NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Oy at: Kül renginde at!

Yarın ne yapacağız? Oy vereceğiz.
Oyuna dalmayacağız, oyalanmayacağız, oynaşmayacağız. Oya, Oylum, oyacı, oymacı, oymakbaşı, oyuncu, oyunbaz, oyunbozan, oyuncakçı, oyun kurucu, oyun yazarı, hep beraber gidip oy atacağız.
Dîvânü Lugâti't Türk'ü bilir misiniz? Mahmûd el-Kâşgarî'nin eseri hani.
Baştan sona sayfa sayfa okuyacak haliniz yok ama bilirsiniz. 1072'de yazımına başlanan Kitâbu Dîvâni Lugâti't Türk, Asya içlerinden Anadolu'ya uzanan coğrafyada dağınık bir şekilde yaşayan ve gün geçtikçe kendilerinden daha çok bahsettiren insanların kimin nesi olduğunu anlatma, tüm Türk ve Türkmen lehçelerini bir araya getirme niyetiyle çıkmış ortaya.
Arada sözlük okumak gibi bir huyum var. Geçen gün de bu deli işi eseri karıştırıyordum. Bazı kelimeleri anlamak hiç zor değil; 'oçaq' ocak demek misal, 'ogul' oğul demek. Ama 'olma'nın kavanoz olduğunu nereden anlayacağız!
Ben böyle 'qarvı çuvaç quruldı / tügum tikip uruldı / süsi anın oruldı / qanç-oq qaçar ol tutar' diye takılırken, aaa bir de ne göreyim; yarının anlam ve önemine dair bir emir: 'Oy at!'
Peki karşısında ne yazıyor? 'Kül renginde at'. Yooo, bundan ibaret olamaz!
Atın rengi ne ki; hayatımızın, geleceğimizin tonu belirlenecek yarın. O yüzden, muhakkak:
Oy at!
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN