OKUR TEMSİLCİSİ - YAVUZ BAYDAR

Tasfiye mi, değişim mi?

Tabii ki ikincisi. Türkiye'de yaşanan sosyopolitik değişim dalgası, medyanın tüm hastalıklı bakış ve yapısıyla bunun dışında kalamayacağını epeydir tüm açıklığıyla göstermekteydi, sonunda bir kesim meslektaş devekuşu tavrından vazgeçmeye başladı.
Ama tartışma çarpık. Bile bile çarpıtılıyor. Mesleğe ihaneti benmerkezciliğiyle simgeleyen bir kesim, işlenen onca "günahın" mesuliyetinin baş veya yardımcı aktörleri olduklarını bildikleri için hedefte kendileri varmış gibi bir havayı yaymaya çalışıyorlar. Onlardan ve temsil ettikleri "gazetecilik"ten iyice bıkan okurların, izleyicilerin güdümlü bir komploya kurban gideceklerine inanmasını bekliyorlar. Kahramanlık taslayarak.
Yanılacaklar. Çünkü siyaset ve toplumu "okumayı" çoktan unutmuş olan çıkar düşkünü "gazeteci", er ya da geç kendi mesleki sonunu hazırlamaya mahkumdur. Kamu çıkarına bağlılığı patronun medya dışı işlerine hizmetle takas etmiş olan "gazeteci" bunun yatsıya kadar süreceğini anlamak istemez. Direnir, ama sadece bir yere kadar.
Yıllarca "kamu yararı" denilen ilkeyi devletin ve "güçlünün" yanlışları altına paspas ettiler. "Sahibinin sesi" olmak, sessizlerin ve mağdurların sesi olmaktan çok daha "iyi" geldi. Yalan haber, çarpık haber yazdılar, gerçeği sakladılar, haksızlıkları yolsuzlukları görmezden geldiler. Mesleği şantaj aracı yaptılar. Haber ve yazılarının içine tiksinti verici bir "ben" öznesi koymayı "yenilik" diye yutturdular. Medyada farklı seslerin yeşermesini, çeşitliliğin artmasını engellediler. Meslektaşları susturulur, yayınları gaddarca kapatılırken, haklarında "ifade suçu" davaları açılırken, sevmedikleri görüşleri öne süreni öldürülürken hep başka tarafa baktılar. Yargısız infazlara ortak oldular.
"Çıkar sapması" onları tabii ki batağa saplayacaktı.
Hala bu minval üzre devam ediyorlar. "Farklı" olan bir gazeteciliği topyekun "yandaş" diye aşağılamanın artık tescillenmiş mesleğe ihaneti perdeleyeceğini sanıyorlar. En ufak bir özeleştiri yapmadan, özür dilemeden, "ben nerede neyi yanlış yaptım" muhasebesine zorlanmadan saadet sürer diye umuyorlar.
Oysa okur ve izleyici onları çoktan terk etti. Onların zekalarına yıllarca medya yoluyla edilen hakaretler, siyasi bir fatura olarak geri döndü. Halk çoktan başka bir yerde. Yıllarca kandırılan, egoları dalkavuklukla şişirilen patronlar da neyin yanlış gittiğinin farkında. Para kazanıldı, ama meslek iflas ettirildi.
Söz konusu olan toplumsal değişimdir. Her alan gibi, ülkenin en sorunlu sektörü olan medyayı etkilememesi mümkün değildir. İzleyeceğiz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN