ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Evrensel pencere

Sık sık İzmir'in nasıl bir dünya kenti olabileceği üzerine konuşuyoruz. Elbette bu İzmir'in 'küresel şehir' olabilme gerçeğiyle ilgili. Şehirlerin geleceğinin, çok farklı yerlere doğru savrulduğu günümüz dünyasında, her anlamda küreselleşme, farklı gelişme olanakları sunuyor şehirlere. Ulus devletlerin bile sınırlarını aşmış oluyor küresel şehirler, kendi yarattıkları artı değerlerle. Elbette küreselleşmenin, şehirler için getirdiği olumsuzluklar da var ama iyi yönetildiğinde, getirdiği olumluluklar çok daha fazla. Küreselleşme, hızla büyüyen kent merkezleri için, yeni ekonomik açılımlar sunarken, kentin insanı da bundan yararlanmış oluyor. Ayrıca evrensel finans ağından, üretime kadar, tüm ağlara katkı getiriyor bu tablo.
Tüm bunların arasında, İzmir gibi köklü bir şehir, kültür sanatta da, kendisine evrensel pencere açan yerde durabilmeli. Kültür sanatta, uluslararası düzeyde etkinlikler, bunun için yeni mekanlar, aktif kullanılan alanlar gerekli. İzmir'de birçok yerel yönetim, kültür sanat alanında güzel şeyler yapmaya çalışıyor ama bunların evrensel ayakları ne kadar sağlam ve kentlilerin tümü, bu etkinlikleri ne kadar, nasıl paylaşıyor? Bu sorunun yanıtı üzerine ders çalışmak gerekli.

ARKAS SANAT MERKEZİ

Yani kültür sanat alanının, yerel yönetimlerin çabası dışında, bir kültür endüstrisi ile buluşabilmesi; yeni sponsorlukların, büyük kurumların, bu işlere daha çok emek ve bütçe ayırması gerekiyor. Çünkü onlar da, bu alanlarda prestij sağlıyorlar bu katkıları karşılığında. Küçük bir örnek: Bir okurum, son bir yılda mekansal anlamda ve sanat hareketliliği açısından İzmir'e katkı sağlayan, evrensel sanat penceresi açan, hangi iş yapıldı, diye sorsa; hemen Arkas Sanat Merkezi örneğini verirdim. Bu merkez geçen yıl Kordonboyu'nda orijinal haliyle korunabilen ender tarihi yapılardan olan Fransa Konsolosluğu binasının, denize bakan bölümünde açıldı. Arkas ciddi bir bütçe ayırmıştı bu işe ve bina şık gece aydınlatmasıyla birlikte, baştan aşağı elden geçmişti. Bu merkez, ciddi bir boşluğu doldurdu kentte.
Çok önemli iki resim sergisi ve şu anda süren sergi, binlerce insan, özellikle öğrenciler, üniversiteliler tarafından gezildi. Örneğin Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas'a ait özel koleksiyon içinden seçilen eserlerle oluşturulan post-empresyonist resim sergisini, 9 bine yakın insan ziyaret etti İzmir'de. Muhteşem rakam, kentliler yaşayarak keyifle paylaştı sergiyi. Sergi üçüncü kez uzatılmak zorunda kalmış ve en çok dikkat çeken eser ise, Renoir'in "Madam Thurneyssen'in Portresi" isimli tablosu olmuştu. Üstelik İzmir'e kruvaziyer turizmi aracılığıyla gelen çok sayıda turist de, ziyaret etti sergiyi. İkinci sergi de, aynı ilgiyi gördü. Binlerce insan ziyaret etti Arkas Sanat Merkezi'ni. Üçüncü sergiyi ise ancak açıldıktan günler sonra gezebildim. Ağzım açık kaldı, kelimenin tam anlamıyla hayran oldum. Serginin kahramanı fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ, tüm dünyadan 21 adet opera binası, 23 adet tarihi kütüphaneyi fotoğraflamış. Fransa, Almanya, İsviçre, Avusturya, Portekiz ve İspanya gibi bazı ülkelerde çektiği tarihi kütüphane ve opera saraylarına ait, toplam 44 büyük boyutlu fotoğraf, sizi büyüler gibi duruyor karşınızda. Sergi 'Sessizliğin Yankısı' adını taşıyor. Çünkü bütün mekanlar, boşken çekilmiş. İnsan kendisini fotoğrafların içinde hissediyor. Müthiş bir şey.

KAÇIRILMAYACAK SERGİ
İşte
müthiş evrensel bir iş. Dünyanın neresine, gitse ayakta alkışlanır. Zaten öyle bir şey ki, sergiyi gezenler, fotoğrafların başından ayrılamıyor dakikalarca. Bugüne kadar çok sayıda insan gezmiş sergiyi. Arkas Sanat Merkezi, pazartesi dışında hep açık, 30 Aralık tarihine kadar. İzmir'e yolu düşenler, kentliler kaçırmasın sergiyi.
İzmir, kültür sanatta Akdeniz'in önemli merkezlerinden biri nasıl olur, dünyada bu alanda nasıl adı geçer, nasıl bir cazibe merkezi haline gelir? Bu sorunun yanıtını merak edenler de, gezip görmeli, hem Arkas Sanat Merkezi'ni hem de bu sergiyi. Yazının amacı daha iyi anlaşılacaktır o zaman... Yani sözü aşıp, işe bakmak gerekli... Evet bu alanda da işe...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN