GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Seyircili maç!

İlk maçın skor rahatlığı üzerine eklenen, Sion'un alçak çıtası, F.Bahçe'yi 'önem' verdiği lig maçı öncesinde rotasyona götürdü. Takım ve oyun liderlerinin (Emre, Carlos ve sakat Alex) olmadığı bir maçta, sahaya çıkan ekibin "Geçmesi gereken 90 dakika" olarak gördüğü karşılaşmada, az kalsın, kalplerin duracağı gerilim de oluştu.
Sion 2-1'i yakaladığında, Avrupa Ligi'nde bir gol uzakta kaldığında, Portekizli hakemin Kazım'a yapılan hareketi 'penaltı' olarak yorumlamasıyla, herkes rahatladı. Semih ile ikili olmaya soyunan Santos'un yarattığı ilk gol ve usta penaltısı dışında, takımın veya sistemin parçası olmaya niyetlenmemesiyle birlikte kopukluk başladı. Semih'in orta sahaya yaklaşıp, sağını;solunu rakip alana çekmeye çalışması bile 'beyhude' çaba olarak kalıyordu. Tek bir organize atak yapamıyor, özellikle sol bindirmelerde "hatalı paslar" zinciri kuruyorlardı. Cristian ve Selçuk'un diklemesine yaptığı bir koşu olmadı gibi, etkili pas denemesine kalkışmamaları bile dikkat çekiciydi.

YILDIZ TARAFTARDI
Bu noktada F.Bahçe'nin kendi yarı alanında bulunan ve savunmayı düşünen yapısını ne kadar derli;toplu düşünsek bile, iş rakip sahaya geldiğinde, "biri bir şeyler yapsın" etabı başlıyordu.

Diyarbakır'dan kurtarıcı olarak dönen Gökhan Gönül'ün, iki Sion golünden de 'hatalanması' da ilginçtir. Kendine aşırı güvenin cezası kesiliyordu. 77'de Emre ve Güiza değişiklikleri ile F.Bahçe'ye biraz 'hareket' geldi. Ve yine ilginçtir, bekin önüne geçmesi gereken Santos, forvetin 'üçüncüsü' olarak kendini ilan etti.
Bu tip 'almazlar'ın görüleceği maçlar elbette olacaktır. Ancak golleri atıp, bir;iki bilek hareketi ile alkışları yutmanın, Santos'u 'ayrıcalıklı' sınıfa yükseltmesi doğru mu?
Daum, kazanan takımına ses çıkarmıyor ve her şeyi oluruna bırakıyor. Bir şeylerin daha iyi olmasını sağlamak için, kaybetmek mi gerekiyor? Maçın yıldızı elbette taraftarlardı. Maraton'un A ve B blokları, tezahürat yasaklısı, F.Bahçe gönüllüsü deli fişekleri bir araya getirmişti nihayet. Ve dalga dalga yönettiler tüm stadı. Müthiş şovlarla, sıkıcı maça eğlence ve hareket kattılar. Uzun yıllar sonra koltukları dolu olmasına rağmen 'seyircisiz' izlediğimiz Saracoğlu'nda, 12. oyuncuyu da izledik.
BİZE ULAŞIN