NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Gel ve yap!

Kışlık domatesleri stokla. Sergi gez. Dizi keşfet. Film seç. Turşu kur. Balık ye. Daha çok yürü. Trafiği çöz. Şehirle barış...

Nasıl bittiğini zerre anlamadığımız bir yazın daha sonuna geldiğimizi idrak zorundayız. İsyanın faydası yok, kabullenelim, rahatlayalım, önümüze bakalım. Şöyle şeylerle oyalanalım ki eylül ayında, kafa üstü çakılmış gibi olmayalım, yumuşak geçiş yapalım.
Havalar güzelken ve çıldırtan nem yüzdesi biraz düşmüşken şehirde tatil ortamı yaratılabilir pekâlâ.
Vapura binip Adalar'a gitmek tam da okul/iş kırma, hayattan bir gün çalma coşkusu demek. Burgaz'da Ergün Pastanesi'nden bir şeyler alıp kahvaltı etmenin, Büyükada'da Milto'da, Ali Baba'da balık yemenin tadına doyum yok.
Balık. Yasak bitti, sezon açıldı, kutlama vakti. Hele Kandilli'deki Suna'da olduğu gibi Boğaz'ın dibindeyseniz, daha âlâ şehir büyüsü nerede yapılırmış?
Yedikleriniz için vicdan azabı çekme zamanı da geçti.
Hayır, nasılsa kış geliyor diye salmaktan bahsetmiyorum.
O feci nemde yürümek mahvediyordu, şimdi tam da uzun, verimli yürüyüşlerle kendinizi de şehirdeki yenilikleri de bulma vakti.
İstanbul'da kış trafiği korkunç olacak, malumu ilam.
Bunu moral bozmak değil tam tersi kendi yolumuzu bulmak için etraflıca düşünelim.
Eylül toplu taşıma alternatiflerine hâkim olma, trafiği bertaraf etmenin yeni çarelerini muhakkak bulma ve şehirle barışma ayı.
Ayın 19'unda açılacak Contemporary İstanbul'la ve eylül boyunca açılacak sergilerle şehir bir çağdaş sanat üssüne dönüşecek. Sinyaller gelmeye başladı bile. Ruhu ve vizyonu beslemek için sergi gezmek birebir. Üstelik de masrafsız, hiçbir mazereti olamaz yani mahrum kalmanın.
Vizyona girecek filmler de Filmekimi programı da netleşiyor artık. Uzun zamandır sinema endüstrisiyle sıkı rekabette olan dizi âleminde de hararet yüksek. Atlamayın, Emmy Ödülleri'nin 70'incisi ayın 17'sinde dağıtılacak.
Hem ekrandan takibi zevkli hem de kaçırdığınız bazı iyi ve ödüllü dizileri tekrar dikkate almanızı sağlıyor.
Yaz domatesi başka.
Hele eğri büğrü, yamru yumru, çatlak patlak pembe domatesse... Kışın bulamayacağınız bu müstesna tadı stokladınız mı? Aman acele, herkes halledip dizdi bile.
Pek çok mutfakta yerini bulan salça, turşu ve ajvar kavanozları da çağdaş sanat yerleştirmeleriyle sağlam yarışır. İmrenmeyin, girişin.
Kıskanmayın, çalışın. Eylül bunun için var!

***

Bugün ve yarın: Zihnini besle
Dört günlük bir tiyatro etkinliğinin tam ortasındayız. Müzede Sahne: Sakıp Sabancı Müzesi'nin göz kamaştırıcı atmosferinde gerçekleştirilen Gösteri Sanatları Günleri... Geçen yıl çok beğenilmiş, çok sevilmişti; bu ikincisi. Bu defaki programın odağında güncel toplumsal dertlere dikkat çeken oyunlar yer alıyor. Sanat yönetimi Emre Koyuncuoğlu'nun elinden, zihninden. Bugün Haldun Tanerli gün... Mine Çerçi, Fiziksel Tiyatro ve Komedi Okulu öğrencileriyle beraber, 'Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım'dan ilhamla hazırladığı performansı sunuyor: 'Vicdani'nin İçinde Bir Hissikablelvuku!' Orta Bahçe'de 19:30'da... Saat 21:00'de ise Fıstıklı Teras'ta Zeliha Berksoy sahne alacak. SSM için özel olarak tasarlanan 'Bir Dost... Haldun Taner' adlı gösteride Haldun Taner kabarelerinden şarkılar söyleyerek onunla ilgili anılarını anlatacak. Pazar günü güneşin batma saatlerine yaklaşırken, Asmalı Sahne'den 'Aut' izlenebilir. Şehrin karanlık bölgelerine ve suçun meşrulaştırılma biçimlerine bakıyor, günümüzdeki fanatik iklimi izaha çalışıyor 'Aut' (Galeri İç Mekan, 19:00). Final ise Seyyar Sahne'den 'Bir Meşrutiyet Faciası yahut Gündüzlerimiz' ile yapılacak. O da üç erkek karakterin birbirine karıştığı bir absürd komedi (Fıstıklı Teras, 21:00).

***

Bugün ve yarın: Vicdanını besle
Vejetaryenlik bir orta kademe olmaktan çıktı sanki. Çok ilginç. Her gün yeni birilerinin daha vegan olduğunu öğreniyoruz ve hayatının şimdiye kadarını ciddi etobur olarak geçirenlerin bir anda sadece havan yemeyi kesmekle yetinmeyip, yoğurttan bala hayvana dair tüm ürünlerle vedalaştığını görüyoruz. Çok keskin ve vermesi zor bir karar. Ama kimsenin yiyip içtiğine karışılmaz. Ayrıca çevreci, etik, sürdürülebilir olması hasebiyle ancak saygı duyulur, empati yapılır. İşte buna faydası olacak bir organizasyon bu: Uluslararası İstanbul Vegan Festivali (Vegfest). Evet bugün ve yarın Türkiye'nin ilk uluslararası vegan festivali gerçekleşiyor. Atölyeler, yerli-yabancı konuşmacılar, değişik tarifler... Düzenleyen Türkiye Vegan Derneği, gıda ürünlerine vegan işareti verme yetkisi olan tek kuruluş bu arada. Ciddi iş yani. Festival İstanbul'da, Sarıyer Life Park'ta... Konuk gastronomi şehriyse Malatya... Festival alanında vegan kiraz yaprağı dolması yapılacak Malatya Belediyesi'nin girişimiyle. Yoğurtsuz bir şeye benzemez mi? O kadar da emin olmayın.

BİZE ULAŞIN