'Yarın ne olacağı belli olmaz.'
Gerçekten de böyle. Hayat uzun gibi görünen bir nehir.
İşte ilk gençlikten yarınlara baktığınızda, sanki hiç bitmeyecekmiş gelir insana. Hayattan yol alınınca ise; büyük filozof Arthur Schopenhauer'in (1788-1860) dediği gibi olur her şey sanki:
"Gençliğin bakış açısından bakıldığında, hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur: Yaşlılıktan bakınca çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığınızda, kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler, aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız."
İşte bu yönde, zorunlu bir sona doğru ilerleyen hayat; değişimlere, sürprizlere gebedir sürekli.
Bu nedenle, 'yarın ne olacağı hiç belli olmaz'; hiç büyük konuşmamak, kabullenmeyi öğrenmek gerekir. Çünkü, 'yarın ne olacağının hiç belli olmaması'; sadece insanların seçimleriyle ya da başarıları ve başarısızlıklarıyla ilgili değil.
Hayatımızın tümünü bu bakışla açıklayamayız belki.

BİR ZAMANLAR ZİRVEDEYDİ

Acıların, sevinçlerin, hüzünlerin ve mutlulukların, farklı dönemleri var.
Biliriz ki bir Çin atasözü gibi; "Mutluluk, mutsuzlukla kol kola yürür."
Elbette yine Schopenhauer'in dediği gibi; "Yazgı kartları karıştırır, biz de oynarız."
Aslında bütün bu satırları bana, değerli Teoman Baygan düşündürdü.
1980'li yılların sonunda, Yeni Asır'da ekonomi muhabirliği yaparken; ilk tanıdığımızda iş hayatının zirvesinde olan; sonra yıllarca yine bu zirvede kalan Teoman Baygan.
Dürüst kişiliği, çalışkanlığı, yaratıcılığı, zekası ile bilinen Baygan.
1967 yılında Alarko'nun baş mühendisliğinden ayrılıp, İzmir'de minnacık bir sermaye ile iş hayatına atılarak, o zirveye tırmanan adam.
Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasına giren, Amerika'da bile üretim tesisi kuran, 80'nin üzerinde ülkeye ihracat yapmayı başaran, milyonlarca dolarlık cirolara ulaşan, bir zamanların dev TEBA'sının patronu.
2001 ekonomik krizi sonrası sürece yayılarak, içine düştüğü fırtınalı sarsıntıyı aşamayan, iki bine yakın insanın çalıştığı sonuçta iflas eden TEBA'nın yaratıcısı.

ALINACAK ÇOK DERS VAR

Muhabirimiz sevgili Soner Çağlar'ın, bugün Egeli Sabah'ta değerli Teoman Baygan ile gerçekleştirdiği söyleşi çok anlamlı.
Yukarıdaki satırlarda yansıttığım aynı Baygan, şimdi İzmir'de 600 liralık emekli maaşından kesintilerle geriye kalan 410 lira ile geçiniyor.
Elbette kızları da destek veriyor Teoman Baygan'a.
Ama bu hikayeden alınacak ders; Teoman Baygan'ın yaşadıkları kadar, O'nun durumu ve bu süreçteki tüm sorumluluklarını kabullenmesi.
Ayrıca 80 yaşına böyle ulaştığı halde, yakınmayıp, tam aksine hala gelecekten umudunu yitirmeden; Türkmenistan'a soğutma ve ısıtma sistemleri ihracatı yapabilmek için, çeşitli projeler üzerinde çalışmayı sürdürmesi.
Sonuçta bu hikaye, hepimizin hayatlarının 'farklı renkler ve nedenler' üzerinde yükseldiğini, hepsinin tekliği ve eşsizliğini; ama aslında 'neyin sahibi olduğumuzdan' çok, 'yarının hiç belli olmadığı' bu dünyada, insanlığımızı korumanın değerini anlatıyor. Yine Schopenhauer ile bitirelim bu yazıyı:
"Krallar taçlarını ve asalarını geride bıraktılar, kahramanlar da silahlarını.
Ama aralarındaki, görkemlilikleri dışlarına taşan, bunu dışarıdaki şeylerden almayan büyük insanlar, büyüklüklerini yanlarında götürdüler."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN