ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Bu millet sevdi mi hesapsız sever

Memleketimde Zaloğlu Rüstem'i tanımayan yoktur.
Acımasız ve zalimin biriydi.
Uzun boylu ve sivri bir yüzü vardı.
Yüzündeki derin çizgilerin her biri ayrı bir cinayeti saklar gibiydi.
Asık suratlıydı.
Onu gülerken gören yoktu.
Yanında gülebilen biri de…
Kaç faili meçhulü vardı bilinmez.
Hırsızların, tecavüzcülerin düşmanıydı.
Karısı teyzemdi.
Zaloğlu gibi biriyle yaşayan cesur bir kadındı teyzem.
Kocası ne kadar gaddar ve zalimse teyzem de bir o kadar insancıl, vicdan sahibiydi.
Karıncayı bile incitmezdi.
Gülenle güler, ağlayanla ağlardı.
Mesoraş yaylasında köpekten korkup silahını çeken biri tarafından kazayla vurulmuştu.
Hastaneye yetiştirilmek istenirken yolda kan kaybından öldü…
Teyzem çok sevilirdi.
Ona uçan kuşlar bile ağladı.
Katili ise Zaloğlu'nun korkusundan kafayı yedi.

***

Zaloğlu Rüstem koyu bir Demokrat Partiliydi.
Teyzem de Anahtar Partisi'nden.
Kenan Evren'in 80 darbesiyle kapattığı Milli Selamet Partisi'ne 'Anahtar Partisi' derlerdi.
Of'un pazarı perşembe günüdür.
O gün ilçe mahşer yerine döner.
Kalabalığı fırsat bilen siyasiler de mitinglerini hep bu günde yapar.
1977 seçimlerine bir hafta kala yine Of'ta miting vardı.
Siyasi liderlerin biri geliyor biri gidiyordu.
Teyzem dükkâna geldi.
Kapıdan çıkacağı sırada Erbakan'ın belediye hoparlöründen etrafa yayılan sesini duydu.
Olduğu yere çöktü teyzem.
Keyfi yüzüne vurmuştu.
Elini kulağına götürdü ve Erbakan Hoca'yı dinlemeye başladı.
O sırada teyzeme, "Çok mu seviyorsun Erbakan'ı?" dedim.
"Hem de ne kadar" demişti.

***

1960 darbesinde de amcam Demokrat Parti Trabzon mebusu olarak Yassıada'da yargılanmış, sonra Kayseri Cezaevi'ne konmuştu.
Zaloğlu Rüstem amcamın mahpusa düşmesine içerlemiş, İnönü'ye çok kızmıştı.
Ziyaret sırasında amcama, "Salih Bey, emret İnönü'yü vurayım" dedi.
Kadın kıyafetiyle Meclis'e girip İnönü'yü indirmeyi planlamış meğer.
Bu fikri doğal olarak kabul görmemiş.
Bunları niye mi anlattım?
"Bu millet sevdi mi işte böyle sever" demek için…
Bu millet vatanı için sevdiği lideri için ölümün üstüne bile yürür.
Hem eskisi gibi darbeleri kuzu kuzu kabul etmeyeceğini de 15 Temmuz kalkışmasında gösterdi zaten.
Neyse…

***

ABD'nin Türkiye'ye oynadığı oyunu millet gördü.
Ama malum kafa hala bunu milletten gizliyor.
NATO'nun Atatürk ve Erdoğan'ı düşman hedef olarak gösterilmesi basit bir olay değil.
ABD'nin, DEAŞ'ı Suriye'den el sallayarak uğurlaması da öyle.
DEAŞ'ı kuran, besleyip büyüten ve ona kafa kestirenin Amerika olduğu biliniyor artık.
15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı eğer DEAŞ ve PYD'li teröristler Hatay ve Kilis'ten içeri girip kanlı bir katliama imza atacaktı.
Milletin tankların önüne duvar olması bu kanlı tezgahı bozdu.
MİT TIR'larının DEAŞ'a silah taşıdığı yalanını yazanlar DEAŞ'ı ve PYD'yi ABD'nin kurup beslediği gerçeğini de gizliyor.
Sarraf üzerinden Türkiye'ye yeni bir tuzak kurulduğunu da…
Kirli planın Türkiye'deki baş ortağı Aydın Doğan'ın Hürriyet'i çıktı.
Sarraf üzerinden Türkiye köşeye sıkıştırılmak isteniyor.
Aydın Doğan da aklınca 15 yılın öcünü Reis'ten böyle alacak.
O Kılıçdaroğlu'nu pohpohlayıp duruyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ABD'li savcılar ve savcılık görevlileri hakkında soruşturma başlattı.
Çok da iyi etti.
Dosyadaki belge ve delillerin çalıntı, sahte içerikli olduğunu gerekçe gösterdi.
Aydın Doğan ve candaşları kıvranıp duruyor şimdi.
Türkiye'de bombalı katliamların faili de Amerika'dır.
Uyanık şehirlerimizde bombaları patlatmadan önce kendi vatandaşlarına 'orayı terk et' demeyi ihmal etmedi.
İşte bazıları:
Atatürk Havalimanı, Sultanahmet, Beyoğlu, Vezneciler, Çankaya ve Güvenpark, Bursa Ulu Camii, Gaziantep, Bağlar ve Sur, Samandıra Kışlası ile Midyat'taki saldırılarda yüzlerce insanımız şehit oldu.
Bu cinayetlerin hepsi 15 Temmuz öncesi işlendi.
Bastırılan darbe sonrası tek bir bomba patlamadı.
Amerika'yı kudurtan bir gerçek de bu.
Aydın Doğan medyası FETÖ'nün montaj kasetlerini FBI dinlemesi gibi sunup 'algı' operasyonuna devam etsin!
Ne diyeyim başka...

BİZE ULAŞIN