EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

‘Akdeniz’ Hanım nihayet huzur buldu

Osmanlı’nın mezar taşları soyut heykel zarafetindedir

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ın İstiklal Caddesi'ndeki binası yenilendi ve tekrar faaliyete geçti. Salı günü bu vesileyle düzenlenen sergiye gittik. Ev sahibi grubun CEO'su Ömer Koç'tu...
Girişteki Yapı Kredi Yayınları kitapçısı şahane olmuş. Sırf ona uğramak için Beyoğlu'na çıkılır. Üste katta ise bankanın koleksiyonundan derlenen Sarmal adlı sergi vardı. Binada ayrıca kütüphane ve tiyatro salonu da bulunuyor.
Beni en çok sevindirense İlhan Koman'ın Akdeniz adlı heykelinin nihayet kalıcı bir yer bulmasıydı. Artık binanın ikinci katından Galatasaray Meydanı'na bakıyor.
Sanatçı Akdeniz havzasını bir kadın gibi tasavvur etmiş. Kollarını açmış farklı dilleri, farklı milletleri, farklı dinleri, ekonomik ve kültürel alışverişleri kucaklıyor.
1980'de Zincirlikuyu'ya dikilen 4.5 tonluk heykeli, üniversiteye giderken görüp sempati duyardım.


İlhan Koman'ın eseri Akdeniz İstanbul'un çeşitli semtlerinde dolaştıktan sonra geçen hafta YKY binasının ikinci katına yerleşti.

Bir ara sergi nedeniyle GS meydanında boy gösterdi, sonra Yapı Kredi'nin 4. Levent'teki binasının önüne taşındı. Bankacıların temaşasına hapsoldu.
2014'te İsrail'i protesto eden eylemciler tarafından tahrip edildi. Niye yaptıklarını anlamamıştık. "Senin kucakladığın Akdeniz'de katil İsrail de var" mı demek istiyorlardı? (O kadar ince düşünebileceklerini sanmıyorum.)
Bunun üzerine Edirne'den ve Antalya Muratpaşa'dan "Heykeli bize verin" mesajları gelmişti.
Akdeniz, İlhan Koman'ın (1921-1986) saldırıya uğrayan ilk heykeli değil. Sanatçının Ankara Seymenler Parkı'ndaki eseri de geçen sene çalınmıştı. (Soruşturma sürüyor. Hâlâ bulunamadı.)
Koman 1978'de Paris'te bir tiyatro oyunu için küçük heykeller yapmış ancak bunları büyütüp bronza dökmeye fırsat bulamamış.
1986'daki vefatından sonra bin bir çabayla İtalya'da bronza dökülen isimsiz heykel, Aralık 1992'de parka dikilmişti.
İstanbul Art News gazetesindeki habere göre, çalınan heykelin tekrar yapılabilmesi için şu sıralar gereken 30 bin liranın toplanmasına çalışılıyor. (Meraklısı 'gugıllayabilir'.)
Tabii eserleri saldırıya uğrayan tek heykeltıraş İlhan Koman değil. Amancio Gonzalez Andres gibi yabancıların eserlerinden, Mehmet Aksoy'un çalışmalarına, birçok eser saldırıya uğradı Türkiye'de. Bu aralar Atatürk heykelleri revaçta. Meczup kelimesi bir yan-anlam daha kazandı: 'Heykele saldıran kişi'.
Öte yandan Fatih Sultan Mehmet, Yahya Kemal, Lefter, Metin Oktay veya hayvan heykellerine dokunan pek çıkmıyor.
İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? Osmanlı döneminden kalma mezar taşlarımız birer 'soyut heykel' zarafetindedir. Dönemin ustaları onları "heykel sanatı adına" yontmamıştı elbette ama taşlar birer sanat eseri seviyesindedir.

***

Şerif Mardin'in 'Kasaba' dersi

Geçen gün yitirdiğimiz Prof. Şerif Mardin'in entelektüel mirası, herkes için farklı olabilir. Her ne kadar Said Nursi ve Nur Hareketi üzerine yaptığı çalışmalardan çok faydalansam da bende en çok 'Kasaba' dersi yer etmiştir.
1980'li yılların ilk yarısı... Şerif Hoca, kasaba ve küçük kent değerlerinin büyük kentlere etkisini inceleyen bir yüksek lisans dersi 'açmıştı'.
İlk kez verilen bu dersin temel varsayımı şuydu: "Büyük kentleri değiştiren iç göçün temel özelliği, köylü değil kasabalı olmasıdır."



Dersin baştan belirlenmiş bir müfredatı yoktu. Okunacak kitap ve makaleler, ele alınacak konular ders ilerledikçe hoca-öğrenci diyaloğuyla belirleniyordu. (Einstein, fizikçi John Wheeler'a ne demişti: "Öğrenmek istiyorsan öğret...")
Her şeyi Şerif Bey anlatmıyordu. Prof. Mübeccel Kıray gibi konuya dokunan çalışmalar yapmış olan Boğaziçi dışından akademisyen ve entelektüelleri de derse davet ediyordu. Gelen kişi bir saat kadar konuşurdu. Sonra anlattıklarını tartışırdık.
Tam bu noktada, zihniyet farkı dikkatinizi çekmiştir herhalde. Hiçbir şeyi (ki bu hiçbir şeye her şey dahildir) tartmadan, irdelemeden, eleştirmeden; sadece önemli bir şahıs söyledi diye doğru kabul etmeyen bir yaklaşım...
Neyse... Şimdi geçmişe bakıyorum da, o derste bugünleri konuşmuşuz.

***

Dikkat magazin!

Magazin haberlerini okurken dikkatinizi topluyor musunuz, yoksa aklınız bir karış havada kanat mı çırpıyor?
Görme engelliler için hazırlanan, 'Konuşan Tablolar' sergisindeki Fatih Sultan Mehmet resmi kimin eseri?
a) Giovanni Bellini b) Sandro Botticelli c) Flippino Lippi d) Gentile Bellini
Futbolcu Sabri Sarıoğlu'nun, şu sıralar ikinci çocuğuna hamile olan eşi Yağmur Sarıoğlu'nun mesleği nedir?
a) Pilot b) Stilist c) Reklamcı d) Bankacı


Yağmur Ünal

Türkan Şoray'ın kızı Yağmur Ünal'ın da rol alacağı ve mobil cihazlarda oynanabilecek dijital oyunun adı nedir?
a) Detektif Zero b) Cinayeti Gördüm c) Yakala Bakalım d) Katil Kim?
Şarkıcı Emrah Erdoğan'ın üç yaşındaki oğlu Elyesa'nın Instagram'da kaç takipçisi varmış?
a) 18,700 b) 1,870 c) 187 d) On yüz milyon bin
Cevaplar:
Sırayla "dada" kelimesinin harfleri.

BİZE ULAŞIN