NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Çiçek istemez, peki ne ister?

İstanbul Film Festivali’ne bu yıl yeni bir bölüm eklendi: Kendi yolunu çizmiş güçlü kadın hikâyelerinin anlatıldığı ‘Çiçek İstemez’. Vurulan yerde gül bitmediği gibi artık bir buket her suçu affettirmiyor

Bazı kadınlar pek bir talepkârdır; sürüyle ayakkabı, tonla çanta ister. Para, iktidar, pozisyon, o en yerinde olmak istedikleriyle daimi aşık atacak her tür imkânı ister. Tükenmez gençlik, güzellik ister. Bir eli yağda diğeri balda olsun, bütün pastaları yesin ama kilo almasın ister.
Onları bırakalım, girdaplarında dönüp dursunlar. Aklı başında kadının öncelikleri başkadır: İnsan yerine konmak ister. Adalet ve hakkaniyet ister. Sesinin duyulmasını, sözünün dikkate alınmasını ister. Sevilsin evet ama sayılsın da ister. Bir ev robotundan fazlası olduğunun bilinmesini ister. Fikrine, zikrine kıymet verilsin ister. Fırsat eşitliği ister. 'Mobbing'in sınırlarını tam bilmiyorsa da patron terörü, müdür zulmü, rakip çelmesi olmasın ister. Emeğine saygı duyulsun ister.
Kılık kıyafetine karışılmasın ister. Kırmızı giydi diye allı, dar etek giydi diye yollu denmesin ister. Yolda rahat yürümek ister. Taşsız değil ama tacizsiz, tecavüzsüz yolculuk ister. Gece karanlıkta da evine korkmadan sağ salim dönmek ister. Muhatap olduğu, maruz kaldığı insanlar onu ezmesin ister. Kırıp döküp sonra bir demet çiçekle her şeyi unutmaya zorlamasın ister. Çiçek değil, insandır. Kolay yoldan çiçek istemez çünkü bir buket her zaman her şeyi affettirmez.
İKSV'nin düzenlediği İstanbul Film Festivali'nin (6-17 Nisan) en yeni bölümü de böyle diyor: Çiçek İstemez. Güçlü kadın kahramanları olan filmler bir arada bu bölümde.
Baskılardan yılmayan, kendi yolunu çizen, ayakları üstünde duran kadınlar... Seyredelim, feyz alalım.

***

Ayşe And'ın ardından...

Hayat bazen çok acımasız... Yakında evleneceksiniz, davetiyeniz hazır, hayalleriniz sınırsız, ölüveriyor. Dünyaya yeni gelmiş bir bebek, karşısına çıkacaklardan bihaber, nefes almak dışında tek ihtiyacı annesi, o da ölüveriyor. Güzel evladınız en parlak okullarda okumuş, önü açık, en verimli çağında, ölüveriyor...
Tam da "Artık tamamdır, kendi kanatlarıyla uçma vakti" dediğinizde, gerçekten de kendi kanatlarıyla aranızdan uçuveriyor...
Feci jet kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine Allah sabır versin. Böyle bir acıyla baş edecek güç kuvvet versin.
Ayşe And sevgili dostumuz Ekber And'ın kızıydı. St Benoit Lisesi'ni bitirmiş, Bilgi Üniversitesi'nde Psikoloji okumuş, Bahçeşehir Üniversitesi'nde mastır yapmış, sonrasında New York Ackerman Institute'a gidip Aile ve Evlilik Terapisi okumuştu.
AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) ve Fransız Lape Hastanesi'nde staj yapmış, Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nde çalışmış pırıl pırıl bir zihindi.
Üç yıldır bir danışmanlık merkezinde uzman klinik psikologdu.
Acı bu kadar tazeyken, her tavsiye boş, her taziye eksik. Sevdiklerinin başı sağolsun. Allah rahmet eylesin.

BİZE ULAŞIN