GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Yedeklere veda!

Sahadaki Fenerbahçe kadrosu, eğer ligde de devam eden takım olsaydı, Fenerbahçe, averajla liderin arkasında olur muydu?
Mazeretleri ne kadar çok olursa olsun, topu dürtmekte bile tereddüt taşıyıp, yamalı paslar, paslı koşular, dilsiz şutlar veya sağır şutların sahipleriydi hep sahadakiler.
Hangisini konuşsak, diğerine saygısızlık ederiz. Kadronun en devamlı yedeği Selçuk ile başlayalım. Eğer birisinin futboluna 'kekeme' diyeceksek, birinci sırayı kendisine ayırmak gerekir.
Deniz Barış ve Bekir'in topla küskünlükleri sürüyor. Evet, mücadelenin içinde varlar. Hiç olmazsa kötü koşmuyorlar mı demeliyiz? Fenerbahçe formasını giyen oyuncunun vasatı bu mudur?
Santos, Carlos'dan bayrağı devir almış. Tüm sezona geçmiş olsun dedirtecek galiba. Bir tane bile atak bindirmesi göremedik. Köşesinde, kendi halinde mutlu bir sol bekti. En önemli hücum silahı iki bekiydi Fenerbahçe'nin. Yeterince yokmuş gibi, bir tane daha "sakız çiğnerken, yürüyemeyen" daha göreceğiz bu gidişle...

YENİ DÖNEM BAŞLAMALI
Bilica-Lugano ikilisinin dikkatli oyunu ile Semih'in hücumları biraz şekle büründüren pas trafiği vardı iyi-güzel görünen.
Uğur Boral'ın istekli ama yetersiz çabaları, Özer Hurmacı'nın sağ kulvardaki emeklemesi, soğuk havada maç seyredenlerin avuçlarına üflediği bir-iki sıcak nefes sağladı.
Yine düşünelim. Bu takım ligde ne yapardı? Aklımdan geçeni yazmaya içim elvermiyor.
Daum ya bu oyuncuların formunu yükseltip, futbolu tekrar hatırlamalarını sağlayacak, ya da sezon sonunda (ya da ortasında!) hepsi kendine bir başka takım bulacak, onlardan daha iyileri gelecek.
Hemen hepsinin çok güzel sözleşmeleri var. Bunlar kalitelerine inanıldığı için veriliyor. Bu görüntüleri ile aldıkları ücretin dörtte birine, bu parazitli görüntüyü netleştirecek yenileri gelir.
Avrupa Ligi'nde grubu lider olarak bitirmek, beş maç üst üste kazanmak önemli bir başarı. Kötü oynarken bile kazanmayı bilmek, kazanmak zorunda olan bir rakibe karşı pozisyon bile vermeden maçı bitirmek dünkü 90 dakikanın Fenerbahçe için artı hanesiydi. Roberto Carlos'a elveda derken, yetkili ve etkili Aykut Kocaman ile bambaşka bir devrin başlamasını bekliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.