MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Hayal gücü akılsızlığa dayanırsa neler olur?

Tarihe damgasını vurmuş liderleri hayal dünyasında canlandırıp bugüne şekil veren siyasetçilerin karşısına çıkartmak, insan aklını da siyasetin mantığını da zorlamaktan başka bir işe yaramaz.
Çünkü yetersizliklere ve tatminsizliklere çözüm olarak sadece hayal gücü çalıştırılırken genellikle gerçekler pek hesaba alınmaz.
Ve hayal gücünü siyasi kararlarına dayanak edenler, sonunda gerçekler karşısında hayal kırıklıkları ile karşılaşırlar.
Atatürk'ü bir ölüm yıldönümünde yine sevgi ve saygı duygularıyla anarken, ne yazık ki bazıları yine "Atatürk olsaydı" diye başlayan cümlelerle, O'nu bugünkü siyaset ortamına bir taraf olarak taşımaya yeltendiler.
Bu tür akılsızlıklar daha ne kadar sürer bilemiyorum ama, bir noktada bitmesi gerekiyor.

Değişimi dondursaydık
Geçmişteki benzer akılsız davranışlar sonucu Atatürk, her genel seçimin yenilen tarafı konumuna itilmedi mi?
Kurucu ve kurtarıcı Atatürk'ü sevmek ve saygı duymak yerine, O'nu "Kemalizm" adı verilen ideoloji biçiminde günlük siyasetin tarafı olarak kullananlar, sadece askeri darbeler dönemlerinde kabul gördüler.
Dünya ile Türkiye'yi 1930'ların dünyasına taşımak ve değişimi dondurmak mümkün olabilseydi...
Atatürk'ten sonra bir Dünya Savaşı yaşandı, haritalar değişti... Ama değişim durmadı... 2'nci Dünya Savaşı'nın galip devleti Sovyetler Birliği bile çöküp dağıldı.
Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu, bırakın 1930'ları, 1990'lardan bile çok farklı konumdalar. Köylü Türkiye kentli oldu. Tarım toplumu sanayi ürünleri ihracatçısı şimdi.

Acaba ne derdi?
Atatürk'ün "Savarona"sı Türkiye'nin tek yatıydı.
Bugün marinalarımız Türk milyarderlerinin yatları ile dolu.
Havaalanlarında özel jetler park ediyor.
"Atatürk olsaydı" bunları nasıl karşılardı acaba?
Kürt seçmenlerin oy verdiği bir partinin TBMM'de grubu olduğunu görseydi...
Veya kendisini Anıtkabir'e taşıyan ve "Atatürk'ü Koruma Yasası" çıkartan Celal Bayar'ın partisinin Kemalist bir darbeyle devrildiğini ve başbakanla bakanların idam edildiklerini görseydi...
Çok kanallı özel televizyonlarda her konunun tartışıldığını, tabu olan hiçbir konunun kalmadığını görseydi.

Acaba kimi tutardı?
Zamanı ve mekânı bir başka zamana ve mekâna taşıyıp, siyasi mutsuzluklarını bu tür akılsızlıklara yansıtanlara zamanında 2'nci Abdülhamit ne güzel cevap vermiş.
Kendisini Japon İmparatoru Meji ile mukayese edenleri "Bu akılsızlar aynı adada aynı dili konuşan ve aynı inanca sahip Japonlar ile, çok uluslu, çok dilli, çok dinli Osmanlı toplumunu karşılaştırıyorlar" demiş.
Atatürk öldüğünde Ortadoğu'da İsrail diye bir devlet yoktu.
İran'da devrik Şah'ın babası hükümdardı.
"Atatürk olsaydı" acaba hangi tarafı tutardı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN