REFİK DURBAŞ REFİK DURBAŞ

Murat Tek romanları...

Melih Cevdet Anday ile Hıfzı Topuz, 1953'te tanışırlar. Topuz, Akşam gazetesinde istihbarat şefi ve yazı işleri sekreteridir. Melih Cevdet ise Ankara'da, Milli Eğitim Bakanlığı çeviri bürosundan ayrılmış, İstanbul'a yerleşmiştir. Birkaç gün sonra Vala Nurettin'in evinde bir kez daha karşı karşıya gelirler. Melih Cevdet, anne-babasıyla birlikte oturmaktadır ve geçimini sağlayacak bir iş aramaktadır. Nitekim Vala Nurettin'in ricası, Hıfzı Topuz'un önerisiyle Akşam'da bir sanat yaprağı hazırlama işini üstlenir. İki yazarın dostluğu, bir süre sonra ortaklaşa yazdıkları bir romanın kapağını da süsleyecek ve Murat Tek adıyla kaleme aldıkları Bir Gönülde İki Sevda başlıklı roman Akşam'da tefrika edilecektir. Topuz, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan Gülümseyen Anılar'ında anlatıyor. Akşam'ın patronu Kazım Şinasi Dersan'a, tefrikası beş liradan, takma adla bir roman vereceklerini söylerler. Patron kabul eder. Topuz ve Anday, romanın planlarını yaparlar, bölümleri aralarında bölüşürler. Bu sırada Topuz, bir geziye çıkar ve yazısını yetiştiremez. Bunun üzerine Anday, Topuz'un eksik bıraktığı bölümü de yazacaktır. Bu olay, aralarında bir sır olarak kalır. Melih Cevdet, 'Murat Tek' takma adıyla başka romanlar da yazmıştır. Akan Zaman Duran Zaman kitabında yer alan Roman Nasıl Yazılır başlıklı denemesinde bu sırrın kapılarını aralayacaktır.

YAKIŞIR MI BU SİZE?
Yine Akşam gazetesinde, bu sefer iç sayfalar sekreteri olarak çalışırken 'H. Mecdi Velet' adıyla hikâyeler yazar. Bu adı, Melih Cevdet Anday'ın harflerinin yerini değiştirerek uydurmuştur. Anday'ın başka takma adları vardır. Semih Tanca'nın sahibi olduğu Tercüman gazetesinde 'Yaşar Tellidede' adıyla fıkralar yazacaktır. Murat Tek' adını ise Tercüman gazetesinde çalışırken Semih Tuğrul'un önerisi üzerine yazdığı ilk romanında kullanacaktır. Roman tefrika edilirken ilginç bir olay da yaşanır. Romanda bir bölüm savcılık tarafından müstehcen bulunmuştur. Melih Cevdet, savcılığa çağrılır. Gerçek adını söyleyince, "Beyefendi, sizi değil, Murat Tek'i çağırdık," diyecektir. Melih Cevdet, "Murat Tek benim," deyince savcı, "Yakışır mı bu size?" diye zılgıtı çekecektir. Cumhuriyet gazetesinde çalışırken Anday'ın Aylaklar ve Gizli Emir'den sonra kendi adıyla yayımladığı üçüncü romanı İsa'nın Güncesi yayımlanacaktı. Bu roman vesilesiyle 18 Nisan 1973'te Anday ile yaptığım konuşma, Cumhuriyet'te çıkan ilk yazılarımdan biridir. Melih Cevdet, adı geçen yazısında gazetelerde yazdığı romanların sayısını yedi-sekiz olarak veriyor ve bunların hiçbirinin kendisinde olmadığını belirtiyor. Bunlardan yalnızca geçenlerde yitirdiğimiz şair ağabeyim Arif Damar ile 1959'da Tercüman gazetesinde Murat Tek adıyla yazdığı Yağmurlu Sokak yayımlandı. Öteki romanları hâlâ gazetelerin tozlu sayfalarında okurlarını beliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.