SELAHATTİN DÖNMEZ SELAHATTİN DÖNMEZ

Doğru beslen iyi yaşa

Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Beslenme Raporu açıklandı. Tüm dünyanın beslenme ve hastalık profilinin açıklandığı bu raporda sağlıksız beslenmenin çok ciddi boyutta olduğu ortaya çıktı

2016 yılında 5 yaşının altında çocukların 41 milyonu hafif kiloluydu. Yaşına göre zayıf olanların sayısı ise 52 milyondu. Yani yetişen nesil ya obez ya da sağlıksız bir zayıflık sınırında. Sağlıksız beslenen anne sayısındaki artışa bağlı olarak 2016 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 15'inin yani yaklaşık 20 milyon bebeğin düşük doğum ağırlığıyla doğduğu bildirildi.
Bu durumdaki bebeklerin ileriki yaşlarda büyüme, bağışıklık sistemi ve kronik hastalık yükü açısından ciddi risk yaşayacağı düşünülüyor. Öyle ki beş yaş altındaki 155 milyon çocuk yaşlarına göre kısa boya sahip.
Yetişkinlerde 2014-2016 yılları kayıtlarına göre dünyada 422 milyon kişi diyabet hastası, 641 milyon kişi obez, 1 milyon 929 bin kişi hafif kilolu, 1 milyon 130 bin kişi de hipertansiyon hastası.
Raporda hem hastalıklardan koruyan hem de kilo almayı durduran ekonomik olarak her ailenin kolayca uygulayabileceği öneriler şöyle sıralanıyor:
ALKOL HASTALIKLARIN KAYNAĞI: Alkol kullanımının başta karaciğer hastalıkları olmak üzere; obezite, kalp hastalıkları ve ağız boşluğundan yemek borusuna karaciğerden böbrek kanserlerine kadar önemli bir etmen olduğu bilinmektedir. Her türlü alkollü içeceğin tüketimi hastalıklara karşı besinlerin koruyucu etkisini de yok eder. Sade veya kokteyl ya da karışım şeklinde alkol içimi vücutta sıvı ve elektrolit dengesini bozar, ciddi dehidratasyon tablosu ile böbreklerin fonksiyonlarında sinsice bozukluklara neden olabilir.
TUZU AZALTIN: Çocukluk döneminden başlayarak fazla tuzlu besin tercih etmenin kalp, böbrek hastalıkları, mide kanseri, osteoporoz ve hipertansiyon sıklığını arttırdığı bir gerçek. Yemekleri hazırlama, pişirme ve tüketme sırasında ilave edilen tuz miktarını azaltmak az tuzlu yemeye alışmanın ilk adımı olmalı. Yemek masanızda tuz yerine pul biber, zerdeçal, karabiber ve kimyon gibi lezzet verici baharatları kullanmayı alışkanlık haline getirmeli, soya sosu, ketçap ve barbekü soslardan uzak durmalısınız.
YUMURTA TÜKETİMİNİ ARTIRIN: Anemi, tansiyon, obezite hastalıklarının önlenmesi ve çocuklarda büyümenin hızlı devamı için her gün en az bir en fazla iki yumurta yenilmeli. Kırmızı et girmeyen evin ana protein kaynağı yumurta olmalı. Bir yumurtayla aldığımız 6-7 gram protein sindirim-emilim-metabolizma süreçleri sırasında hiç kayba uğramadan beden proteinine dönüşür. Etlerde olduğu gibi yumurta B vitaminleri, çinko, demir gibi mineralden zengindir. Yumurtanın ete göre iki önemli üstünlüğü var. Bunlardan biri A vitamini içermesi ve diğeri de yağın doymamış olmasıdır. Diğer üstünlüğü ette bulunmayan lesitini içermesidir. Bu nedenle sinir sistemimizin çalışması için önemlidir. Lesitinin diğer bir işlevi karaciğer yağlanmasını önlemesidir. Yumurta et ve et ürünleriyle birlikte değil, tahıl ve sebzelerle birlikte tüketilmelidir.
PEKMEZ YİYİN: İçinde bulunan karbonhidratlar, sindirim gerektirmeyen glikoz ve früktozdur. Pekmez yendikten sonra kana geçerek organlar ve beyin için gerekli enerjiyi sağlar. Pekmez kalsiyum ve demir minerali deposudur. Çocuklar, hamile ve emziren anneler, spor yapan yetişkinler ve yaşlılar için en önemli kan yapıcı yiyeceklerin başında gelir. Her gün 1 yemek kaşığı kadar pekmez vücutta enerji oluşturup kanın alyuvarının yeterli düzeyde olmasını sağlar.
SEBZE VE YOĞURT İLE BESLEYİN: Çocuklara sebze ve yoğurdu bir arada yedirmek kalsiyum ve demir minerallerinden yararlanma düzeyini artırır. Erişkinler sebze ve yoğurdu birlikte tüketince obezite, kanser, kalp hastalığı ve diyabetten korunurlar. Özellikle ıspanak, pazı, pancar ve semiz otu gibi demir ve kalsiyum bakımından zengin sebzeleri yoğurtla birlikte tüketin. Ispanak okzalat içerdiği kadar kalsiyumdan ve demirden de zengindir.
SÜT VE YOĞURT TÜKETİN: Her gün bir su bardağı süt, bir kase yoğurt mutlaka tüketin. Çocuklar ve gençlerde tam yağlı, yetişkinlerde ise yarım yağlı süt ve süt ürünlerini tercih edin. Lezzet için süt ve yoğurda pekmez katın. Pekmez hem demirden hem de kalsiyumdan zengindir. Ancak bir uyarıda bulunmak isterim. Eğer ağır anemi var ve ilaç tedavisi yapılıyorsa demir hapı ile aynı anda süt, yoğurt veya ayran içmeyiniz. Demir hapını mümkünse yemek arasında su ile içmelisiniz.
BALIK VE KALSİYUM İÇEREN BESİN TÜKETİN: Çocukların büyümesi ve yetişkinlerde hem B12 hem kalsiyum hem de bol protein tüketmek için balıkların yanına mutlaka kalsiyum içeren peynir çeşitleri veya yoğurtlu salatalar, mezeler tüketmesi gerekir. Balığı haftada üç kere en az 200 gr olacak sıklıkta yemek en ideali. Yapılan büyüme takipli araştırmalar balık ile kalsiyum içeren besinleri birlikte yiyen çocukların boylarının hızlı uzadığı, kilo artışının yaşa uygun olduğu ve kemik yoğunluklarının daha sağlamlaştığını gösteriyor. Toplumumuzda balıkla yoğurt birlikte yendiğinde zehirlenme yaptığı görüşü vardır. Gerçekte yenen balık bozuk olduğunda zehirleme oluşur.
GÜNDE İKİ PORSİYON TAZE MEYVE: Kanser, diyabet, obezite ve kalp hastalıklarını önleme, çocuklarda boy uzamasını desteklemek ve sindirimi rahatlatmak için meyveden vazgeçmemek gerekiyor. Ama iki porsiyon en ideal miktarı. Meyveyi aslında günün her istediğiniz zamanı tüketebilirsiniz. Ama yemek ardına hemen yemenin sağlığa yararı çok. Tatlı yerine meyve yense daha az enerji alınmış olur. Protein ve yağdan zengin bir yemek yendiğinde özellikle yaşlı bireylerde sıkıntı oluşur. Yemekten sonra şeker kadar organik asitleri de içeren meyve yenmesi mide salgısını uyarır ve sindirime yardımcı olur.
D VİTAMİNİNİ KONTROL ETTİRİN: D vitamini güneş ışınları sayesinde deri altında reseptörleri uyararak üretilen vitamindir. Eksikliğinde depresyon, kalp hastalıkları, diyabet ve bazı kanserler için risk faktörü oluşur. Sağlıklı bireylerin kollarının iç bölgelerini güneş ışınlarına 15 dakika tutmaları günlük D vitamini ihtiyacını karşılar.
BİZE ULAŞIN