GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Mühür kimdeyse, Süleyman O'dur

Performans rezilliği taşıyan koca sezon bitmek üzereyken, Aragones bir 'ucube' kararın daha sahibi olarak, kendisi seçenlerin 'hakkını' verdi. G.Gönül'ü tandemin 'ikincisi' yaparak 70 yıllık birikiminin 'boşuna' olmadığını hepimize gösteriyordu. Aslında tribünlerden sallanan 'beyaz mendillere' karşılık dilekçe verir gibiydi.
Ama sahaya çıkan F.Bahçe kadrosunun 'Ne olursa, olsun' gibi bir tavrı vardı. İnönü'nün boğucu atmosferine, rakibin eline aldığı liderlik şansı ile hırslanmasına aldırmadan, tüm zaaflarını soyunma odasında bırakmışlardı. Sahada kimin şampiyonluğa oynadığını, bilmeyen anlayamazdı. Selçuk'un orta sahadaki organizasyonu, Emre'nin hırsı ve Carlos'un soğukkanlılığı ile Ernst&Sivok orta sahası bir anda 'pas manyağı' oldu. En iyi bildiklerini yapmaya başladılar, topu ayaklarında tutarak, maçı beklemeye değil, 'almaya' karar verdiler. Beşiktaş uyuşmuş ve halsizce dakikaların üstüne yıkılmasını seyrediyordu. Bu arada önce Güiza, sonra Semih ile gelen gollerle, İnönü gürültüsüne 'susturucu' da takıyorlardı. Bu sene F.Bahçe'yi ve Beşiktaş'ı izleyenlerin şaşkınlığı arasında, F.Bahçe kadrosu ufak bir 'tekzip' mesajı sıkıştırır gibiydi. Ne yazık ki, sadece büyük maçlarda geri gelen hafızaları, bir yemek sonrasında yaratılan şaibe düşüncelerini de yok ediyordu. Sahada F.Bahçe vardı ve Beşiktaş'ı yeniyordu.

TARİHİ GÖREVİNİ YAPTI!..
Sivas'ın, Antep'te bıraktığı üç puanın ardından, maç öncesinde garanti yaftasını kağıt üstüne koyanlara karşı, bu forma 'küçümsenemez' diyen 'isyankarların' ellerinde, bırakmaya niyetli olmadıkları şampiyonluk 'mührü' duruyordu.
F.Bahçe bu sezon 'kaybetmemesi' gereken dördüncü maçından da istediği alarak çıktı. Semih oyundan çıkana kadar, 65 dakika sergilediklerini oyunun benzerini Saracoğlu'nda hiç yaratamamışlardı. Bu takımı seyretmek İnönü'deki 'müthiş' seyirciye kısmet oldu.
Sivas'ı, sonra da Beşiktaş'ı yenerek F.Bahçe tarihi görevini yaptı. Zirvenin mührünü vurdu. Belki şampiyon değiller ama nasıl 'büyük' olunacağını iyi biliyorlar...
Böylesi bir hocayla, bu kadar eksikle, neredeyse 'sıfır' moralle sahaya çıkan F.Bahçe'yi, izlemeyi tercih eden Beşiktaş'ın ise, sahadaki resimde yer alan beş yanlışı bulması gerekiyor. Öncelikle de; büyük maç kazanmadan, şampiyon da olunmuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.