GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Mavi Fil'den, Sarı Kanarya'ya...

90'lı yılların ortaları, Barcelona her yıl şampiyonluğa oynuyor. İyi-kötü devam ediyorlar. Ama genç bir avukat, Laporta kulübün iyi yönetilmediği fikrinde. 15 arkadaşı ile bir araya geliyorlar ve daha düzgün, daha kararlı, daha vizyonlu olmak gerektiğine inanıyorlar.
Çalışmalara başlıyorlar. Girdikleri ilk seçimi de kaybediyorlar. Mutlak güçlere karşı hareket ederken, kulübün eskilerini ikna etmeye çalışıyorlar. Sonunda Laporta başkan seçilecek gücü ve desteği arkasında toplamayı başarıyor ve bugünkü Barcelona doğuyor.
15 kararlı, Barcelonalı arkadaşın başlattığı bu hareket "Mavi Fil" olarak adlandırıldı.
Şimdi Fenerbahçe'de küçük bir grup, 150 kişi ile toplandı. Konuşan Fenerbahçe adını verdikleri bir oluşum kurdular. Kulübün iyi yönetilmediğine inanıyorlar. Amatör Şubeler'de daha efektif bir idare olabileceğini savunuyorlar.
Hepsi bir yana, en büyük şikayetleri "konuşamamak" olan bu kişiler, "Eleştirilerimizi özgürce yapalım. Kulüpte kürsüden indiriliyorsa insanlar, bizlerin yaptığı toplantıda söylesinler fikirlerini. Nasıl olsa birileri duyar, bir ders çıkartır, bir önlem alır" diye düşünüyorlar.
Barcelona'daki Mavi Fil'den sonra, Fenerbahçe'deki Sarı Kanarya hamlesi...

RAKAMLAR DEHŞET!
Toplantılarına gittim. Sunumlarını dinledim. "Boyanmış" olarak nitelenen bilançonun satır aralarından çıkardıkları dehşet bir rakam var. Borcun 425 milyon lira olduğunu belirtip, kulübün uçurumun eşiğine doğru gittiği vurguladılar. Kongreye gidenler, konuşmacıları dinleyenler bunu bilmiyor. Onlar oralarda söyletilmeyenleri, merak edenlere duyuruyor.
Bu grubun en önemli özelliği, hepsinin "tribünden" arkadaş olması. Gayeleri Fenerbahçe olan kişilerin, kulübün daha iyi olması için akıl üretmesi var burada.
Konuştuğum çoğu kişi onları "grup" olarak niteledi. Yani, kongre tutacak, aday belirleyecek, Aziz Yıldırım'a karşı seçime girecekler. Dervişin fikri ile zikri meselesi var ortada. Böyle bir oluşumun, eleştirinin sadece kulüp sevgisi ve endişesi ile yapılacağını anlamıyorlar.
Konuşan Fenerbahçe Platformu, Fenerbahçe'nin 11 Eylülü'dür. Kulübün yönetilmesi için birçok genç üye fikir beyan edecek, eleştiri yapacak, aralarında tartışacak, doğruyu bulmaya çalışacak.
Davet edildikleri halde, böylesine şeffaf bir toplantıya yöneticilerin veya başkanın katılmamasını anlamadım. Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki daha büyük toplantıya eminim gelecekler, özgürce söz alanları, kürsüden indirilme tehlikesi olmadan konuşanları dinleyeceklerdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.