ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Hayat notları: Marilyn'den

Zaman hızla akıp geçerken; kendimiz hep düşlediğimiz şeyler miyiz acaba? Ne insan durdurabilirken zamanın akışını, ne zaman insanı; sadece çok derinden hissettiklerimiz dışında, adına gerçeklik dediğimiz şey, bazen bir kurgudan ibaret mi? Şimdi bunu bana "Marilyn Monroe'nun köpeği düşündürdü" desem, çok komik gelir size... Oysa ironik bir romanın sayfaları arasında karşılaştığım sözcükler sürükledi oralara beni...

***
MAF... "Köpeğinin Marilyn Monroe'ya ve Hayata Dair Düşünceleri" (*)
Tarih 1960. ABD'nin ilk Katolik Başkanı Kennedy yeni seçilmiş; soğuk savaş yılları, Küba krizi, ırk ayrımı tartışmaları ön fonda. Önde ise edebiyat ve sanat dünyasının arayışları.
Uzay yarışı da başlamış bu arada. Hollywodd ise bütün renkleriyle en önde yine...
***
Ünlü aktris Natalie Wood, Frank Sinatra'ya minik bir köpek veriyor. Frank Sinatra ise yavruyu New York'a götürüp, Marilyn Monroe'ya hediye ediyor. Şirin Malta Teriyesi. Ama ABD'nin o günkü koşullarına uygun olacak herhalde, adı Mafya Şekerlemesi konuyor. Kısa adı MAF... Kitabın anlatıcısı da MAF... Önemli tanığı. İnsan gibi konuşuyor. Bir yerinde şöyle diyor:
"Bir köpeğin en büyük yeteneği, ilgi alanında olan her şeyi içselleştirmektir; sahiplerimizin bildiği şeyleri özümser ve karşılaştığımız kişilerin düşüncelerini unutmayız.
Hafızalarımız gayet iyidir ve neyin gerçek, neyin düşsel olduğuna dair insana has kapsamlı ve ölümcül kesin ayrımlar yapma zaafı bizde yoktur."
***
İnsan bu ironik kelimeleri köpeğin ağzından okuyunca, 'insanın kendisini tanıma serüveninin' ne sonsuz olduğunu hissediyor sanki bir daha... Çünkü insana ait; bir köpekçe söylenmiş bu sözler, insan ruhunu iyi anlatıyor. Ah entelektüel köpek MAF... Bir de 'Troçkist' kendisi! En çok bu hali çok sevimli... Varoluşculuk ile yoğrulan 'gerçeklik' olgusuna düştüğü dip not ise şaşırtıcı:
"Varoşulculuğun altın döneminde yetiştiğimden; bireyin mutlaka doğru olması gerektiği düşüncesini, biraz saçma hatta gülünç bulmamı lütfen mazur görün.
Bizler düşlediğimiz şeylerizdir....
Gerçekliğin kendisiyse en üst düzey kurgudur..."

***
"Bak sen, felsefeci Troçkist köpek MAF'a!" demek istiyor insan... Çünkü bulunduğu siyasal keşmekeş, toplumsal hayat fırtınaları arasında, tam olarak dört ayak üstünde, sağlamca duruyor MAF; insanlara inat sanki... Bir de insanları anlatarak, insanın kendini bilme yolculuğunda, bir köpeğin gözünden insana ışık tutarak hem de...Bir yerde şöyle diyor tatlı tatlı örneğin:
"Böyle yapar insanlar işte. Sizinle konuşurlar.
Konuşurken de saçma sapan laflar ederler. Hem sizinle konuşurlar, hem de sizin namınıza. Böylece kendileri tarafından belirlenmiş olan ve sergilemenizi istedikleri kişiliği çizerler.
Sizinle birlikte oldukları her an, siz istedikleri şeyi inşa eden bir varlıksınızdır..."
***
İnsan insana karşı hep böyle değil midir zaten!.. Ötekine... Başkası ile konuşurken bir insan, kendisi tarafından belirlenmiş olan kişiliği çizmez mi, öteki için. Empatiyi tanımadan...
Oysa şimdi ve tüm derinliklerde... En derin kutsal yerde... Fırtınaların, sevgilerin kıyısında; insan bilirse 'sadece şimdi'de aldığı soluğun kıymetini; her şey farklı olur...
***
İnsan belki de sadece, kendi kendisini resmetmeli hayat tuvalinin üzerine... Sevgiyle hissettiklerini... O zaman değişir, ötekine bakış. Yollar açılır... Yürür insan... Aynı zamanda Marilyn Monroe'ya aşık MAF'ın dediği gibi; güzellik, aşk ve gerçeklik getiren çabalar ebedi...
İnsandan sonsuza kalan, sadece budur belki...
(*) Kitap, TEMBEL HAYVAN Yayınları tarafından yayınlandı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN