ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Işığa koşanlar kaybetmezler

Arı hikayesini bilir misiniz?
Bilenler beri gelsin…
Bilmeyenlere anlatalım…
Arılar ile sinekleri bir şişeye koydular, şişenin tabanını ışığa, ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirdiler.
Arıların hepsi ışığa doğru gitti.
Ama dışarı çıkmayı başaramadılar.
Sinekler ise şişenin ağzına üşüştü.
Ve karanlığa doğru uçup gözden kayboldular.
Ağzı açık şişenin karanlık tarafına doğru tek bir arı bile gitmedi!
Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam ettiler.
Arıların akılsız davrandığını düşünüyor olabilirsiniz.
Gerçek bambaşka oysa…
Bilim adamlarına göre arılar olmazsa, insan yaşamı da olmazdı.
Hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasından kendi kovanını bulan ve o kovanda yüzlerce peteğin arasından kendininkine yumurtlayan, hiç şaşırmayan bir canlıdır arı...
Nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi?

***

Günümüze uyarlarsak daha iyi anlaşılacaktır.
Işığa doğru yürüyenlerin önünde hep bir engel vardır ve olacaktır da.
İşte onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenlerdir.
Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir onlar.
Bu uğurda gerektiğinde ölebilenlerdir.
Yakın siyasi tarihimize bakın.
Mesela 15 Temmuz gecesine… O gece karanlığa koşan kimdi?
Kemal Kılıçdaroğlu neredeydi?
Aydınlık için milletiyle sokaklarda olan kimdi?
Bunu yaptıran yürek, azim, sevgi, ilkeler ve dürüstlüktü işte.
Dahası kendine ve yaşadığı topluma saygıydı.

***

Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır.
Karanlığa yürüyenlerdir.
Karanlık düşüncelilerdir.
Örnek göstermeye gerek var mı?
Sinekleri görüyorsunuz.
Şişenin ağzının karanlığa açılmasının sinekler için hiçbir önemi yoktur.
Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır sinekler.
Sadece kendi yaşamları söz konusudur.
Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya uçarlar.
Onlar için karanlık olması önemli değildir…
Ama arılar savaşçıdır.
Amacı ışığa ulaşmaktır.
Kovalamak isterseniz karşı koyar.
Engellere aldırmaz.
İğnesini sapladığında öleceğini bile bile.
Arı değerleri için ölür.
Ama sinek kaçar.
Sonra yılışık yılışık tekrar döner kovulduğu yere.
Yemeklerinize, kollarınızın üstüne…
Pis ayaklarıyla ezer yaşadığımız her yeri...

***

Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakır.
Sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürer.
Çöplükte, tuvalette, bataklıkta…
Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin önemi yoktur.
Sinek olup karanlığa mı?
Arı olup aydınlığa mı?
Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa ulaşmak için çabalayanlara bin selam…

***

Peki, bu nasıl muhalefettir?
Bu nasıl siyasettir?
Bu nasıl kafadır Allah'ım?
Yapılanlara bakın.
Yalan söylemenin iftira atmanın da bir düsturu var…
Her dakika, hatta her saniye yalan söyleyip, iftira atılır mı?
Böyle siyaset olur mu?
2019'a giden yolda malum kafa iyice sapıttı.
FETÖ'nün öldürmek için plan üstüne plan yaptığı Reis'i, Kemal Kılıçdaroğlu FETÖ'cü ilan etti.
Pes yani…
Vallahi midem bulandı.
İnsan biraz utanır be!
Saadet Partisi'nin başındaki zat da işi gücü bırakmış Erdoğan'la savaşıyor…
Malum kafanın dolmuşuna binince şakuli kaydı adamın.
Nimet yerine konmanın şımarıklığını yaşıyor.
Sivas katliamından kendini sorumlu tutan Doğan Medya'nın satışını bile istismara kalktı.
Oysa yıllarca 'Bir kısım medya' deyip durmuştu.
Umutsuzluktan kafayı yiyen yöneticilerin partisi haline gelen CHP için 2019'da da umut yok…
Kemal Kılıçdaroğlu sonunu bildiği için tek ayağı üstünde kırk yalan söylüyor.
Yeni Türkiye milletin Türkiye'si olacak.
Bunların değil…
Sabır…
Az kaldı…

***

8 gün yokum

Yıllardır durmadan yazdım.
Biraz izin istiyorum…
Kutsal bir görev için uzaklarda olacağım.
Gelince anlatırım.
10 Nisan'da buluşmak üzere…
Sevgiyle, saygıyla kalın değerli dostlar ve okurlarım…

BİZE ULAŞIN