OKUR TEMSİLCİSİ - YAVUZ BAYDAR

Çelişkiler yanıltır

Haber ne kadar önemliyse manşet ve spotlar da o kadar önemli. Haberin özüne uymayan başlıklar, onunla çelişen spotlar okuru yanıltır, güvensizliği besler

SABAH'ın 14 Ekim Pazar günkü Almanlar'dan Kürtçe Yasağı manşetiyle ilgili çok sayıda eleştiri ve şikâyet aldım.
Söz konusu olan, kapsamlı olarak Almanya'dan Kürtçe'ye Ret başlığıyla iç sayfada da devam eden bir haberdi.
Gelişme ana hatlarıyla şöyleydi: Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Alman federal hükümetinin entegrasyon programından yararlanmak için 16 eyaletin meclislerine ağustosta başvurmuş, "anadilde eğitim, meslek seçimi, aile içi şiddet ve kötü bağımlılıklar konusunda devlet destekli seminerler verilmesi" talebinde bulunmuştu.
Haber bu yazılı başvuruya gelen cevaplarla ve beklenen gelişmelerle ilgili olarak kurgulanmıştı. Haberin altında, "Ne talep ediyorlar" başlığı altındaki kutuda gayet açıklayıcı bir şekilde, madde madde talepler de sıralanmıştı.
Baş sayfadaki spotta Almanya'daki Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini "Almanya'nın 16 eyaletinden 16'sının da kabul etmediği" yazılmıştı.
Ancak, okurların da işaret ettiği gibi, haber başka bir şey anlatıyordu.
Emin Çavdar şunu dile getirdi: "Ön sayfadaki haber özetine baktığımda, orada 10 eyaletin henüz yanıt vermediği, yazılı yanıt veren 6 tanesinin ise yeşil ışık yakmadığı yazılı. Bu durumda nasıl oluyor da eyaletlerin hepsi de ret yanıtı vermiş oluyor, işin içinden çıkamadım ve kızdım. Bunu zekâyı küçümsemek olarak alıyorum."
Başka okurlara göre de manşetten başlayan, kendi ifadeleriyle "gerçeği çarpıtan" bir durum söz konusuydu.
İç sayfadaki haber metninde ayrıntılara yansıyan nüanslar haberin rengini gerçekten de değiştiriyordu: Yazılı yanıt veren kimi eyaletler talebin inceleneceğini (yani işleme konduğunu), kimisi de eyaletin ilgili bakanlığına gönderildiğini belirtmişti.
Saarland eyaleti "gündeme alırız" sözü vermiş, Bremen ise "yasal imkânların araştırılacağını" yazmıştı.
Ret gibi görünen yanıtlar sadece iki eyaletten gelmişti.
Yine haberden anlaşıldığına göre bu kararların hiçbiri nihai değildi; konu tüm eyalet meclislerinin üstündeki Alman Federal Meclisi'nde (Bundesrat) bu hafta görüşülecekti.
Kısacası haber bu "süreç"i, yani gelişmekte olan bir durumu anlatırken, manşet ile iç sayfa başlığı ("Almanya'dan Kürtçe'ye ret") ve spotlar "kesinleşmiş bir durum"dan söz ediyordu.
Okurların kimini şaşırtan, kimini ise öfkelendiren bir durumdu bu.
Ombudsman'ın yorumu:
Manşet, başlık ve spotlar yanlış ve yanıltıcı. Okurlar eleştirilerinde haklı. Başvuru süreci henüz sonuçlanmamış; ret de gelebilir, onay da. Veya sürünceme de yaşanabilir. Ama haberin anlattığı gibi kesinleşmiş bir durum henüz ortada yok.
Böylece bir kez daha aynı konuya geri dönüyoruz:
Başlıkla haber ilişkisi veya kopukluğu. Temel kural şudur: Haber (eğer editoryal kabul görmüş, yayına uygunluk konusundaki mesleki kriterleri geçmiş ise) neyi anlatıyorsa, başlık ve spot da aynen onu yansıtmalıdır.
Başlık ve spotlar haberin ne önüne geçebilir ne de gerisinde kalabilir. Hele, başlık ve spotların haberle açıkça çelişir olmasıhiç kabul edilemez. Dikkatsiz ve ihmalkâr yaklaşımlar okurların yanıltılmasına ve gazeteye güvenin sarsılmasına yol açar. Bu asgari titizliği SABAH'tan her okuru bekliyor.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN