MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Artık İstanbul Rotterdam’ın kardeşi falan değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afyonkarahisar konuşmasında vurguladığı gerçeklerin, artık hepimizin belleğine yerleşmesi gerekiyor.
Örneğin İsviçre'nin ya da Hollanda'nın ya da Almanya'nın Türkiye'deki 16 Nisan referandumundan "Hayır" çıkmasını beklemelerini anlamak mümkün değil. Daha doğrusu Cumhurbaşkanı'nın yorumu ertesinde bu davranışlarının nedenini anlayabiliyoruz...
Eğer yabancı kaynaklardan da dünya olaylarını izliyorsanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya ve Hollanda'yı faşistlik ve Nazizmle suçlayan konuşmalarının, dünya medyasında geniş yer aldığını görmüşsünüzdür.
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından bazı bölümleri sütunumuza da aktararak bunların belleklerimize daha iyi yerleşmesine katkı sağlamaya çalışacağız... İşte bu konuşmanın bazı satırbaşları:

Bunlar mı medeni?
- Bunların medenilikle alakası yok, modern dünya ile alakası yok. Bunlar Bosna'da 8 bin Bosnalı Müslüman'ı katledenlerdir.
Bunların cibilliyetini biliriz.
İnsanlıktan nasibini alamamışlar, modern olamamışlar.
- Hayır kampanyası için Hollanda'ya, Almanya'ya, İsviçre'ye, İsveç'e, PKK terör örgütü temsilcilerine, yandaşlarına, onlarla beraber hareket eden Barolar Birliği Başkanı'na müsaade ediyorsunuz.
Peki Türkiye'nin bakanına niçin kapıları kapatıyorsunuz?

Kardeşliğe paydos
- Rotterdam Belediyesi de İstanbul'la kardeş şehirmiş. Tek taraflı bu kardeşlik akdi bozulsun, dün akşam söyledim.
- Avrupa'da şahsıma yönelik karalama kampanyası var. Bir yandan da mutluyum.
Gazeteler başlıklarını Türkçe atıyor.
"Diktatör Erdoğan'a hayır." Bunun şahsımla alakası yok ki. Bu sistem değişikliği, Erdoğan'la ne alakası var.
Bir sistem değişikliği yapılacak, yarın bu ülkede kim öle kim kala?

Reform sonrası
- Bunların demokrasi anlayışı bu. Tüm dergilerinin kapaklarında bu konu var. Gece gündüz bu konu tartışılıyor.
Hilal ve yıldız arasına beni karikatürize etmişler, altında da Türkiye'den bazı gazeteler, bölücü terör örgütünün yayın organları, solu destekleyenler, FETÖ'nün yayın organı altında.
- Türkiye'nin bu büyük reformundan sonra 15 Temmuz'da hayata geçiremedikleri heveslerine ebediyen veda edeceklerinin farkındalar. Biz, kıta geneline yayılmış 6.5 milyon vatandaşımızla, onlarla birlikte geleceğe yürümek istiyoruz.

Kapıda beklettiler
- Bizim Almanya'ya, Avusturya'ya, Belçika'ya bir düşmanlığımız yok. Biz AB'ye üyelik için ilk başvuran ülkelerdeniz.
54 yıldır kapıda bekletmelerine rağmen bundan vazgeçmedik.
Bugün Güney Amerika'dan Kafkaslara kadar her coğrafyadan ülkeye vize serbestisi sağladıkları halde Türkiye'ye kapıları kapatmaya çalışmaları kendi ayıbıdır.
Mülteci akını karşısında paniğe kapıldılar.

Faşizm ruhu kol geziyor
- Kendilerinden olmayan her şeye düşman kesiliyorlar. Geçmişte Yahudilere, Roman kardeşlerime aynısını yaptılar; Boşnakların katledilmesine göz yumdular. Sadece 2. Dünya Savaşı'nda 50 milyon insanın ölümüne sebep olan bir yıkım ortaya çıktı. Şimdi AB'nin de içini boşalttılar. İşte İngiltere ayrılıyor mu?
Bundan sonra AB'nin demokrasi, özgürlük, adalet dersi verme hakkı kalmamıştır.
Faşizm ruhu Avrupa sokaklarında kol geziyor.
BİZE ULAŞIN