CEMALETTİN GÜRSOY

Lanetli kullar!

Bugün 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde özürlü istihdamını işleyecektim. Ancak engelli camiasını yakından ilgilendiren çok önemli bir konuya değinmem şart oldu. Gerçi daha önce konuyu yazmıştım. Ancak, engellinin alenen aşağılanmasına tanık olunca yine yazmam gerekti. TV eleştirmenlerinin konuya parmak basmasını bekledim. Sadece Yüksel Altuğ, Günaydın'daki köşesinde yazdı. Diğerleri herhalde "Özürlü neyime" düşüncesiyle konuyu es geçti.
Bazı TV'lerde dini yönü ağırlıklı programlar yayınlanıyor. Ne acıdır ki bu programlarda masum insanlar töhmet altında bırakılıyor. Özellikle de özürlüler. Bazı bilgilerden yoksun olarak yapılan bu yayınlarla, tüm özürlüler toplum gözünde küçük düşürülüyor.
Dünyada yaşayan yaklaşık 900 milyon engellinin hepsi, ailelerinin yaptığı kötülükler sonrası sakat kalan insanlar mı? Dünyayı bilmem ama Türkiye'de evet. Nasıl mı? Anlatayım...
Geceleri geç uyuduğumdan TV'de yayınlanan birçok programı takip ediyorum. Dini yönleri ağır basan bazı dizilerin çoğu, güya insanları kötülüklerden arındırıyor... Beni inanç ağırlıklı yayınlar olması değil, özürlülerin toplum gözünde küçük düşürülmesi ilgilendiriyor.
İzlediğim her bölümün sonunda, oyuncular nedense sakat kalıyor. Yani çalan, çırpan, yetim hakkı yiyen, çıkar için 'şeytana külahını ters giydiren' dümenbazların akıbeti, ya körlük oluyor, ya da spastiklik...
Doğal olarak benim gibi bu programları izleyenler, "Dedem, babam ve anam yardımseverdi.
Kimseye kötülükleri de yoktu. Üstelik anam namazında ve niyazında biri. Peki ben neden sakat kaldım? Acaba kimin günahını çekiyorum" sorusunu soruyor.
Ben de bu tür program yapımcılarına soruyorum: Bu nasıl ilahi adalet! Ki, doğuştan, kaza ya da yanlış tedavi gibi nedenlerle sakat kalanlar bile, size kalsa, mutlaka birinin günahını çekiyor. Yani sakat kalmayı hak etmiş. Deyim yerindeyse "Allah cezalarını vermiş" öyle mi? Bu nasıl mantık! Bu nasıl televizyonculuk! Bunları nereden biliyorsunuz? Yoksa size vahiy mi geliyor? İyi de, bilinçleri çarpıtıp, yalan yanlış senaryolarla para kazanmak günah değil mi? Lütfen bu tür programlarla inanç tacirliği yaparak özürlüyü töhmet altında bırakmayın!
Durum bu!
Sayısız dernek, vakıf, federasyon ve birçok iyi insan ekonomik sıkıntılar içinde zor da olsa engellileri sosyal hayatın içine çekmeye çalışıyor. Maalesef vicdan cüzdana girince bu emekler çöpe gidiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN