MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

ABD de istihbarat örgütlerince karıştırılacak mı?

Amerika'daki düşünce kuruluşlarında, sade Türkiye için değil, tüm dünya ülkeleri için felaket senaryoları yazılır ve bu senaryolar üzerinde beyin fırtınaları estirilir. Bu senaryolardan biri yıllar önce Hudson Enstitüsü'nde hazırlanmıştı.

Bir senaryo
Bu senaryoda İstanbul ve Ankara'daki PKK kaynaklı sabotajlar ertesinde Türkiye Irak'a askeri müdahalede bulunuyordu. Burada cevabı aranan soru Amerika'nın bu durumda nasıl davranacağıydı. Bu arada Amerika'nın Irak topraklarında yaşayan ve destek alan PKK'nın yönetici isimlerini Türkiye'ye teslim edip etmeyeceği de cevabı aranan sorulardandı.

Hep ABD var
Bu senaryonun tartışılmasının üzerinden en az 10 yıl geçti. Ama hâlâ PKK'lılar Irak topraklarında. Geçen hafta Ankara'yı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı'na da "Irak'taki PKK'lı yöneticileri bize teslim ederseniz pek çok sorun çözümlenir" denildi. Yani düşünce kuruluşlarının senaryolarının ötesinde, başta ABD olmak üzere müttefikimiz olan devletlerin istihbarat örgütlerinin senaryolarını uygulamaya koydukları kesindir...
Örneğin PKK yöneticileri nasıl Amerika himayesindeyse, 15 Temmuz darbesinin baş sanığı Fetullah Gülen de, ABD'de değil midir?

Sıra Amerika'da mı?
Ama işin trajikomik yanı aynı tür senaryoların ABD'de de üstelik Amerikan istihbarat örgütleri ve siyasetçileri tarafından sahnelenmesidir. Bu senaryolardan birinde, Trump'ın seçilmesinin Putin tarafından sağlandığı kanıtlanacak ve Trump Kongre tarafından Başkanlıktan azledilecektir.
Neyse... Böyle durumlara sinema seyircileri çok alışkındır. Mesela "Death of a President" (Bir Başkanın Ölümü) adlı İngiliz yapımı filmde, Başkan Bush bir suikast sonucu öldürülüyor ve Başkan olan yardımcısı Cheney de Suriye'yi işgal emri veriyordu.

Yerli yapımı mıydı?
Kısacası toplumları kargaşaya sürüklemek, suikastlar düzenlemek, darbe yaptırmak, sahte belgelerle kamuoyunu yanıltmak, gerçek hayatta bilinen şeylerdir. İran'da Musaddık (1953), Şili'de Allende (1973) böyle devrilmemişler miydi? Macaristan (1956) ve Çekoslovakya'daki (1968) özgürlük hareketleri, böyle sona erdirilmemiş miydi?
Ya da 15 Temmuz darbe girişimi yüzde 100 yerli yapımı bir senaryonun sahneye koyulması mıydı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN