Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

“Eski güzel günler”i anarken “yeni güzel günler”i de görmezden gelmeyelim

Bayram günleri yaşanırken, genellikle "Eski Güzel Günler" hatırlanır. Belirli yaşın üzerinde olanlar, sonsuz yolculuktaki aile büyükleri ile birlikte geçirilen bayram günlerini anarlar. Çocuklar sanki kendileri hiç büyümeyeceklermiş gibi, büyüklerin nostaljik takılmalarını hiç anlamaya çalışmazlar.

Eski güzel günler
Toplumların bayrama bakışı ailelerinki gibidir. Akıllarda hep "Eski Güzel Günler" vardır. Anılar ve hatırlarda kalanlar seslendirilirken, bugünü değerlendirmek pek kimsenin aklına gelmez.

Yeni güzel günler
Ben bu bayram biraz da "Yeni Güzel Günler"den söz etmek istiyorum. Mesela tüm ihracatımızın petrol ithalatına yetmediği 1980'i hatırlıyorum. Bilmem hatırlar mısınız? İhracatımız 2.8 milyar dolara ulaşarak rekor kırmıştı. Bugün 160-170 milyar dolarlık ihracat rakamlarını doğal bulduğumuzda, ihracatımızın eski güzel günleri anlamsız kalmıyor mu?

Büyük değişim
Ya turizme ne demeliyiz? Turgut Özal kamuya ait kıyıları turistik tesislerin yapımına açtığı gün, Türkiye'deki toplam turistik yatak sayısı, Yunanistan'ın sadec Girit adasındaki yatak sayısı kadardı. Antalya'da bir tane otel denilebilecek otel vardı ve Bodrum'da hiç otel yoktu. Köylü toplumdan kentli topluma geçiş öyle hızlı oldu ki, pek fark etmedik.

Darbeler geride kaldı
O eski güzel günlerde 10 yılda bir darbe yapılır ve özellikle dış siyasette rota tekrar Amerikan yörüngesine sokulurdu. 20'nci Yüzyılın ikinci yarısında bir Başbakan ile iki Bakanın idam edilmelerine karar veren organa "Yüce Divan" denilmesine pek itiraz edilmezdi.

Yeterli değil
Söylemek istediğim şu... Yaşadığımız günlerin kıymetini bilelim ama bu gün ulaştığımız başarıları da fazla büyütmeyelim. Çünkü 80 milyonluk Türkiye'nin sanayideki, ticaretteki rakamlarını mesela bir başka 80 milyonluk ülkenin yani Almanya'nın rakamları ile karşılaştırırsak, ezik hissederiz kendimizi. Yani ulaşmamız gerken hedefler hâlâ çok uzağımızdadır.

Üst değerler
Dün ile bugünün temel farkı, beyinlerimizi yeni hedeflerimize göre programlamış olmamızdır. Dünya ile rekabete açık olmak... Bir tarım ülkesi olurken, endüstrileşmeyi ihmal etmemek... Çoğulcu ve özgürlükçü demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü, Türkiye Cumhuriyeti'nin üst değerleri, olarak benimsemek... Kurban Bayramı'nız kutlu olsun. Böyle kutsal günlerde zaman zaman dünyevi içerikli özhesaplaşmalar yapmakta sayılamayacak kadar çok yarar vardır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA