ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

İşporta gerçeği

Egeli Sabah'ın birinci sayfasında olan fotoğrafa iyi bakmak gerekli.
Fotoğrafı, muhabirimiz Soner Çağlar çekmiş. Yer, İzmir'de tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın girişi. Fotoğrafta, sadece bu tarihi çarşının girişinde, 7 işportacı olduğu görülüyor.
Kimsenin 'ekmek kavgası'na saygısızlık yapmak istemeyiz. Amacımız bu değil. Ama özellikle saat 18.00 sonrasında, işportacı baskınına uğrayan şehir, estetik açıdan çok çirkin bir görünümle kucaklaşıyor. Ayrıca en önemlisi, gıdadan tekstile, elektronikten hediyelik eşyaya kadar, birbirinden farklı ürünlerin satıldığı bu tezgahlar, haklı olarak vergisini ödeyip ticaret yapan binlerce esnafın da tepkisini çekiyor. Şurası bir gerçek ki, İzmir'de bu işin çivisi çıkmış durumda.
Tam 14 bin işyerinin bulunduğu, İzmir ekonomisinin can damarlarından Kemeraltı, trajik durumda.

YÜRÜMEYE ÇALIŞMAK
İşportacılar, özellikle saat 18.00 sonrasında, İzmir Konak'ta bulunan Valilik binasının önünden başlayarak, tüm çarşıyı donatıyorlar.
Hatta aynı manzara, bir de Bahribaba Parkı'ndan başlıyor, Karataş'a kadar uzanıyor. Benzeri manzarayı Hatay'da, özellikle Nokta Durağı çevresinde gözlemliyoruz. Kentlilerin neredeyse kaldırımlarda yürüyebilmeleri bile imkansız hale gelmeye başladı.
Bir yanda çığırtkanlar, diğer yanda kaldırımlarda yürümeye çalışan (evet çalışan) kentliler. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'na ne demeli! El arabalarıyla dolaşan, açıkta gıda ürünlerini satanlar. Karşıyaka Sahili'nde de benzer manzaraları görmek mümkün. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi ise akşam karanlığı bastığı andan itibaren, kelimenin tek anlamıyla tanınmaz hale geliyor.

YAKIŞMIYOR
Hele ki ilerleyen saatlerde, Kıbrıs Şehitleri'nde yürümekte zorlanıyorsunuz. Resmen yolun ortasında kurulu kömür ızgarada 'Adana kebap' yapıyorlar. Ne ararsanız var. Her şey satılıyor! Artık "Olur da, bu kadarı da olmaz", demek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü manzara inanılmaz; kendinizi Uzakdoğu'da bir pazarda dolaşır gibi hissediyorsunuz. Sonuçta İzmir'de tam bir işporta endüstrisi oluşmuş durumda.
Bu işe ekonomik anlamda formül bulunmak isteniyorsa, kentin belli noktalarında 'işporta çarşıları' mı kurulur, yoksa başka çözümler mi oluşturulur? Bilemiyoruz... Bu sorunu çözmek, artık bu alanda sorumluluk taşıyan insanların işi. Yeniden tekrarlayalım, amacımız kimsenin ekmek kavgasına saygısızlık değil. Ama Türkiye'nin gözbebeği bir kent, artık bu manzarayı kaldırmıyor. İzmir'e bu görüntüler yakışmıyor.
İnanmayanlar, akşamları önce Kemeraltı'nı, belli bir saatten sonra da Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ni dolaşsın. Geri kalmış ülkelerin pazarı gibi...
Yeri gelmişken, yine İzmir'e yakışmayan farklı bir konudaki çirkin görüntüye de değineyim.

REKLAM İYİ DE...

Kentin her yanına çoğunluğu izinsiz olarak asılan pankartlar nedeniyle, 'kent estetiği' diye bir kavram kalmadı. Tarihi mekanların üzerinde de rastlıyorsunuz bu pankartlara, farklı noktalarda da... Çok çirkin... Bu pankratları asanlar arasına, bazen ne yazık ki kamu kurumları, bazı belediyelerimiz de katılıyor. Hiç mi sıkılmıyorlar, İzmir'de 'kent estetiğini' böyle ayaklar altında çiğnemeye. Nasıl rahatsızlık duymuyorlar! Anlaşılır değil...
Reklam yapmanın, kentteki kültürel etkinlikleri duyurmanın, çok sayıda farklı yöntemi var. Bu kentin yıllar önce hazırlanmış bir reklam yönetmenliği var aslında.
Bu yönetmenlik uygulansa, bu görüntülerin hiçbiriyle karşılaşamazsınız. Ama demek ki uygulanmıyor!
Eğer yerel yönetimler hem kendi kültürel etkinliklerini, hem de kentte gerçekleştirilen diğer kültür sanat etkinliklerini, halka duyurmak istiyorlarsa; bari belirlenmiş bazı noktalara, daha estetik, göze daha güzel görünen, yeşil alanların üzerinde olmayan, tarihi yapıların önünü kapatmayan panolar yapıp koysunlar. Herkes denetlenerek, belli bir disiplin anlayışı içinde, o panolardan yararlansın. Çünkü bu ilkel, estetik dışı görüntüler, İzmir'e yakışmıyor. Ayrıca bunlar çok zor işler değil. Ama yerel yöneticiler, zaten bu tablodan rahatsızlık duymuyorlarsa; inanın diyecek hiçbir söz kalmıyor..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN