CEMALETTİN GÜRSOY

Bir özürlüler şûrası daha kısır geçti

Dördüncü Özürlüler Şûrası geçen hafta Ankara'da yapıldı. 16-20 Kasım tarihlerinde gerçekleşen şûradan 3 günlük gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım. Şûra için farklı illerden gelen engelliler, sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve devlet kurumları yetkilileri ile oluşturulan dört komisyonda engellilerin istihdam sorunları saptanarak farklı ve yeni çözüm önerileri masaya yatırıldı.
Üyeler, istihdam yöntemleri ve yeni yaklaşımlar, işe hazırlama ve yerleştirme, istihdamın sürdürülebilirliği, istihdamda fırsat eşitliği ve özürlülüğe dayalı ayrımcılık konularından oluşan önerileri oylayarak karara bağladı.
Bugüne kadar yapılan dört şûra ile, cuma günü sona eren şûrayı kıyasladığımda oturumların kısır geçtiğini gördüm. Özellikle benim de bulunduğum "İstihdam Yöntemleri ve Yeni Yaklaşımlar Komisyonu"nda maalesef yeni yöntemler oluşturulamadı. Çünkü herkes yaşadığı zorluğu anlatıp, yürürlükteki mevzuatlar etrafında dönüp durdu. Bir tek Kocaeli Belediyesi Belde AŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Uzar istihdamda farklı bir öneri getirdi: Özürlüleri işte uzmanlaştırmaya yönelik bir rehabilitasyon merkezi... (Ben çok beğendim, konuyu haftaya işleyeceğim.) Fakat iyi anlaşılamadığından kabul görmedi. Yazık…
Engelliler için normlara uygun otel seçimi ve organizasyonu harika olan şûranın arzu edilen şekilde başarılı olmamasının bence üç ana nedeni var:
1- Şûra üyeleri çok geç belirlenerek ilan edildi. Dolayısıyla kim hangi komisyona katılacağını seçeyemeyip rapor da hazırlayamadı.
2- Üniversitelerden, çalışma hayatına, özellikle istihdamla ilgili konulara hâkim uzmanların katılımı sağlanamadı.
3- Ortopedik engellileri temsil eden derneklerden katılım azdı. O az sayıdakilerin çoğu da kendileri hakkında belirleyici konular görüşülürken dışarıda lak-lak edip tüttürmekle meşguldü.
Şimdi kimse kalkıp "Şûrada özürlüden çok akademisyen vardı; bizi kaale almadılar" demesin. Önce engelliler birbirlerine engel olmayı bırakıp aralarında birliktelik oluştursun. Ki, her platformda belirleyici olsunlar. Yoksa bu şûrada alınan kararlar da öncekiler gibi uygulamaya geçemeyip kâğıt üzerinde kalır.
Özürlüleri sosyal hayatın içine çekecek kararların uygulamaya geçebilmesi için önerimi yapayım. Bundan sonraki şûraya katılacak üyeler üç ay önce belirlenmeli. Böylece kişiler ve ilgili kurumlar hangi komisyona katılacağını kararlaştırıp raporlarını hazırlamaya başlar. Konular olgunlaşmış olarak komisyonlara gelir ve zaman kaybı olmaz.
Ayrıca, özürlüler şûrası 2 yılda değil, Milli Eğitim Şûrası gibi 4 yılda bir yapılsın. Böylece 2 yılda bir alınan kararların çoğu askıda kalmaz, hem de bütçedeki karadeliğin büyümesi önlenmiş olur. Yoksa, İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'nın dediği gibi "Bu kadar maliyeti yüksek Özürlüler Şûrası kararları mevzuatlarda yer alamıyorsa bunun adı şûra değil, iletişim platforumu" olur.
Bu arada, şûranın ilk günü çok tatsız bir olay yaşandı. Açılış konuşmalarında ismi olmasına rağmen söz verilmeyen Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turan İçli basın açıklaması yapması engellenip, karga tulumba dışarı atıldı. İkinci gün de Türkiye Sakatlar Konfederasyonu asli görevini unutup, Turan İçli'yi kınayan basın açıklaması yaptı. Böylesine trajikomik bir durumda yapılan 4. Özürlüler Şûrası amaca hizmet eder mi? Yorum sizin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN