3 Aralık tarihli gazetede yer alan bir haber için avukat Sezgin Tanrıkulu'dan şikâyet aldım.
Haberde, PKK'nın "Kandil Grubu" sanıkları arasında yer alan Lütfü Taş'ın, bir süre önce CHP'ye katılan Sezgin Tanrıkulu'yu avukatlıktan azlettiği aktarılmaktaydı.
Haber metninde "..Kandil grubundan Lütfü Taş, mahkeme heyetine azilname içerikli dilekçe sundu. Taş, dilekçesinde, bir süre önce Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır ziyaretinden sonra CHP'ye katılan ve üyeliği resmi olarak kabul edilen Diyarbakır Barosu eski Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nu azlettiğini ve bundan sonraki duruşmalarda kendisini vekil olarak temsil etmemesi talebinde bulundu."
Habere "CHP'ye Katılınca Müvekkili Azletti" başlığı konmuştu.
Tanrıkulu, "Haber yanlış" diyor.
Açıklaması şöyle:
"26 Eylül 2010 tarihinde cezaevinden gönderilen dilekçede "gördüğüm lüzum üzerine avukat Sezgin Tanrıkulu ve Emin Aktar'ın duruşmalarıma girmemesini talep ediyorum. Keyfiyetin avukatlara bildirilmesini talep ederim" şeklinde dilekçe göndermiş Lütfü Taş. Bu dilekçe 28 Eylül 2010 tarihinde dosyaya girmiş. Dünkü (2 Aralık Perşembe, yb) duruşmada hâkim bu dilekçeyi zapta geçirmiş. Duruşmada ben yoktum. Sanık Lütfi Taş ta yokmuş.
Benim CHP'ye üyeliğim 30 Kasım 2010 tarihinde gerçekleşti ve basında yer aldı. Bununla CHP arasında nasıl bir bağlantı kurulmuş anlamam mümkün değil gerçekten. Başlık da yanıltıcıdır. Düzeltirseniz sevinirim."
Yaptığım araştırma, Tanrıkulu'nun haklı olduğunu gösteriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.