SELAHATTİN DÖNMEZ SELAHATTİN DÖNMEZ

13 adımda sağlıklı ruh sağlıklı beden

Değişen mevsimle birlikte vücudumuzun biyolojik ritmi de değişiyor. Eğer ritmimizi doğru ayarlayamazsak psikolojik ve fiziksel pek çok rahatsızlık canımızı sıkabilir... ‘Sonbaharda bana yeni bir ben lazım’ diyorsanız, buyrun önerilerimizi okuyun

Vücudumuzun her mevsim değişen bir biyolojik ritmi var. Bu mevsimsel değişimlere göre de bedenimiz yeni adaptasyonlar geliştiriyor. Buna Sirkadiyen Ritim diyoruz.
Tıpta vücudumuzda bulunan her organın 24 saatlik süreçte yaşadığı doğal ritminin diğer bir değişle biyolojik ritminin adıdır aslında bu. Bu ritim çeşitli sebeplerden bozulabilir hatta mevsim değişimlerinden fazlasıyla etkilenebilir. Bu nedenle her mevsim geçişin bedende farklı oluşumlara yol açar. Belki sürekli sorduğunuz ama yanıt alamadığınız sorularınızın temel yanıtı bu biyolojik ritimde yatıyor olabilir. Çünkü bugün biliyoruz ki; sirkadiyen ritmi bedenimizde düzene sokmazsak vücut mevsim geçişlerinde kolaylıkla yağlanabilir, psikolojik sorunları sık yaşayabilir hatta ani olarak kanser gibi hastalıklara yakalanabiliriz.
Vücudumuzun biyolojik ritmini etkileyen dört önemli faktör var. Bunlar yağlı yiyecekler, yanlış diyet uygulamaları ile zayıflama, hızlı kilo verip fazlası ile ani kilo alma ve iklim değişikliklerine bağlı mevsimsel geçişlerdir. Bu dört faktör sirkadiyet ritmimizi bozan en önemli etmenlerin başında yer alıyor. Bu nedenle yazdan sonbahara geçerken biyolojik ritmi bozmama adına beslenmede de bazı kurallara dikkat etmek gerekir. İşte önerilerim.



1- YEDİ SAAT UYUYUN
Sonbaharda uyku saati bir saat eksik ya da fazla olduğunda günde 200 kalori kadar fazla yeme durumu, gece atıştırmalarının artması ve şekere eğilim ortaya çıkar. Yedi saatlik uykunun biyolojik ritminizin dengeye girdiği ruhsal detoksun da en iyi yapıldığı zaman dilimi olduğunu unutmayın. Uykuya dalmadan önce bir su bardağı sıcak süte bir adet rulo tarçın ekleyip oda ısısına gelince için. Sütteki triptofan amino asidi sıcak veya ılık sütte aktifleşir, tarçın ile ruhsal detoksu sağlayan aromatik esansiyel yağlar da süte geçer.



2- GÜNE BİR FİNCAN KAHVE İLE BAŞLAYIN
Sonbaharda depresyondan korunmanın en doğal yolu kahve içmek. Bir fincan sıcak kahve beyinde odaklanma, yorgunluk algısı ve uyanıklık merkezindeki dopamin miktarını artırmaktadır. Hatta sabah aç karnına sıcak kahvenizi için ve tempolu yürüyüş yapın. Egzersiz sayesinde duygusal durumu etkileyen beyin kimyası dengelenecek, kahve ile birlikte duygu durum bozukluğunuz da ortadan kalkacaktır.

3- BAHAR ALERJİLERİNE BROKOLİ VE ÖKSÜRÜK OTU
İklim değişimi biyolojik ritmimizi alerjenlere karşı da duyarlı hale getiriyor. Atmosferdeki yüksek karbondioksit alerjik polenlerin tutunmasına neden oluyor. Mevsim geçişlerinde yaşanan bu artış da bedenimizde reaksiyonlar oluşturuyor. Brokoli bahar alerjilerinin önlenmesinde birebir. Haşlanmış brokoliye limon sıkarak tüketmek alerjik reaksiyon yükünü azaltan doğal iksirdir. Öksürük otu, köklerinde bulunan petasin bileşiği sayesinde tam bir alerjen reaksiyon önleyicidir.

4- TAVUK SUYUNA ÇORBA
Tavuk suyuna çorba ana öğününüzde sıklıkla bulunsun. Tavuk suyu, tavuk eti, havuç, kuru soğan, sarımsak, kekik, tatlı patates ve tatlı kırmızı biberle hazırlanan bol karabiber ve limonlu çorba bağışıklık sisteminizi koruyacak, virüsleri öldürecek ve karabiberdeki piperin sayesinde ağrı azaltıcı, ateş düşürücü etkisiyle sağlığınızı koruyacaktır.



5- BOLCA YEŞİL YAPRAKLI SEBZE YİYEREK KANI İNCELTİN
Sonbaharda bedeninize daha fazla kan pompalayarak vücudunuzu oksijene doyurmak zorundasınız. Oksijen vücutta ne kadar çok dolaşırsa yorgunluk ortadan kalkar, gün içinde tansiyon yükselmesi önlenir, pıhtı oluşumu engellenerek kalp krizi geçirme riski de ortadan kalkar. Sonbaharda kalp krizi geçirmek sık görülen bir bulgu olarak gözümüze çarpıyor. Kan yoğunluğu arttıkça kanın kılcal damarlardan geçişi zorlaşıyor ve bazı dokuların normal işlevinin de yerine gelmemesine bağlı olarak bacaktan tutun beyne kadar felç riski de artmış oluyor.
Sonbaharın enfes lezzetleri olan maydanoz, taze nane, taze fesleğen ve semizotu sofranızda bolca olmalı. Kanın akışkanlığını sağlayan diğer bir doğal içecek ise su. Vücut ısısını korumak adına 2-3 litre su içmeniz şart.

6- MİDEYİ KORUMAK İÇİN GÜNDE BİR ADET MUZ
Sonbahar mide problemlerinin sık yaşandığı ve midede bakterilerin üremesinin arttığı mevsimdir. İşte midenin ilacı doğal besin muzdur. Çünkü muz içinde proteaz inhibitörü bulunur ve midede ülser hastalığına kadar gidecek bakterilerin ortadan kaldırılmasını sağlar.

7- DAHA AZ YAĞLI BESİN TÜKETİN
Mevsimsel değişimlerde biyolojik ritim bozulduğunda bundan normal floramız da etkileniyor. Sonbahar ve kışın yüksek yağlı besinlere karşı bir istek oluşuyor. Bu da zararlı bakterilerin oluşumunu artırıyor ve doygunluk sinyallerinin beyne geç ulaşmasına neden oluyor. Sonbaharda tereyağı, margarin, şarküteri ürünleri çok tehlikeli. Çünkü bu yiyecekler yedikçe daha çok yedirtip bağırsak florasını bozarak kilo almayı tetikliyor. Florayı korumak için her gün bir su bardağı tam yağlı yoğurt yeterli.

8- BEDENİ ŞEKERDEN ARINDIRIN
Toz şeker, esmer şeker, mısır şurubu içeren hazır yiyecekler, agave şekeri ve früktoz şurubu gibi saf karbonhidrat kaynaklarından hem damağınızı hem de iç organlarınızı arındırın. Hiçbir besin değeri içermeyen bu besinler baharda depresyonu artırmakta, zor uyanmaya yol açmakta, kansere kadar birçok hastalığı tetiklemektedir. Yazdan sonbahara geçerken şeker ihtiyacınızı az miktarda kuru meyve ya da bolca taze meyvelerden sağlayın.

9- VÜCUT DİRENCİ İÇİN HAFTADA ÜÇ KEZ BOZA
Darı, mısır veya pirincin şekerle mayalanması ile yapılan boza laktik asitten zengin geleneksel içeceğimiz. Araştırmalarda niyasin vitamininden dolayı kalp damar hastalıklarına karşı güçlü koruyucu özellik gösterdiği bildiriliyor. Fakat boza mevsim geçişlerinde vücut direncini artıran önemli bir içecek. Probiyotik özelliği olan boza nezle ve gripten korunmada etkili.

10- GÜNDE ÜÇ FİNCAN ADA ÇAYI İÇİN
Taze ya da kuru adaçayı yapraklarından çay demleyin. Adaçayı diğer tüm çaylara nazaran iyi mikrop öldürücüdür. İdrar yolu enfeksiyonlarından korur. Fakat adaçayını özellikle bu bahar aylarında ruhunuzu dinginleştirmek için içmelisiniz. Kaygı ve endişe giderici etkisi bulunan adaçayı, tüm bağırsak sisteminde oluşan spazmı önler, hazımsızlığı giderir, larenjit, farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından korur.

11- SAĞLIKSIZ DİYETLER UYGULAMAYIN
Vücudun biyolojik ritminin değiştiği mevsim geçişlerinde uygulanacak zayıflama diyeti, sadece sebze detoksları, yüksek proteinli diyetler, meyve yememek, süt ürünlerini diyetten çıkarmak, rafine edilmemiş tahılları tüketmemek hormonları bozarak vücuttaki kas ve su kaybını artırır. Dengesiz bir diyet biyolojik ritmi bozar ve hızla yeme bozukluklarına yol açar.



12- ELMA SİRKESİ KÜRÜ
Ayın her 10 günü gece yatmadan önce bir yemek kaşığı elma sirkesini bir su bardağı ılık suyla karıştırarak için. Bu, vücudun iç temizlemesini sağlayacak doğal bir yöntem. Neden elma sirkesi diyecek olursanız; elma vitaminler, mineraller, fenolik maddeler, pektin, organik asitler ve antioksidan maddelerce zengin olan bir meyvedir ve bu meyveden elde edilen sirkesinin de zengin besin öğelerine sahip olduğu yapılan araştırmalarda rapor edilmiştir.
Ayrıca salataya eklenen sirkenin kan şekerini düzenleyici etkisi, yemeklerden önce bir yemek kaşığı alınan sirkenin ise iştahı baskılayıcı etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Sonbaharda elma sirkesi kürü kilo almanızı önleyecek, depo yağları eritecek, iştah kabarmalarını durduracaktır.

13- VİRÜSLERE KARŞI EKİNEZYA
Mevsim geçişlerinin bir sorunu da virüsler. Viral hastalıklarla mücadele daha zor olduğundan çoğu ilaç fayda etmiyor ve hastalık uzun sürüyor. Hasta olmamak için her gün bir fincan ekinezya çayı tüketin. Ekinezyanın kurutulmuş formundan bir yemek kaşığını cezvöede kaynatın ve için. Ekinezya virüsleri öldüren ender doğal iksirlerden biridir.
BİZE ULAŞIN