DENİZ AHMET KÖSE DENİZ AHMET KÖSE

Sonbahar melankolisine çorba terapisi

Kış geldiğinde ilk akla gelen şeydir çorba... Millet olarak süzme mercimeğin, bol acılı tarhananın yeri ayrıdır. Bu günlerde, canınız çorba çekerse bir de benim favorilerime göz atıp öyle girin mutfağa

Yemek kültürünün toplumumuzdaki yerini sanırım anlatmama gerek yok. Ancak bazı yemekler onlara verilen adlarla diğerlerinden sıyrılarak, daha özel anlamlar barındırır olmuş içlerinde. Mesela düzenli bir ritüel olan sabah kahvesinin önemi, 'kahve altı' kelimesinden türeyen kahvaltıyla güçlendirilirken, şartlar ne kadar zor olursa olsun çalışkan olan bir bireyi anlatmak için ekmeğini taştan çıkarır denmiş. Yalnızlığı anlatmak içinse; yapımının kolaylığından olsa gerek çorbaya başvurulmuş ve 'Bir kase çorba kaynatacak kimsesi yok' diye nitelendirilmiş yalnız insanın halleri.

İÇMEK Mİ YEMEK Mİ?
Bakmayın yapımının herkesçe kolay bilindiğine... Çorbanın yapım şekillerini sıralayacak olsak meyanelisi, terbiyelisi, tanelisi, hamurlusu derken iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Başka toplumlarda ise iş hepten karışık. Böyle olması çok normal!
Neredeyse her kültürde ve coğrafyada milattan sonraki ilk yıllarda tüketildiğine rastlanan temel yiyeceklerden biri çorba.
Bağışıklık ve sindirim sistemine birebir olan bu lezzetli sıvı, hem doyurucu olmalı, hem de içimizi ısıtırken oldukça ferah bir tat bırakmalı damaklarımızda.
Diğer tüm dillerde çorba yemek denirken Türkçede içmek olarak yer bulmuş. Bunun sebebiyse bizim kültürümüzde çorbanın daha az taneli ve et veya kemiklerle lezzetlendirilmiş olarak servis edilmesidir.
Oysa ki pek çok farklı mutfakta; daha bol taneli, parça etli, hatta bol hamur işli yemeklere çorba ismini vermişler. Örneğin bizim güveç diye adlandırdığımız yemeğin benzerini batılı ülke mutfaklarında çorba olarak görmek mümkün.

Kereviz ve yeşil elma çorbası
Malzemeler:
1 büyük boy kök kereviz
1 adet orta boy soğan
2 adet yeşil elma
3 dal taze kekik
Tuz
Karabiber
1.2 litre tavuk suyu
1 yemek kaşığı yaban turbu kreması (Bulamazsanız eklemek zorunda değilsiniz.)
1 tatlı kaşığı şeker
Yarım limon suyu
150 ml krema
2 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı:
Tereyağını orta ateşte eritin. Soğanları ekleyin. Beş dakika pişirin ardından kereviz, kekik, tuz, karabiber ve şekeri de ekleyerek pişirmeye devam edin. Kapağı kapalı şekilde 10 dakika kadar pişirin ancak sık sık karıştırmaya özen gösterin. Soyup, çekirdeklerini çıkardıktan sonra küp küp doğradığınız elmaları limon suyu ile birlikte çorbaya ekleyerek, altı orta kısık açıkken, kapak kapalı 10 dakika daha pişirin. Tavuk suyunu ekleyerek ocağın altını açın ve kaynamaya başlayınca hafif kaynayacak şekilde sabitleyin. 15 dakika pişirdikten sonra kremayı ekleyin ve beş dakika daha pişirdikten sonra ocaktan alıp, blender veya mutfak robotu yardımıyla çorbanızı püre haline getirin. İnce doğranmış frenk soğanı ilave ederek sıcak servis edin. Dilerseniz küp kesilmiş kök kereviz ve yeşil elma ekleyerek de servis edebilirsiniz.

Köz patlıcan çorbası
Malzemeler:
1 yemek kaşığı tereyağı
4 adet arpacık soğan
1 diş sarımsak
1 adet orta boy domates iyice közlenecek
1 adet kapya biber iyice közlenecek
5 adet kemer patlıcan - iyice közlenmiş
4 su bardağı tavuk suyu
1/2 çay kaşığı rende muskat
1/2 çay kaşığı tarçın
Tuz
Karabiber

Yapılışı:
Tencereyi ısıtın, tereyağını eritin. Soğan ve sarımsağı tencereye alın ve renk almayacak şekilde birkaç dakika kavurun. İyice közlendikten sonra soyup, küp küp doğranmış domates, kapya biber ve patlıcanları da tencereye ilave edin. 3-4 dakika daha kavurun. Muskat, tarçın, tuz ve karabiber ekleyip kavurun, baharatlar aromalarını bırakınca tavuk suyunu ekleyin ve kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra altını kısın ve beş dakika daha pişirin. Böylece tüm lezzetlerin birbirinin içine geçmesini sağlayacaksınız. Blender ile çorbayı püre haline getirin.
BİZE ULAŞIN