ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Pazartesi mektubu Özlenen tablo

Geçtiğimiz perşembe günü, akşam saatlerinde Paris'ten İstanbul'a havalanan uçaktaydık.
Uçağın ön bölümünde, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile eşi Gülten Günay oturuyordu.
Tam arkalarındaki koltuklarda, CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ile annesi gazeteci Ayşe Önal vardı. Yine yakınlarında, İzmir Ticaret Borsası ve VOB Başkanı Işınsu Kestelli, Fransa'nın İzmir Konsolosu Zeliha Toprak, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş ile İTO İş Kadınları Konseyi Başkanı Asuman Nardalı Tokuş oturuyordu.
Biz Yeni Asır'ın Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı ile daha arka sıralardaydık. Sevgili Şebnem ile birlikte, bir ara birkaç soru yöneltmek üzere Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın yanına gittik.
Tam o esnada, biri bakan, diğeri milletvekili iki siyasetçi, dostça, sahici bir şekilde sohbet ediyorlardı. Uzaktan bakınca "Keşke bu örnekler çoğalsa, Türkiye'nin buna ne çok ihtiyacı var" diye düşündüm. Zaten aynı günün sabah saatlerinde, Paris'te İzmir'in EXPO 2020 sunumunda, benzeri, duygulu bir tablo yaşanmıştı.

İZMİR'İ ŞİİR GİBİ ANLATAN
Filmler ile süslenmiş, kelimenin tam anlamıyla 'harika' olarak niteleyebileceğim sunumda, İzmir Valisi Cahit Kıraç, İngilizce seslenerek, başarılı bir konuşma yapmıştı. Ardından Şafak Pavey, gerçekten gözlerimizin dolmasına neden olacak, yine İngilizce, İzmir'i şiir gibi anlatan duygulu konuşması ve zarif duruşuyla, salondaki herkesi çok etkilemişti. İnsanların kalplerine seslenmişti.
Finalde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yine BIE delegelerine İngilizce seslendiği konuşmasında; mükemmel bir içerikle, lirik bir yaklaşımla, İzmir'i anlatmıştı. Salondaki herkes, bu konuşmadan çok etkilenmişti.
İzmir rakiplerini ürkütecek düzeyde, belki de EXPO yolculuğunda önemle anılacak çok başarılı bir sunum gerçekleştirmişti. Hatta oturumu yöneten BIE Başkanı bile, İzmir'in sunumundan etkilenerek, herkese eşit mesafede durması gerekirken, kendini tutamayıp sunumu övmüştü. Tüm İzmir heyeti haklı bir gurur içindeydi, bu havanın verdiği dostluk ve dayanışma duygusu, gerçekten çok güzeldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, birbirlerine zekice espriler yapıyorlar, dostça sohbet ediyorlardı.
Bu tablonun aynısını uçakta gördüm, Günay'ın, Şafak Pavey'e gösterdiği saygısına; teşekkürünü çok dostça iletişine tanık oldum. Zaten olması gereken de buydu. Normal olan, doğal olan...

İNSANIMIZ BUNA LAYIK
O anda içimden, Türkiye siyasetinin ve bu ülkenin insanlarının, aslında bu ve benzeri tabloların yaşanmasına ne çok ihtiyacı olduğunu, bir kez daha hissettim. Siyasetçilerin, konuşarak, yalın bir şekilde, birbirlerini anlayarak siyaset yapabilmelerini, bunu başarmalarını, bunun hiç zor olmadığını, artık bu ülkede siyaset yapma tarzının mutlaka değişmesi gerektiğini, bu ülkenin insanlarının da, bu güzelliğe layık olduklarını hissettim bir kez daha...
Ayrıca Ertuğrul Günay'ın, Şafak Pavey'i İzmir sunumuna, Paris'te konuşma yapmak üzere davet etmesinin, ne kadar yerinde ve doğru bir tercih olduğu da anlaşılmış oldu.

BİR CESUR YÜREK
Bu arada yazıma bir başka not daha düşeyim. Uzun bir süredir göremediğim eski dostum gazeteci değerli Ayşe Önal ile Paris'te karşılaşmak güzel bir sürprizdi.
Her şeyin çabuk unutulduğu günümüz Türkiye'sinde, Ayşe Önal'ın değerini de hatırlatmak istedim siz sevgili okurlara. Önal, 1996 yılında, 'Dünyanın en cesur gazetecisi' seçilen, 2000 yılında çeşitli dünya ülkelerinden 21 kadınla birlikte 'Amazing Women' belgeselinin 'İnsan hakları ve hukuk mücadelesi sürekliliği' bölümünde yer almış özel bir insan.
Mesleğinde hep değerli işlere imza atmış, onlarca ödül almış, sayfalar dolusu yazı yazmış cesur bir gazeteci.
Bu hatırlatma da, bu yazının dip notu olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN