İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin
PKK'ya destek veren ülkeleri açıkladı.
Aralarında Ermenistan'ın da olduğunu görünce geçmişte okuduğum bir olayı sizinle paylaşma gereği duydum.
Bu millet neler çekmiş,
Hatırlansın istedim.
Yeni nesiller de,
Boş şeylere kanmasın dedim.
Önce aşağıdaki yazıyı okuyalım.
Sonra da başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim…
Atalarımızın bu topraklar için verdiği kutsal mücadeleyi asla unutmayalım.

***
Birinci Dünya Savaşı'nda 15 bin askerimiz İngilizler'e esir düştü.
Askerlerimizin bir kısmı,
Mısır'ın İskenderiye kenti yakınlarındaki Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.
***
Kampın tam adı,
"Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-i Harbiye Kampı" idi.
1918'de Filistin Cephesi'nde esir düşen
16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri bu kampa gönderildi.
12 Haziran 1920'ye kadar,
Yani iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet ve ağır hakaretlere maruz kaldılar.
***
Bu insanlık dışı muamelenin
Başrolünü Ermeniler oynadı.
Çünkü sadece onlar Türkçe biliyordu.
Osmanlı askerlerinin ifadelerini yalan yanlış tercümeyle,
Hem de kışkırtıcı bir üslupla İngiliz komutanlara ilettiler.
Bu kışkırtmalar yüzünden
Kamp komutanları azılı Türk düşmanı kesilmişti.
***
Savaş bitmişti.
Ancak kamptaki ağır koşullar nedeniyle
Ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, İngilizlerin işine gelmemişti.
Çünkü olası bir savaşta,
Bu askerlerin yeniden savaşabileceği Ermeniler tarafından İngilizlerin beyinlerine kazınmıştı.
***

Tek çözüm,
Toplu katliamdı…
Askerlerimiz,
Mikrop kırma bahanesiyle,
Süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu.
Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı.
Mehmetçik,
Suya ayağını sokar sokmaz,
Bu madde nedeniyle haşlanıyordu.
***
İngiliz askerleri,
Dipçik darbeleri ile
Askerlerimizin havuzdan çıkmasına izin vermiyordu.
Mehmetçikler,
Bellerine kadar gelen suya Başlarını sokmak istemedi. İngilizler
başlarının üzerine ateş etmeye başladı.
Çaresiz kalan askerimiz çömelerek başını suya soktu.
Ama başını sudan çıkaranlar
Artık göremiyordu.
Çünkü gözleri yanmıştı…
***
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişi de fayda etmedi.
Ve 15 bin askerimiz kör oldu.
Bu vahşet,
25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü.
Milletvekilleri Faik Bey ile Şeref Bey bir önerge vererek,
Mısır'da krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini söyleyip, bunun faili olan İngiliz doktor, garnizon komutanı ve askerlerin cezalandırılması için TBMM'nin harekete geçmesini istediler.
***
Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı.
Ağır sorunlarla uğraşan TBMM'de bu hesap sorma işi unutulup gitti.
Ama onlar gördüğünüz gibi hiçbir şeyi unutmuyor…
Kendi ihanetlerini bile
Soykırım ambalajı ile dünya kamuoyuna sunuyor.
Bugün sınırlarımız içinde kardeşçe yaşadığımız Ermenileri onlarla aynı kefeye koymak elbette yanlış olur.
Ama 1918'deki ihaneti bugüne taşıyan Ermeniler, şimdi PKK militanlarını tedavi ediyor.
"Hepimiz Ermeniyiz" diyerek sokaklara dökülüyoruz ya,
Hangi sınıf Ermeniler'den olduğumuzu ayırt etmemiz lazım.
Yoksa bu vatan uğruna can verenlerin kemikleri sızlayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN