Bayramın ikinci günü kaleme aldığım 'İzmir Kadınları' başlıklı yazıma, sevgili okurlardan çok sayıda olumlu yönde 'ileti' aldım. Yazımın sonunda vurguladığım, İzmir'in kuruluşuna dair efsanelerden biri olan 'Amazonlar'la ilgili minik bölüm ise, sevgili okurların yönelttiği yeni soruları gündeme getirdi. En iyisi bu soruları daha iyi yanıtlamak için, bugün sözü bir ustaya, "İzmir Efsaneleri" adlı nefis kitabın yazarı Yaşar Ürük'e bırakayım. Ürük'ün kitabındaki, "İzmir Adı Hakkında" başlıklı incelemesinden, Amazonlar'a ilişkin küçük bir bölümü paylaşıyorum:

ATLETİK VE ÇEVİKLER
"İzmir hem kuruluşunda hem adını almasında hem de zaman içindeki yolculuğunda, gerçek olaylarla, efsanelerin iç içe yaşanmış olduğu bir şehirdir. Bu efsanelerden bir tanesi, Amazonlar tarafından kurulması ve şehri kuran Amazon'un adını alması üzerinedir. Amazonlar, birçok efsaneye kahraman olmuş savaşçı kadınlardır. Ana yurtlarının ülkemizin Karadeniz kıyısında yer alan Pontus Bölgesi olduğu söylene gelmiştir. Neredeyse Anadolu'nun tamamı dışında Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerinde de, Amazonlarla ilgili efsanelerden söz edilir. Oldukça atletik ve çevik olan bu savaşçı kadınların, birçok anlatımda güçlü bedenleri olduğundan, atlara çıplak bindiklerinden, oklarını hedefe etkili gönderebilmek amacıyla, yaylarını daha iyi çekebilmek için sağ göğüslerini kestirdikleri ya da dağlayıp körelttiklerinden söz edilir ve kendilerine "memesiz" anlamına gelen Amazon adının bu nedenle verildiği söylenir.
Bazı efsanelerde Amazonların erkeklerle cinsel ilişkiye girmelerinin yasak olduğundan söz edilir. Buna göre soylarını sürdürebilmek amacıyla komşu erkek kabilesi olan Gargareanları yılda bir kez ziyaret edip birlikte olurlar. Bu birliktelikten dünyaya gelen çocuklardan erkek olanlar ya babalarına gönderilmekte ya da öldürülmektedir. Kız çocukları ise kendileri gibi birer savaşçı Amazon olmak üzere yetiştirip eğitilmektedirler. Bu arada savaşlarda esir aldıkları erkekler köle olarak kullanılıp, bir zaman sonra öldürülürler. Kimi araştırmacılara göre Amazonlar, İ.Ö XV. yüzyılda Doğu Karadeniz'den gelen savaşçı ve kadın papazlardır. Sağ memeleri kesilmiş, kalkanlı ve mızraklı, adaleli ve yanık yüzlü bu kadınlar, dev gibi atların üzerinde Ege Denizi ile buluşurlar. Uzun saçlı bu kadınların şakaları yoktur ve çok iyi savaşmaktadırlar. Bu nedenle yerli halk bu yeni kavmi çaresiz kabullenir.

İZMİR'E GELİRLER
Efsaneye göre Pontus'tan Ege'ye gelen Amazon grubu, İzmir Körfezi kıyısına kadar ulaşır ve gördükleri güzelliklerden çok etkilenerek hemen orada bir şehir kurmaya karar verir. Yeni kurdukları bu şehre de liderleri Zmirna'nın adını verirler. Zmirna adı zaman içinde çeşitli dil ve ağızlardaki farklılaşma ile Zmirni, Zmirna, Esmira, Yezmir, Samornia, Smirne, Simire, Semire, Lesmire, Lesmir, Ksimire, Siniros, Mirina, Samorna, Zimirra, İsmire, Yezmir olarak söylenir. Eski İon dilinde, adların başına "i" takısı getirildiğinden, bu ad 'İzmirni' olarak dillenir ve daha sonra Türkler tarafından 'İzmir' olarak benimsenir. Amazonların İzmir ile ilgisinin bir başka bulgusu ise, tarihten gelme paralardır. İzmir'e egemen olan birçok uygarlığın parası üzerinde Amazon resmi vardır. Bu olgu bile Amazonlarla ilgili efsaneler ile gerçeğin birbirine nasıl karıştığının göstergesidir.
Bu efsanenin bazı varyantlarında yerli halkı kendilerine kabule zorlayıp kente de kraliçeleri olan Smyrna'nın adının verilmesini sağladıklarında da ayrıca söz edilir.
Tarih içinde birçok şehrin Amazonlar tarafından kurulduğu savı birçok efsanede yer alır. Bunlar arasında Ephesus, Sinope, Paphos ve Smyrna en çok sözü edilenlerdendir."
Evet, Yaşar Ürük'ten çok uzun alıntımızı, artık burada noktayalım. Amazonları ve diğer İzmir efsanelerini merak edenler, Yaşar Ürük'ün Heyemalo Yayınları'ndan çıkan kitabını edinebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN