NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

‘Mutlu bir yaşantı’ imkânsız mı?

Müren ajandasına not düşmüş, Alpay şarkısını yapmış, köşe yazılarından tiyatro oyunlarına çok bahsi geçmiş, Hayat dergisi fena geçirmiş: ‘Mesut bir hayat’ yerine, ‘mutlu bir yaşantı’ denemez, tıpkı ‘harika bir kaşıntı’ denemeyeceği gibi!

Zeki Müren, 1969 ajandasının 28 Ocak Salı günkü sayfasına, Ağlama Değmez Hayat şarkısının sözlerini yazmış. Yanına da bir not düşerek: "Yaşantı lafı geçiyor."
İlk önce Güneri Tecer'in sesinden duyulan, sonra Nesrin Sipahi'den Neşe Karaböcek'e pek çok ismin yorumladığı bu şarkının sözleri Cengizhan Altuntaş'a aitmiş ve evet, Zeki Müren'in hoşlandığı mı yadırgadığı mı belli olmayan ama dikkatini çektiği anlaşılan o yenicene 'yaşantı lafı' geçiyor gerçekten:
"Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana / Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana / Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa / Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına."
Bir yıl öncesine, 1968'e gidelim: Alpay'ın sözlerini kendi yazdığı İnsan Hayal Ettiği Müddetçe Yaşar parçası, çoğunlukla 'Yaşantı' adıyla bilinirmiş: "Bu ne bir dev ne de peri masalı / Yaşanmış bir hayat hikâyesi / Harcanmış tükenmiş paramparça / Bir yaşantının acı hikâyesidir."

HAYAT MACERASI MI?
Daha da evveliyatı var. Melih Cevdet Anday, 1961'de Cumhuriyet'teki köşesinde ele almış bu işi: "Yeni yeni tutunmaya başlayan yaşantı sözcüğünün ne demeye geldiğini bir türlü anlamadığım için ötekine berikine sordum, ama eskilerin deyimi ile 'sadra şifa verici' bir yanıt (cevap) alamadım. Hayat karşılığı kullananlar var, hayat macerası karşılığı kullananlar var... Derken bakıyorsunuz, başkası daha başka bir anlamda kullanıvermiş. Türkçeciliğe karşı olduklarını bildiklerimin bile rahatça yazılarına geçirdikleri o sözcüğü, kısacası, bir yere oturtamadım ben. Ama biliyorum, kullansam kimse de 'Ne demek o?' diye sormayacak."

YAŞANTI PERİZAT KİM?
Sene 1966. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Haldun Taner'in Zilli Zarife'sini sahneliyor. Toplumun ikiyüzlülüğünün hicvedildiği müzikli, danslı oyunda kahramanlardan Radar Selma hayat kadını, Sükse Sedat'sa sosyete adamı... Lakaplar önemli. Bir de Yaşantı Perizat var!
"Bugünkü gençliğin bunalımlarını, başıboş yaşantılarını, entelektüel geçinme çabalarını" temsil ediyor Yaşantı Perizat ve soruyor: "Yaşam sırf yaşantı hatırı için yaşanmaya değmez mi? Yaşam bir yaşantılar zinciri değil midir?"

SAZLI CAZLI SÖZLÜK
Nereden öğreniyoruz tüm bunları? Derya Bengi'nin nefis derlemesi Dünya durmadan dönüyor'dan. 60'lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan harikulade zenginlikte bir yakın tarih kitabı.
Müzikten yola çıkarak 60'larda dolaşıyor, Ajda'dan Zorba'ya uzanıyor, o yılların siyasi ve kültürel dünyasına götürüyor, dönemin bakışına, lisanına, heyecanına ortak ediyor.
İhtimamla sondajlayan, itinayla yazan biri Derya Bengi, yine çok güzel bir iş çıkarmış.

PARLAK BİR SIKINTI!
'Yaşantı'ya dönelim yine. Hayat dergisi de adı itibarıyla çok alanına giren bu mevzuda sessiz kalmak ne demek, fena dalıyor:
"Kaşıntı'ya bakınız! Özenti'ye bakınız! Kuruntu, sıkıntı, mıymıntı, yıkıntı, boğuntu, kırpıntı, şırfıntı, kalıntı kelimelerine bakınız! Bunların hiçbiri mânâca iyi ve tam bir şey ifade etmez; hepsi küçük, bozuk veya eksik bir hali anlatır. Böyle olunca 'yaşantı' diyenler de ancak fena bir yaşamayı kastederek bunu kullanırlarsa, kelimeyi yerinde kullanmış olurlar. Bu soy kelimeler fena bir hali anlattıkları için başlarına methedici bir sıfat getirilememektedir. Mesela 'mesut bir hayat' yerine, öztürkçe konuşacağım diye 'mutlu bir yaşantı' denemez; 'harika bir kaşıntı' denemeyeceği gibi! Parlak bir sıkıntı, mahirane bir özenti, tam bir kırıntı, dahiyane bir kuruntu, güzel bir boğuntu, şahane bir yıkıntı, takdire değer bir mıymıntı, kibar bir şırfıntı ve nihayet nefis bir kalıntı denemeyeceği gibi!"

TOPLANTI DA GÜME GİTMİŞ
Duramamış Hayat dergisi, sakinleşememiş: "Gezinti, toplantı ve eğlenti de bu hal ve hareketlerin küçüklerini ifade ederler. Onun için şayet bahsi geçen adam yaşamıyor da sürünüyorsa ve siz de bunu anlatmak istiyorsanız, eh ancak öyle bir hayata yaşantı diyebilirsiniz. Hayat mı bu, yaşantı!"
Kişisel almak da bu kadar olur: "Mesela bizim Hayat her zaman güzel bir mecmua olduğu için adı hiçbir zaman 'yaşantı'ya çevrilemez. Allah korusun!
BİZE ULAŞIN