SEDA DİKER

Güzel duygulara odaklanın

Biz insanlar nankör varlıklarız... Güzel olayları çabucak unutup, genelde olumsuzluklara odaklanıveriyoruz. Dikkatimizi hep istemediklerimize yöneltiyoruz. Hatta hep söylerim; televizyonda bir kez olsun 'Türkiye'de bugün olan mutluluk verici olaylar' başlığı altında haber duydunuz mu? Galiba pozitif haberleri bir tek Burhan Şeşen yaptı, o da ana kanallardan birinde yayınlanmadı ne yazık ki... Diziler bile ya kurban olmuş, zavallı ve kaderini değiştiremeyenler, ya suçluluk içinde kıvrananlar ya kin, nefret, intikam peşinde koşanlar ya da korkanları anlatıyor. Bazen televizyon programlarına karar veren yetkililere soruyorum, neden diye... İnsanlara rahatlatıcı, iyi duygular veren programların reyting almadığını savunuyorlar. Kimse izlemiyormuş. Olabilir...

BARDAĞIN DOLU KISMI MESELESİ
Ben kendi işimden biliyorum. Kaç kadın kaç erkek koltuğuma oturup hayatını, ilişkisini değiştirmek istediğini, mutlu olmadığını anlatıyor bilseniz... Hep birbirimizin kötü taraflarını görüyoruz. Karşımızdakinin bize ne vermediğini, onda nelerin eksik olduğunu, bizi mutsuz ettiği anları çok iyi hatırlıyoruz. Bu konuda adeta fil hafızasına sahibiz. Bazen karı koca arasında çıkan tartışmalara bakıyorum. Eşler birbirlerine 10 yıl önceki hatalarını bile koz olarak kullanıyor. "Sen zaten hep böyle yaparsın, 10 yıl önce de yapmıştın," gibi... Bütün bunların bize mutluluk vermediği kesin.. Kimseyi değiştirmediği de... Yoksa şimdiye kadar çoktan mükemmel bir toplum olmuştuk. Konunun uzmanları da aynı fikirde... Ama hâlâ bizde bir değişim yok. Ben ise bu meselenin farklı bir yüzünü size hatırlatmak istiyorum. Artık hayatımıza giren çekim yasası... Biz bardağın boş kısmına odaklanırsak, evren bize o bardağı tamamen boşaltır. Dolu kısmına odaklanırsak da doldurur. Sürekli televizyonda olumsuz haberleri seyretmeye devam edersek, hayatın güzelleşmesini bekleyemeyiz. Ya da eşimizin neler yapmadığını düşünürsek, günün birinde mucizevi bir biçimde değişip bize iyi davranmaya başlamaz. Aynı şekilde çocuğunuzun da neleri yapamadığını ona sürekli söyleyip eleştirirseniz, bunları yapmaktan kaçınacağını düşünmeyin. Tam tersine onu bu davranışa itiyorsunuz demektir. Bunların hepsi de aynı kapıya çıkar.

ÇEKİM YASASI'NI AKTİVE EDİN
Kadınlar bana soruyor; çekim yasası kullanarak hayatlarındaki erkeği değiştirebilirler mi diye... Cevap 'Hayır.' Bir insanı değiştiremezsiniz. Sadece kendinizi değiştirirsiniz. Eğer siz değişirseniz, eşinizin de değişme ihtimali yükselir. Yok eğer değişemezse gider... "Ya giderse ben ne yaparım? Hayatıma başka birisini nasıl çekerim?" diye de soruyorlar... Bal gibi çekersiniz. Bu çok kolay. Çekim yasasını aktive ettiğinizde hemen hayatınıza birileri girmeye başlar. Ama bu kişi sizin en mükemmel eşiniz olmayacaktır. Evren önce eksik olanları getirir. Çünkü sizin değişmeden önceki isteklerinizi karşılar. Çok güzel ama bir o kadar da öfkeli bir kadın vardı. Gencecik. Akıllı. Ama erkeklere öfke biriktirmiş. Onunla çalışırken, birikmiş öfkelerini tamamen temizledik ve geriye dönüşü olmayacak çekilde, bu öfkeyi üreten dipteki korkuyu da temizledik.

OLUMSUZ DUYGULAR YAYMAYIN
Sonunda hayatına bir erkek çekti. İlk birkaç gün sevinçten havalara uçtu. Ama henüz 1 haftayı yeni tamamlamıştı ki, soluğu ofisimde aldı. "Seda Hanım, bu adam da istediğim gibi değil." Ve bir dolu eksiği güzelce sıraladı. Sordum: "Peki hiç mi doğru tarafı yok? Hiç mi mutlu değilsin?" "Aslında çok iyi bir adam tabii..." Ve biraz da kendinden utanarak olumlu yönleri de saymaya başladı. Saydıkça hatırladı. Ama her istediği tamam olmadan kendisine mutlu olmayı, bu ilişkiden keyif almayı yasaklamıştı sanki. Halbuki yapmamız gereken şey, iyi taraflarına odaklanarak evrene, Yüce Yaradan'a teşekkür etmek. Elimdekilerin tadını çıkarmak. Ve ancak ondan sonra "Daha fazlasına hazırım," demek... İşte o zaman evren daha da iyisini kapımıza getiriveriyor ya da aynı kişiyi bizim daha hoşumuza gidecek şekilde değiştiriyor. Bir ilişki güzel başlar. Biz olumsuz duygular yaydıkça kötüye doğru gider. Ağzımızdan çıkan sözlerden çok daha etkili olur o duygular. Çünkü iki tarafın bilinçaltı birbiriyle bambaşka bir konuşma yapıyordur. Mevcut durumunuzu değiştirebilmenin ilk adımı, elinizdeki güzelliklere teşekkür etmek ve hayatın tadını çıkarmaktır.

KARAMSARLIĞA SON
Bunu sadece eşlerinizde değil, yetiştirdiğiniz çocuklara da uygulayın. Hatta karamsar haber izlemeyin. Dizi karakterlerine empati kurmayı da bırakın... Bırakın ki kendi hayatınız olumlu yönde değişmeye başlasın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.