, güneş etrafında bir defa döndüğü zaman da bir "Miladi yıl" olur.
Önce Julius Sezar tarafından düzenlenen bu takvime başlangıçta Sezar'ın adı verilmiş ve "Julyen Takvimi" denilmiş. 1582'de ise Papa 13'üncü Gregoris'in girişimi ile Julyen Takvimi'nde gerekli düzeltmeler yapılmış.
Hz. İsa'nın doğum günü tarihin başlangıcı (Milat) kabul edilmiş.
Bu takvime de Papa'nın adı verilerek "Gregoryen Takvim" denilmiş.
Dini inanç sistemlerinin "Zaman"a nasıl hâkim olduklarının tek somut örneği takvimler değil.

Zamana hâkim olmak
İlk zemberekli saat icat edilene kadar sade yıllar ve aylar değil, saatler de ruhban sınıfı tarafından belirlenmez miydi?
Kiliselerin çan kuleleri şimdiki kol saatlerinin işlevini yerine getirirlerdi.
"Ezan" da kitlelere günün saatlerini hatırlatan bir işleve sahip değil midir?
Aslında modern teknolojinin henüz ulaşamadığı aşamaları, dinler çok önceden telafi edecek yöntemleri oluşturmuşlar.
Matbaanın, kitabın, kayıt cihazlarının henüz bulunmadığı zamanlarda kutsal kitapların kuşaktan kuşağa aktarılması ve kitlelere iletilebilmesi için, "Ezberciler" kullanılmış.
Bütün bunları pek düşünmeden yaşarız zamanı ve bayramları...

Kutlu olsun
Her yıl farklı mevsim şartlarında yaşanan Kurban Bayramı, her yıl aynı mevsimde yaşanan Cumhuriyet Bayramı ile aynı günlere geldiğinde pek yadırgamayız.
Dini bayramlarımızı düzenleyen Hicri Takvim'in ilk ayının "Muharrem" ve milli bayramlarımızı düzenleyen Miladi Takvim'in ilk ayının "Ocak" olduğunu da pek düşünmeyiz.
Takvim farklarına bakmadan bayramlarımızı yaşarız.
Hani dalgın profesör yolda koşarken sırtında duvar saati taşıyan bir hamala çarpıp yere düşmüş. Kalkınca da "Neden herkes gibi kol saati kullanmıyorsun" diye çıkışmış ya hamala...
Hem Kurban Bayramımız, hem de Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN